İslam’da Hasta Ziyareti Adabı

Dünya bir imtihan yeridir. Bazen bir yakınımızın vefatıyla bazen de hastalıklarla imtihan ediliriz. Her bir imtihan sabredebilirsek bizler için olgunluk vesilesi olur. Günahlarımız silinir ve Allah katında derecemiz artar.

Allah azze ve celle şöyle buyuruyor: “Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla; mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle sınayacağız. Sabredenleri müjdele!” (Bakara, 155)

Rasûlullah sallellahu aleyhi ve sellem Efendimiz şöyle buyuruyor: “Bir Müslüman’a herhangi bir musibet, bir sıkıntı, bir keder, bir üzüntü, bir eziyet, bir gam dokunursa, hatta kendisine bir diken bile batarsa, mutlaka Allah bunları onun günahlarına kefaret yapar.” (Buharî, Marda,1; Müslim, Bir, 52)

Hasta Ziyareti

Hasta ziyareti “sünnet-i müekkede”dir. “Vacip” olduğunu söyleyen âlimler de vardır. Bir hastayı, muhitinden kimse ziyaret etmez ve ihtiyaçlarını karşılamazsa, orada yaşayan bütün Müslümanlar bundan sorumlu olurlar. Çünkü İslam dini Müslümanların birbirleriyle dost ve yardımcı olmalarını emreder.

Allah Rasûlü sallellâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Müslüman’ın Müslüman üzerindeki hakkı beştir: Selâmı almak, hastayı ziyaret etmek, cenazeye iştirak etmek, davete icabet etmek, aksırana ‘Yerhamukellah/ Allah sana merhamet eylesin!’ demek.” (Buhârî, Cenâiz, 2; Müslim, Selâm, 4)

“Bir insan, bir hastanın hâlini hatırını sormaya gider veya Allah için sevdiği bir kişiyi ziyaret ederse, ona bir melek şöyle seslenir: Sana ne mutlu! Güzel bir yolculuk yaptın. Kendine cennette barınak hazırladın!” (Tirmizî, Birr, 64/2008; İbn-i Mâce, Cenâiz, 2)

Allah Teâlâ, kıyamet gününde şöyle buyurur:

“- Ey Âdemoğlu! Hastalandım, Ben’i ziyaret etmedin!”

Âdemoğlu:

“- Sen Âlemlerin Rabbi iken ben Sen’i nasıl ziyaret edebilirdim?” der.

Allah Teâlâ:

“- Falan kulum hastalandı, ziyaretine gitmedin. Onu ziyaret etseydin, Ben’i onun yanında bulurdun. Bunu bilmiyor musun?” buyurur…” (Müslim, Birr, 43)

Kısa ve öz olmalı

Hasta ziyareti, zamanı gözetilerek kısa ve öz olarak yapılmalıdır. Fazla yanında durmak, muhabbet etmek doğru değildir. Hasta olan kimse kendisi rahatsız olmasına rağmen, misafirlere “gidin” veya “rahatsızım” diyemeyebilir. Ziyarete gidenlerin bu durumu bilmesi ve anlayışla hareket etmeleri gerekir. Bundan dolayı ziyaret süresi kısa olmalıdır. Tercihen 5-7 dakika olabilir.

Çok kişiyle hasta ziyaretine gitmek yerine az kişiyle gidilmeli. Hastanın rahat etmesi, enfeksiyon kapmaması ve ev sahiplerinin telaşlanmamaları gibi sebeplerden dolayı az kişiyle ziyaret yapmak daha uygun olur.

Hastanede veya evde hastanın yataklarına oturulmamalıdır. Hasta başında ve hastane ortamında herhangi bir yere dokunulmamalıdır.
Herhangi bir yere dokunan ziyaretçiler, hemen ellerini sabunlu su ile yıkamalıdır.

Serum vb. tedavi konularında bilmeden müdahale etme veya tavsiyede bulunmak gibi durumlardan kaçınmak gerekir.

Hasta başında yüksek sesle konuşulmamalıdır.

Hastaya doktorunun izni olmaksızın herhangi bir gıda getirilmemelidir. Hastanın yanında herhangi bir şey yenilip içilmemelidir. Hasta yiyemediğinden dolayı bundan rahatsız olabilir.

Hasta mahremiyeti

Hasta mahremiyetine saygı gösterilmelidir. Rastgele odaya girilmemeli müsaade istenmelidir. Sosyal medya hesaplarına hastanın baygın ve yoğun bakımdan çıkmış fotoğraflarını atmak doğru değildir. Hasta ziyaretlerinde izni alınmadan fotoğraf veya video çekmekten sakınılmalıdır.

Hastanın yanında ümitvâr olunmalı ve Efendimiz’in şu tavsiyesine uyulmalıdır: “Hasta veya ölünün başında bulunduğunuz zaman güzel sözler söyleyiniz. Zîrâ melekler sizin dualarınıza âmin derler.” (Müslim, Cenâiz, 6; Ebû Dâvûd, Cenâiz, 15)

Şayet hasta ölmek üzere ise, ona; “Lâ ilâhe illallah” diyerek telkinde bulunulmalıdır. Fakat bu hususta hastayı zorlamak veya Kelime-i Tevhîd’i söylemesi için ısrarcı olmak da doğru değildir. Vefat edecek kişinin yanında rahatsız etmeden Yasin Suresi okuyup dualar edilmelidir.

Nebi Zişan Efendimiz zaman zaman ashabından hasta olanları ziyaret ederdi. Selman radıyallâhu anh şöyle anlatıyor: “Allah Rasûlü asallellâhu aleyhi ve sellem Ensâr’dan bir hastayı ziyaret etti. Elini alnına koydu ve ‘Kendini nasıl hissediyorsun?’ diye sordu. Hasta, Efendimize cevap vermedi. ‘Yâ Rasûlallah! O Siz’i fark etmedi’ dediler. Rasûl-i Ekrem Efendimiz:
‘Öyleyse onunla beni baş başa bırakın!’ buyurdu. İnsanlar dışarı çıktı. Allah Rasûlü elini hastanın alnından kaldırdı. Hasta, elini tekrar koy, diye işaret etti. Sonra Efendimiz:

‘- Ey filân, kendini nasıl hissediyorsun?’ buyurdu. Hasta:

‘- İyi hissediyorum. Yanıma biri siyah diğeri beyaz iki kişi geldi’ cevabını verdi. Rasûlullah sallellâhu aleyhi ve sellem:

‘- Hangisi sana daha yakın?’ buyurdu. Hasta:

‘- Siyah olan daha yakın’ dedi. Fahr-i Kâinât Efendimiz:

‘- Öyleyse iyilik az, kötülük çok.’ buyurdu. Hasta:

‘- Yâ Rasûlallah! Dua buyurun da istifade edeyim!’ dedi. Allah Rasûlü sallellâhu aleyhi ve sellem; ‘Allah’ım! Çoğunu bağışla, azını tamamla!’ diye dua etti. Sonra Nebiyy-i Ekrem Efendimiz:

‘- Ne görüyorsun?’ buyurdu. Hasta;

‘- Anam- babam Sana feda olsun, hayır görüyorum. İyilikler çoğalıyor, kötülükler de azalıyor. Siyah da benden uzaklaştı.’ dedi. Allah Rasûlü sallellâhu aleyhi ve sellem;

‘- Hangi amelin sana daha çok sahip çıkıyor?’ diye sordu. Hasta:

‘- Ben hayattayken su dağıtırdım…’ cevabını verdi.” (Heysemî, II, 322, 324)

Ümitvar olmalı

Hastanın yanında ümitvâr olunmalı ve Efendimizin şu tavsiyesine uyulmalıdır: “Hasta veya ölünün başında bulunduğunuz zaman güzel sözler söyleyiniz. Zira melekler sizin dualarınıza âmin derler.” (Müslim, Cenâiz, 6; Ebû Dâvûd, Cenâiz, 15)

Ziyaret esnasında, moral bozucu söz ve davranışlardan kaçınılmalıdır. “Seni iyi gördüm, maşallah daha da iyi olacaksın” gibi cümlelerle gönlünü hoş etmek gerekir. Olumsuz cümle kurmaktan sakınılmalıdır. Hastanın meşru istekleri yerine getirilmelidir.

Hastanede ziyaret yapılacaksa saati dışında, gereksiz ve ısrarlı ziyaret taleplerinde bulunulmamalıdır. Ziyaret saati sonunda, görevlilerin uyarılarını beklemeksizin hastane terk edilmelidir. Hastane ziyaretlerinde esnasında diğer hastalar rahatsız edilmemelidir, gereksiz ve meraklı sorular sorulmamalıdır.

Tabi ki hasta bir kimse doktora gidecek tedavisini olacak. Bunun yanında hasta bir kimse duayı, Kur’an’ı Kerim okumayı yani manevi tedaviyi de ihmal etmemeli. Bunun da hastalığın iyileşmesine psikolojik olarak etkisi yüksektir. Zaten hastalığı veren de şifayı verecek olanda Allah’tır. İlaçlar tedaviler vesiledir.

Allah Rasûlü sallellâhu aleyhi ve sellem hasta olan ashabına bazı dualar öğretmiştir. Nitekim Osman bin Ebi’l Âs, vücudunda hissettiği bir ağrıdan dolayı Rasûlullâh’a şikâyette bulunduğunda, Allah Rasûlü ona şu tavsiyede bulunmuştur:

“–Vücudunun ağrıyan yerine elini koy ve üç kere ‘Bismillah’ de. Yedi kere de: ‘Bendeki bu hastalığın ve sakındığım şeylerin şerrinden Allah’ın izzet ve kudretine sığınırım’ de!” (Müslim, Selâm, 67)

  • Öğrendiklerimiz:
  • Hastalık Allah’ın imtihanlarından bir imtihandır. Müslüman için tüm başa gelen bu sıkıntılar günahlara kefaret ve derecenin artmasına vesile olur.
  • Doktora gitmek ve tedavi olmak gerekir. Bunun yanında manevi destek için şifa niyetiyle Sureler okumak ve dua etmek gerekir.
  • Moral için özellikle hastalıkla ilgili yazılmış eserler okunmalıdır.
  • Hasta ziyaretinin çok büyük önemi ve fazileti vardır. Bundan dolayı Allah için hasta olan kardeşlerimizi edebine uygun olarak ziyaret etmek gerekir.
  • Hasta ziyaretinde çok durmamak, olumsuz cümlelerden sakınmak gerekir.
  • İzinsiz fotoğraf çekilip paylaşılmamalı, hasta mahremiyetine dikkat edilmelidir.
  • Hastaya dua edilmeli aynı şekilde duası da talep edilmelidir.
  • Vefat edeceği düşünülen kimsenin son halinde Kur’an’ı Kerim okumalı ve Kelime-i Tevhid telkin edilmelidir

Abdulkerim Temizcan/ İrfanDunyamiz.com

Hakkımda irfandunyamiz

Şunlara Gözat

Behlül Dânâ bir gün fırınları denetler

Behlül Dânâ bir gün Harun Reşid’den bir vazife ister. Harun Reşid de ona çarşı pazar …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir