Gönül Dünyamız

https://irfandunyamiz.com/seyda-abi-bambaskaydi/

Bu bölümde bam telinize dokunan gönül ikliminden yazılar bulacaksınız

Hafız Mehmet Köseoğlu televizyona çıkmak istememiş

Yarım asrı çoktan geçen ömrümde, gerek yurt içinde gerekse yurt dışında beni seyyah eden, diyar diyar gezdiren Rabbime hamdolsun. Gezdiklerimi, gördüklerimi yazmaya kalksam bitiremem. Sadece küçük bir kısmını anlatıyorum size. Dünyada çok güzel insanlar gördüm. Allah için malını infak eden… Yardım verdiği kişilerin ağacının altında bile oturmayan… İlmi ile amel …

Devamı

Şeyh Müşerref’i tanımayan kalmasın!

1955 yılıydı… Pervari ilkokulunda öğrenciydim. Bir akşam üzeri, penceremizin önünde oturmuş yazı ödevimi yapıyordum. O zamanlar “güzel yazı” diye bir ders vardı; ve benim yazım da fena değildi… Rahmetli babam da işten yeni gelmişti. Ne yaptığımı sordu. Ben de güzel yazı yazmaya çalıştığımı, yazdığım yazıyı beğenip beğenmediğini sordum. Bana, “güzel …

Devamı

Zaralı Abdulmuttalib Gökçe Efendi

“Beni kimsecikler okşamaz madem, Öp beni alnımdan sen öp seccadem.” Necip Fazıl Kısakürek Bir zamanlar Zara’da nurlu mu nurlu, mübarek mi mübarek, derin mi derin, masum mu masum bir Gökçe Sultan yaşarmış. Her haliyle edep timsali, vakar abidesiymiş. Tarihteki tasavvuf büyükleri gibi, İslam’ın izzeti için çalışan devlet adamlarına dua ve …

Devamı

Metin Balkanlıoğlu hoca dininin adamıydı

Kuran’a ve Sünnet’e adanmış bir hayatı yaşadı. Örnekti, öncü idi, önden gitti. Gönüllerde sevgi tahtını kurdu. Her daim mütebessimdi. Sımcıcak sarıp sarmalardı. İçimizden birisi idi. Dosttu, yarendi, yoldaştı, arkadaştı, kardeşti, babacandı, çilekeşti, sıkıntı çekmiş ama kimseye sıkıntı vermemişti, verendi, alan değildi. Kabına sığmazdı, kürsülerin kahramanı olduğu gibi, gönüllerin de kahramanı …

Devamı

Üstad Said Nursi’nin vefatı ve son anları

Bediüzzaman Said Nursi Urfa’da vefat edeceğini biliyor muydu? Kabrinin bilinmeyeceğini söylemiş miydi? Vefatıyla ilgili diğer kerametleri nelerdi? Talebeleri ve doktor vefat ettiğini neden anlayamamıştı? Münzevi Mehmet Efendi onu görünce ne demişti? Cenazesini kimler yıkamıştı? Cenaze namazını kim kıldırmıştı? Cenaze esnasında neler yapıldı, neler konuşuldu? Bu soruların cevaplarını Üstad'ın talebesi merhum Abdullah Yeğin Abi cevaplıyor:

Devamı

Konyalı Fahri Kulu efendi kimdir?

1296/1880’de Konya’nın Hadim kazasına bağlı Pirloganda (Taşkent)’te doğan Fahreddin Kulu Efendi, “Usta Hasanlar” sülalesindendir. Fahri Efendi’nin nesebi kaynaklarda “Fahreddin bin Mehmet bin Hasan bin Ali el-Hadimi” olarak geçmektedir. Babası, âlim bir zat olan Mehmet Efendi İstanbul’da bir müddet eğitim görmüş ve tahsil sonrası memleketine dönerek eğitim öğretim ve irşad faaliyetlerinde …

Devamı

Mehmed Zahid Efendi’den tatlı hatıralar

Kendisini ilk dinleyişim sanırım 1952’de, herhalde ilk hutbesindeydi. Çivicizâde Ümmügülsüm Camii‘nde… Celâl dolu bir hutbeydi. Halbuki hutbenin dışında hakim vasfı yağ gibi yumuşak olmasıydı. Hilim ve bast her anıydı. Ve ibadet temizliği… Giyinişinde, tavrında, halinde o kadar barizdi ki… Birçoklarına dönüp baktırırdı. Gazeteci olarak gidersiniz! Sanırım 1954’te idi. “Hacca gideceğiz, …

Devamı

Bir akıncı beyi Nevzat Arabacı

1947 yılında Sivas‘ın Divriği ilçesinde fakir bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. İlkokulu ve ortaokulu ilçede okudu. İstanbul Ortaköy Kabataş Erkek Lisesi‘nde başladığı lise öğrenimine yatılı olarak Erzurum Lisesi‘nde devam etti. Erzurum Lisesi’ndeyken bir gün sabah mütalaasına sabah namazını kılarak geç geldiği gerekçesiyle müdür baş muavininin odasında 3- 5 öğretmen …

Devamı

Maraşlı Hafız İsmet Karaokur Hocaefendi

İsmet Karaokur Hocamı Maraş Ulu Cami‘de imamlık yaptığı yıllarda tanımıştım. Tebessüm eden temiz bir yüz, sürme çekilmiş gibi koyu siyah kirpikler simasına ayrı bir güzellik verirdi. Kendine has Kur’an okuma tarzı vardı. Sesini yükseltmez. Sade ve sessiz, teganni yapmadan, hüzünlü bir sesle okurdu. Kur’an okunurken; usul ve makamından, okuyanın İsmet …

Devamı

Yahyalılı İpek Hoca

İçim içime sığmıyor; sizlere Yahyalılı İpek Hoca’dan bahsedeceğim için. Bunun heyecanı içerisindeyim. Şayet Allah’ın lütfu olmasaydı fakir gibi bir günahkârın, böylesi pak bir zattan bahsetmesi uygun olmazdı. Lakin bu iş gönlümüze düştü de kalemimiz de bundan cesaret aldı.

Devamı