Şöyle güzel bir abdeste başlayalım…

Yeni bir hayata başlayalım, kendimize çeki düzen verelim deyip dururuz. Ama bir türlü kendimize bir ayar veremeyiz. Her gün yakınlarımızın vefat haberlerini duyuyoruz. Dünyanın kimseye vefası yok. O halde gelin bir abdest alalım ve yepyeni bir hayata başlayalım.

Resulullah sallellahu aleyhi ve sellem Efendimiz şöyle buyuruyor: “Bir Müslüman abdest alıp yüzünü yıkadığında, yüzündeki azaların işlediği bütün günahları; el ve ayaklarını yıkadığında el ve ayaklarıyla işlediği bütün hata ve günahları, su damlalarıyla beraber akıp gider ve kendisi de tertemiz olur. Hatta kirpik ve tırnak diplerindeki günahlarından eser kalmaz. Adap ve erkânına uymak suretiyle abdest alıp kıbleye dönerek: ‘Eşhedü en lâ ilâhe illallah vahdehu lâ şerike leh ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve Rasuluhu’ diyen bu kul için cennetin kapıları açılmıştır; o, cennet kapılarının dilediğinden içeri girer.” (Müslim, Tahare, 32, 33; Tirmizî, Tahâre, 2)

Manevi bir bulut

Ali Ulvi Kurucu çocukken bir gün dedesine sorar: “Dede, sizin abdestiniz bizimkinden çok farklı oluyor, siz abdesti çok uzun alıyorsunuz. Niye böyle oluyor?” Konya’mızın büyük alimi şöyle cevap verir: “Oğlum ben abdest suyunu semadan inen manevi bir bulut olarak kabul ederim. Semalardan bir manevi bulut geliyor, günahlarımı yıkıyor… Senin günahın yok, onun için şimdi senin bunu hatırlamana lüzum yok. İleride lazım olur diye söylüyorum.”

Hacı Veyis Efendi abdestinin sonunda da şöyle dermiş: ”Rabbim ne güzelsin, sana kul olmak ne güzel şey… Mümin kullarına farz kıldığın vecibelerin her biri birer bahar, her biri birer kar, her biri birer vakar.”

Abdest alırken dikkat etmemiz gereken bazı hususlar vardır. Abdestin farzlarına ve sünnetlerine dikkat etmemiz gerekir. Hacı Veyis Efendi’nin de vurguladığı gibi her bir uzuv yıkanırken günahların döküldüğü hissiyatını yaşayarak kalp huzuruyla abdest almaya gayret göstermeyiz.

İsrafa dikkat

Suyu israf etmekten kaçınmalıyız. Bir defasında Peygamber Efendimiz sallellahu aleyhi ve sellem Sa’d radıyellahu anh’a uğradı. O bu esnada abdest alıyordu. Resulullah, (onun suyu aşırı kullandığını görünce); “Bu israf nedir?” diye sordu. O da, “Abdestte de israf oluyor mu Ya Resulullah” dediğinde Peygamberimiz; “Evet, hatta akmakta olan bir nehirde abdest alsan bile” şeklinde cevap verdi. (İbn Mace, Taharet, 48.)

Abdest alırken mümkünse kıbleye doğru dönmeli, sonunda Kelime-i şahadet getirmeli, daima abdestli olmaya çalışmalı, ağza ve buruna su vermeyi sağ el ile yapmalı, hastalık gibi özel bir durum yok ise kimseye zahmet vermeden abdest almalı ve abdest suyunu üzerimize sıçratmamalıyız.

Abdesti çoğaltın

Her namaz için abdest alırsak daha iyi olur. Resulullah sallellahu aleyhi ve sellem Efendimiz şöyle buyuruyor: “Eğer ümmetime zorluk vermeyecek olsaydım, her namaz için abdest almalarını emrederdim” (Ahmed bin Hanbel 2/258) Bir abdestle birçok namaz kılabiliriz ama her namaz için abdest almak sünnete daha uygundur.

Namaza başlamadan önce misvak kullanmak bunu abdest alırken de yapabiliriz. Nebi Zişan Efendimiz şöyle buyuruyor ; “Eğer ümmetime meşakkat vermem (hususu) olmasaydı, namaza kalktıklarında onlara misvak kullanmalarını emrederdim.” (Buhâri Savm, 27; Müslim, Tahâret 42)

Namaz kılacağımız elbisemizin temizliğine ve tesettüre uygun olmasına dikkat etmeliyiz. Mesela normalde pijama ile namaz olur ama edep yönünden uygun olmaz. “İnsanların yanına çıkamadığın elbise ile Allah’ın huzuruna durma” diye nasihat eden âlimlerimiz olmuştur.

Huşu ile namaz

Tertemiz ferah bir abdestin ardından, gönül huzuru ile namaza dururuz. Namaz kılarken farzlara, vaciplere ve sünnetlere dikkat edilmelidir. Özellikle İlmihalden namazla ilgili hükümleri öğrenmek gerekir. Namazın hakkını vererek yavaş yavaş kılmak yani tadil-i erkan hem vaciptir hem de Rabbimizin huzurunda O’na karşı edebimizin bir göstergesidir.

Namaza durunca bütün dünyalık düşüncelerden uzak durup huşu içinde namazı eda etmeye gayret göstermeliyiz. Namaz, hemen kılıp kurtulmamız gereken bir amel değil de huşu içinde yavaş yavaş kılmamız gereken bir ibadettir.

Namaz ile ilgili bütün adap ve sünnetleri öğrenmekte fayda vardır. Kıyamda secde yerine, rükuda ayağının uçlarına, secdede burun ucuna, oturuşlarda dize, selam verirken sağ ve sol omuza bakmak edep yönünden daha uygun bir davranıştır. Namazda lüzumsuz yere kaşınmak, esnemek, sağa sola bakmak, öksürmek vb. uygun olmayan davranışlardan da sakınmalıyız.

  • Öğrendiklerimiz:
  • Abdestin farz ve sünnetlerine dikkat etmek.
  • Kalp huzuruyla abdest almak.
  • Suyu israf etmekten kaçınmak.
  • Kıbleye doğru abdest almak.
  • Abdestten sonra kıbleye doğru dönüp Kelime-i Şahadet getirmek.
  • Devamlı abdestli olmaya çalışmak.
  • Ağza ve buruna su vermeyi sağ el ile yapmak.
  • Hastalık gibi özel bir durum yok ise kimseye zahmet vermeden abdest almak
  • Abdest suyunu elbiseye sağa sola sıçratmamak. Dikkat etmek.
  • Namaz fıkhını güzelce öğrenmek.
  • Temiz ve tesettüre uygun elbiseleri giymek.
  • Kıyamda secdeye bakmak.
  • Rükûda parmak uçlarına bakmak.
  • Secdede burun uçlarına bakmak.
  • Oturuşlarda dize bakmak.
  • Kaşınmak ve esnemek gibi davranışlardan sakınmak.
  • Namaza durmadan diş temizliğine dikkat etmek.
  • Her namaz için abdest almak.
  • Namazda huşulu olmak, kendimizi Rabbimize vermek.

Abdülkerim Temizcan/ İrfanDunyamiz.com

Hakkımda irfandunyamiz

Şunlara Gözat

Bir sevdası olmalı insanın…

Bir işe sevda ile başlamak, sevda ile sürdürmek ve sevda ile bitirmek. İşte bütün mesele …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir