Müslümanların sofra adabı

Müslümanların yemek ve sofra adabı ile ilgili hassasiyetleri içerisinde en önemli olanı yiyecek ve içeceklerin helal ve temiz olmasına dikkat etmektir. Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Ey insanlar! Yeryüzünde bulunan maddelerin helâl ve temiz olanlarından yiyin; şeytanın peşinden gitmeyin, çünkü o apaçık düşmanınızdır.” (Bakara, 168)

Müslümanın haram yemese bile üzerinde haram yiyecek ve içeceklerin olduğu bir sofrada işi yoktur. Bilinçli bir Müslüman içmese bile içkili sofralarda oturmaz. İçkili lokantaları ve marketleri asla tercih etmez. Peygamber Efendimiz sallellahu aleyhi ve sellem; “Allah’a ve âhiret gününe iman eden kimse, üzerinde içki bulunan sofraya oturmasın!” buyurmuştur. (Tirmizî, Edeb, 43)

Abdülkerim Temizcan

Bir diğer hassasiyetleri israf duyarlılığıdır. Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Yiyiniz içiniz; fakat israf etmeyiniz! Çünkü Allah isrâf edenleri sevmez.” (el-A’râf 7/31) Peygamber Efednimiz de şöyle buyuruyor: “Canının çektiği ve arzu ettiğin her şeyi yemen, şüphesiz israftır!” (İbn-i Mâce, Et‘ime, 51)

Helal haram hassasiyetine dikkat eden ve israftan kaçınan Müslümanlar sofra adabı ile ilgili sünnetleri de öğrenerek sevaplarına sevap katarlar. Yemekten önce elleri yıkamak, besmele çekmek, sağ elle ve kendi önümüzden yemek başlıca sünnetlerdir.

Eller yıkanır

Sofraya oturmadan önce yapılması gereken ilk iş elleri yıkamaktır. Hadis-i şerifte şöyle buyurulur: “Yemeğin bereketi, yemekten önce ve sonra elleri yıkamaktadır.” (Tirmizî, Et‘ime, 39)

Yemekten sonra eller yıkanmadığı takdirde, insanın elinde kalan yemek bulaşıkları zararlı mikroorganizmaların çoğalmasına sebep olur ve sağlık için bir tehdit oluşturur. Bilhassa et yemeklerinin bulaşıkları oldukça zararlıdır.

İki Cihan Güneşi Peygamber Efendimiz; “Elinde yemek bulaşığı kaldığı hâlde yıkamadan uyuyan kimse, herhangi bir zarara uğrarsa kendisinden başka kimseyi suçlamasın!” (Ebû Dâvûd, Et‘ime, 53) buyurmuştur.

Besmele çekilir

Sofradaki ilk adap yemeğe besmele ile başlamaktır. Her hayırlı işe olduğu gibi yemeğe de “bismillah” diyerek başlamak İslâm’ın getirdiği güzelliklerdendir.

Resulullah sallellahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Kişi evine girerken ve yemek yerken besmele çekerse, şeytan askerlerine, ‘Burada ne geceleyebilir ne de yemek yiyebilirsiniz’ der. Eğer o kimse eve girerken besmele çekmezse, şeytan onlara, ‘Geceyi geçirecek bir yer buldunuz’ der. O şahıs yemek yerken besmele çekmezse şeytan yine askerlerine, ‘Hem barınacak yer hem de yiyecek yemek buldunuz’ der.” (Müslim, Eşribe, 103)

Yemeğin başında Besmele çekmeyi unutan kimse “Bismillâhi evvelehû ve âhirahû/ Başına da sonuna da bismillah” demelidir.

Bir bedevî gelerek yemeği iki lokmada yiyip bitirdi. Resul-i Kibriyâ Efendimiz: “Eğer bu kimse ‘bismillâh’ deseydi yemek hepinize yeterdi. Öyleyse biriniz yemek yediği vakit ‘bismillah’ desin. Yemeğin başında bunu söylemeyi unutursa: ‘Başına da sonuna da bismillah’ desin!’ buyurdu.” (İbn-i Mâce, Et‘ime, 7; Ebû Dâvûd, Et‘ime, 15)

Sağ elle yemeli

Yemeği sağ elle, önünden, mümkünse her hangi bir yere yaslanmadan yemeli. Sonunda arta kalan yemeği veya ekmek kırıntılarını yemeli onları öylece bırakmamalıdır. Yemekten sonra da dua yapmayı ihmal etmemeliyiz.

Ömer İbni Ebû Seleme radıyellahu anh şöyle dedi: Ben Resulullah sallellahu aleyhi ve sellem’in himayesinde yetişen bir çocuktum. Yemek yerken, elim yemek tabağının her yanına giderdi. Bunun üzerine Resulullah sallellahu aleyhi ve sellem bana şöyle buyurdu: “Oğlum, besmele çek! Sağ elinle ye! Hep önünden ye!”. (Buhârî, Et`ıme 2, 3; Müslim, Eşribe 108)

Su içerken

Su içerken besmele çekilerek üç nefeste içilmeli ve sonunda “elhamdülillah” denilmelidir. Efendimiz suyu ve diğer meşrûbâtı üç nefeste içerdi. (Buhârî, Eşribe, 26)

Resûl-i Ekrem, ayakta su içmeyi yasaklamıştır. Katâde şöyle der: “Biz Enes radıyellahu anh’a ayakta yemek nasıldır?” diye sorduk. Enes radıyellahu anh: “Ayakta yemek daha beterdir.” dedi. (Müslim, Eşribe, 113)

Başka rivayetlerden Peygamberimizin zaman zaman özellikle de zemzemi ayakta içtiğini öğreniyoruz. Yani çoğunlukla oturarak içmeye gayret göstermeliyiz.

Su dağıtan kimse o meclisin en âlimi ve yaşlısından başlayıp sağ tarafından devam etmelidir ve en son kendisi içmelidir: Hadis-i şerifte: “Halka su dağıtan kimse suyu en son içer” buyrulmuştur. (Tirmizî, Eşribe, 20)

Yemekte kusur aranmaz

Yemekte kusur aramak doğru değildir. Canın isterse yemeli istemezse yememeli. Ama canım istemedi diye o yemek hakkında olumsuz ifadeler kullanmamalı:

Ebû Hüreyre radıyellahu anh, Resulullah’ın hiçbir zaman yemekte kusur aramadığını, isteği varsa yediğini, canı çekmiyorsa yemediğini bildirmektedir. (Buhârî, Menâkıb, 23)

Yemekte dua

Peygamberimiz yemekten sonra kısa ve öz şöyle dua ederdi: “Ey Rabbimiz! Sana tertemiz duygularla, eksilmeyip artan, huzurundan geri çevrilmeyip kabul edilen sayısız hamd ile şükrederiz.” (Buhârî, Et‘ime, 54)

Efendimiz’in şu duayı yaptığı da rivayet edilmektedir: “Bizi yediren, içiren ve Müslüman kılan Allah’a hamdolsun.” (Ebu Dâvûd, Et’ime, 52)

Bazen misafirlikte bir kimse yemek duası yapıyor ama çok uzatanlar oluyor. Nebi-yi Zişan Efendimizin yaptığı gibi kısa ve öz bir dua hatta Peygamberimiz yaptığı duanın aynısı yapıp bitirmek gerekir. İnsanları bıktırmak doğru bir davranış değildir.

Acıkmadan yememeli

Yemek yerken dikkat edilmesi gereken şeylerden birisi de şudur: Yemeği acıkmadan yememeli, yerken de aşırıya kaçmamalıdır. Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Hiç bir insan midesinden daha tehlikeli bir kap doldurmamıştır.

Hâlbuki kişiye, kendisini ayakta tutacak bir kaç lokma yeter. Şayet bir kimsenin mutlaka çok yemesi gerekiyorsa, midesinin üçte birini yemeğe, üçte birini içeceğe, üçte birini de nefesine ayırsın!” (Tirmizî, Zühd, 47)

İskenderiye Mukavkısı, Resulullah’a pek çok hediyelerle birlikte bir de doktor göndermişti. Efendimiz doktora: “Ev halkının yanına dönebilirsin. Çünkü biz acıkmadıkça yemeyen bir kavimiz. Yediğimiz zaman da doyuncaya kadar yemeyiz” buyurdu. (Halebî, III, 299)

  • Öğrendiklerimiz:
  • Helal ve temiz yiyecekler ve içecekler ile bedenimizin ihtiyacı gidermeliyiz. Haramların daima dünyevi ve uhrevi zararlarının olacağını unutmamalı.
  • Oturarak besmele ile başlayarak, sağ elle yemeli içmeli ve sonunda da elhamdülillah demeli. Suyu da üç yudumda içmek gerekir.
  • Yemek ve içmeyi ihtiyaç miktarı almalı aşırıya kaçılmamalı. Helalde olsa her şeyin fazlasının hem sağlığımıza hem de maneviyatımıza zarar getirebileceği unutulmamalı.

Abdülkerim Temizcan/ İrfanDunyamiz.com

Hakkımda irfandunyamiz

Şunlara Gözat

Bazı şeyler aile içinde kalmalı…

Her ailede bir takım problemler sıkıntılar ve tartışmalar olabilir. Bunun çözüm yollarını meşru şekilde aramak …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir