Etiket Arşivi: Seçme Kıssalar

İbrahim bin Edhem’e bu yapılır mı?

İbrâhim bin Edhem bir grup arkadaşıyla birlikte idi, gündüzleri çalışıp onlara harcardı. Akşamleyin oruçlu olarak bir yerde toplanırlardı ve İbrâhîm bin Edhem her seferinde işten geç dönerdi. Arkadaşları bir akşam birbirlerine: “Gelin bu akşam da iftarı onsuz yapalım, geldiğinde kendisine yiyecek bir şey kalmadığını görür ve bundan sonra zamanında gelmeye …

Devamı

Sizin kaç ibriğiniz var?

Kalp kelimesi "sürekli değişen, çevrilen" anlamına gelmektedir. İnsanoğlunun kalbi bazen dünyevi dalgalarda sürüklenir, bazen de manevi limanlarda sükun bulur. Gönül kuşu şayet sahip çıkılmazsa, dünyevi değerlerin üzerine konar. Dünyada maddi beklentisi olmayan insan yoktur ancak maddenin esir alamadığı az da olsa derviş gönüllü güzel insanlar mutlaka vardır. Bu güzel menkıbe, bizlere gönlümüzü işgal eden maddenin esiri olmamamız gerektiğini, onu gönlümüze koymamamız gerektiğini öğretiyor. Öyle ki maddi değerler öyle zaman oluyor ki öz kardeşlerin bile arasını açıyor. Allah maddi değerlerin esiri olmaktan hepimizi korusun.

Devamı

Patlamış mısırın başına gelenler

Allah Teala sabrı yaratmıştır ki bu nimet sayesinde kulları âli derecelere yükselsin. Acı çekmeden, ıstırap duymadan, hüzün ve çilelere gark olmadan olgunlaşmak mümkün değildir. Bundan dolayıdır ki Cenab-ı Allah her insanı çeşitli sıkıntılarla sınamakta ve böylece o kimseye olgunlaşma kapılarını aralamaktadır. Sabırlı olmak belki de hayattaki yapılması en zor şeylerden birisidir. Kendimizi ve çocuklarımızı sabır konusunda terbiye etmemiz gerekmektedir.

Devamı

Dertli kanarya hikayesi

Bu güzel hikaye bize fani dünyada paylarına yalnızlık düşen iki güzel varlığın dostluğunu anlatıyor. Bize gerçek dostluğu öğretiyor. Ne dersiniz? Biz de bu küçük kuş gibi dostlarımıza böyle gönülden bağlı kalabilir miyiz? Veya onlara böylesine kıymet verebilir miyiz? Allah cümlemize gerçek dostlukları yaşamayı ve idrak edebilmeyi nasip eylesin. Besim Hoca'ya da rahmet olsun. 

Devamı

İmam-ı Azam ve bal yiyen çocuk

Çocuğun birisi bal yiyince vücudunda yaralar çıkıyormuş, ama bir türlü bal yemeyi de bırakamıyormuş. Ailesi, çocuklarının bal tutkusunu önleyebilmek için hekimlere gitmişler, tedbirler uygulamışlar, ama nafile! Sonunda, tavsiye üzerine, Ebu Hanife Hazretlerine gitmişler. İmam Ebu Hanife, sorunu dinledikten sonra çocuğun ana ve babasına; “Kırk gün sonra gelin” demiş. Anne ve …

Devamı

Mesnevi’den Borçlu Şeyh Hikayesi

Samimi mü'minler rakik bir kalbe sahip oldukları için manevi frekanslara açık olduklarından duygulu ve gözü yaşlı kimselerdir. Eshab-ı Kiram içerisinde Kur'an-ı Kerim okurken ya da dinlerken gözleri dolan, ağlayan sahabilerin olduğu rivayet edilir. Hazreti Ebubekir'in yüzünde göz yaşı izleri olduğu söylenir. Allah dostlarının yani Allah'ın veli kullarının da gözleri hep yaşlı olur. Allah için akıtılan göz yaşları dinimizce makbul karşılanmış ve teşvik edilmiştir. Bir hadis-i şerifte Efendimiz aleyhis selatü ve selam Kur'an okurken ağlayamıyorsak bile ağlarmış gibi yapmamızı tavsiye etmiştir. (İbn Mâce, İkametüssalah, 176) Ola ki kalplerimiz ağlamaya meyleder de taşlaşmaktan kurtulur.

Devamı

Anne kurdun yavrusuna öğüdü

Bu güzel kıssa bize görünüşe aldanmamamız gerektiğini öğretiyor. Öyle insanlar vardır ki bizim gibi göründüğü, bizim gibi giyindiği, bizim gibi davrandığı halde bizden değillerdir. Bazıları onların bize benzediğini düşünerek dürüst ve güvenilir insanlar olduklarını zannedebilirler. Oysa ki onlar toplumun yüz karalarıdır. Ajan ve provokatör karakterli oldukları için, bizim düşmanlarımızla dost olur ve onlarla iş tutarlar. Bu kimseler bize benzeyen ancak asla bizden olmayan hainlerdir. Bizden görünerek aramıza sızdıkları için en tehlikeli olanlar da bunlardır. Bunlara karşı çocuklarımızı ve gençlerimizi uyarmalı, onların şerlerinden toplumu korumalıyız.

Devamı

Kara Dökülen Gözyaşı

Köy odasının küçük penceresinden bembeyaz bir ışık süzülürken, kışın ve kuşluk vaktinin o durgun atmosferi odanın tamamını kaplamıştı. Odanın içinde üç beş kilim parçası ve birkaç minderden başka bir şey yoktu. Solgun kıyafetli hane halkı ise adeta sessizliğe bürünmüştü. Onların bu sessiz ve hareketsiz halleri üşengeçliklerinden değil, başlı başına açlık …

Devamı

Bir insana işte bu kadar toprak yeter!

  Sıradan kendi halinde bir çiftçi olan Pahom, daha zengin bir hayatın hayalini kurmaktadır. Uzak bir yerlerde cömert bir reisin karşılıksız toprak verdiğini duyunca daha çok toprak elde etmek için reise gidip talebini iletir. Gerçekten de reis herkese istediği kadar toprak veren cömert biridir. Pahom’a; ” – Sabah güneşin doğuşundan …

Devamı