Manşet

Dede Paşa hazretlerini görür görmez bayılmışım…

Erzincan’ın maneviyat büyüklerinden merhum Abdurrahim Reyhan Efendi mürşidi Dede Paşa Hazretleri ile tanışması ve bu süreçteki bazı hallerini anlatıyor. Sûfi psikolojisini anlamak isteyenler ve tasavvufa ilgi duyanların ilgisini çekeceğini umuyoruz. Annem çok kuvvetli rabıta sahibi idi. Her gözünü yumuşta dedem (Muhammed Beşir Efendi Hazretleri)le görüşürmüş. Bize hamile iken çok hikmetli …

Devamı

Benim ücretim ancak Allah Teâlâ’ya aittir…

Cihada karşılık ücret alınmayacağına dair ayetlerin çokluğu davetçilere kaynak olmalıdır. Azim sahibi peygamberlerin ilki olan Hazreti Nuh aleyhis selam 950 sene peygamberlik yapmıştır.1 Ömrünün anını bile davet etkinliği ile geçiren Hazreti Nuh’un davetine karşılık ücret istemediği ayette şöyle haber vermiştir: “Ey kavmim! Bu (davetime) karşılık sizden herhangi bir mal istemiyorum. …

Devamı

Saatçi Osman Efendi Medine’ye doyamazdı…

Konya’nın meşhur hafızlarından Hayra Hizmet Vakfı kurucusu merhum Hasan Hüseyin Varol hocamızın hatıralarını rahmete ve Fatihalara vesile olması niyeti ile yayınlamaya devam ediyoruz. Sene 1976… Otostopla ilk hacca gittiğim yıl… Son derece maceralı bir yolculuk olmuştu. Rahmetli eşim benden önce kardeşleriyle gitmişti. Onları orada buldum. Ve bir hafta orada kaldım. …

Devamı

Denizde ne varsa kıyıya o vurur…

Kelimeler lisanımızdan dökülürken onların ne olduğunu bilmek görevimizdir. Kelime’nin de kökeni “Kelim” aslında “cerh/ tesir” manası taşır yani “yara/ iz” demektir. Peki, kelime ile tesirin yani yaranın nasıl bir alakası vardır? Cevap basittir. Nasıl ki hançerle yaralayanın yaralama izi, tesiri yaralanan da kalıyorsa konuşanın kelamı, kelimeleri de dinleyicide bir tesir …

Devamı

Mutluluk bir sırdır…

Mutluluk mutsuzluğun içinde bir sırdır. Mutsuzluk da mutluluğun içinde bir sırdır. Daimi mutluluk yoktur. Yedi gün yirmi dört saat neşeli bir hayat insan için söz konusu değildir. İnsanın gün içerisinde bazen canı sıkılır, kalbi daralır ve durgunluk hisseder. Tüm bunlar insan olmanın bir gereğidir. Üzüntü olmadan mutluluk anlaşılmaz. Nimetler zıddıyla …

Devamı

Hayata farklı açılardan bak…

Bir olayı veya bir nesneyi ya da bir olguyu analiz ederken herkes bulunduğu pencereden, kendi zaviyesinden bakarak ya da kendi ilim dalının bakış açısını esas alarak değerlendirmesini yapar. O değerlendirme, sahibinin gerçeğidir. Bu mutlak gerçeklikten ayrı göreceli bir gerçekliktir. Bana göre, sana göre, ona göre olan bir gerçeklik, göreceli/ izafi …

Devamı

Nöbetçi âlim Muzaffer Kartal Hocaefendi…

Yıllar önce bir sempozyuma gitmiştim, orada bir âlim dedi ki: “Dünyada ilimle uğraşıp da Bursa’ya ayak basmayan pek olmamıştır.” Bursa hakikaten âlimler yatağı; ister hafızlık yönünden olsun ister medrese usulü Arapça tahsilli olsun hangi yönden yetişmiş hoca ararsanız bulursunuz. Hatta Türkiye’nin sayılı hocalarından bazıları da halen Bursa’da yaşamaktadır. Hani yeşil …

Devamı

Valizler dolusu sabırla gidin…

Yurt dışından görevli kafile başkanı olarak gittiğim Hacda Medine’de hacı hanımlar arasında cereyan eden olay bizleri çok derinden üzmüştü. Otel odasında sigara içen bir hacı kızımız, annesi yaşındaki diğer hacı ablamız tarafından ikaz ediliyor. Hacı abla: “Kızım ben astım hastasıyım, sigaranın dumanı bana dokunuyor. Lütfen dışarıda iç” deyince genç olan; …

Devamı

Ekrem Doğanay hocamız serapa edep timsaliydi

Bolu ili Gerede ilçesinin Mircekiraz Köyü‘nde 1938 yılında doğan İhsan oğlu Ekrem Doğanay küçük yaşlarda köy imam hatibi Cafer Hoca´dan ders almaya başladı. Marangoz ustası olan babası ve ağabeyleriyle çevre köy ve şehirlerde çalışarak bu meslekte usta oldu. Ancak merhum babası İhsan Efendi, oğlunun ilimle meşgul olmasını çok istiyordu. Zaten …

Devamı

Hepimiz aynı gömleği giymiştik…

Fakir oluşunuzdan dolayı utandığınız oldu mu hiç? Benim oldu… Aslında fakirliğimden değil de, fakirliğimin ilan edilmesinden utanmıştım.  Köyden okumak için ilçeye gelmiş bir öğrenciydim. Gittiğim okulun orta okul ve lisesi aynı binadaydı. Ortaokul 3. sınıftaydım. Öğrenim gördüğüm yıl, muhtemelen giysilerimin yıpranmışlığından dolayı bir gün beni sınıftan idareye çağırdılar. Gittiğimde, yaklaşık otuz öğrencinin daha …

Devamı