Hoca ile At Bakıcısı

hoca-ve-at-bakicisi-fikralarla-degerler-egitimi

Kamil Efendi at bakıcısıdır. Bir cuma günü, camiye gelir. Bakar ki camide hiç kimse yok! Vaaza hazırlanan hoca, cemaat olmadığını görünce, Kamil Efendi’ye sorar:

– Senden başka kimse yok. Ne dersin; Vaaz edeyim mi, yoksa etmeyeyim mi? Kamil Efendi;

– Ben seyisim, bu işlerden anlamam. Benim yirmi atım var. Hepsi kaçıp gitse biri kalsa, onu ihmal etmem, yine bakarım, der.

Bunun üzerine hoca, uzun uzun vaaz eder. Namaz sonrası Kamil Efendi’ye sorar:

– Nasıl, vaazımı beğendin mi? Kamil Efendi şöyle der:

– Ben seyisim, vaazdan anlamam. Ancak ben yirmi atın suyunu ve yemini bir ata verip onu çatlatmam.

FIKRALARLA DEĞERLER EĞİTİMİ

Konu: Vaazı uzatan hoca

Değer Dizisi: Ölçülü Olmak

Alınan Ders: Yüce dinimiz bize her konuda ölçülü olmamızı emretmiştir. Kur’an-ı Kerim’de; “Allâh sizin için kolaylık ister, güçlük istemez. (Bakara, 2/185) buyurulmaktadır. Fahr-i Cihan Efendimiz sallellahü aleyhi ve sellem de bir hadis-i şerifinde şöyle buyurmaktadır: “Bu din kolaylıktır. Kimse (aşırı gayretle) dini geçmeye çalışmasın, (başa çıkamaz, yine de yapamadığı eksiklikleri kalır ve) galibiyet dinde kalır.  (Buhârî, İman, 29) Yine başka bir hadis-i şeriflerinde; “Kolaylaştırın, zorlaştırmayın ve müjdeleyin, nefret ettirmeyin.” (Buhârî, İlm 12, Edeb 80) buyurulmaktadır. Ayrıca hadis-i şeriflerde az ama istikrarlı ibadetin, çok ama istikrarsız ibadetten daha efdal olduğu vurgulanmaktadır. Bir hadis-i şerifte şöyle buyurulmaktadır: “Az olsa bile  devamlı yapılanı, Ve takatinizin yettiği amelleri yapınız. buyurdu.” (Buhari, Rikak, 18;5984) Bu ayet-i kerime ve hadis-i şeriflerden de anlaşılacağı üzere, din itidalli yani dengeli olma mükellefiyetimiz bulunmaktadır.

DinKulturuAtolyesi.com

Hakkımda irfandunyamiz

Şunlara Gözat

Bir lokma deyip geçme!

Allah adamlarının kalpleri ve dimağları açık olduğu için nerede sorun varsa onu çok güzel tespit ederler. İbadetlerimizden haz alamıyorsak, içimizde sebebi belirsiz bir huzursuzluk varsa, bunların birçok nedeni olabilir. Netice de bir kalp taşıyoruz ve kalbimiz her geçen gün menfi tesirlere maruz kalıyor. Kimimiz internet ve televizyonun nefsani ekranlarından etkileniyoruz, kimimiz yediğimiz lokmalardan, kimimiz de faiz gibi ağır günahların verdiği ağır hasarlardan etkileniyoruz. Bu güzel menkıbe bize "Bir lokmadan ne olur ki" demememiz gerektiğini, her lokmada helal ve haram hassasiyetini gözetmemiz gerektiğini öğretiyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir