İstikamet Yazıları

Günümüzde istikamet çok önemli bir kavram olarak karşımızda durmaktadır. İstikamet veren yazarların müstakim duruşu ile kaleme aldığı yazılardan oluşmaktadır.

Müslümanları sevmeyende hayır yoktur

Hazreti Muhammed sallellahu aleyhi ve sellem’in getirdiği şeriata iman eden ve hayatlarına İslâm ile anlam veren Müslümanlar bir ümmettirler. Bu ümmet, Peygamber Efendimiz’in temsili ile hayatı anlamlandırdıkları için vahiyle nitelik kazanan seçkin insanlardır. Her birinin tek başlarına da olsa hakikate sarılma ve hakikatten ödün vermeme istidatları vardır. Bu seçkin ümmetin …

Devamı

Mezhepler konusunda ince bir çizgi…

Müslümanım diyen ve pratikte İslam’ı yaşama kararlılığına sahip hiç kimsenin mezhepsiz kalması mümkün değildir. Bu bağlamda şu ince çizgiye dikkat etmeliyiz. Üzerinde titreyip asla taviz veremeyeceğimiz şey, ümmetin icmaı ile hak oluşu kabul edilen mezheplerin dördünü de aynı derecede hak olarak kabul etmektir. Böylece mensubu bulunduğumuz mezhebi, dinin tamamı yerine …

Devamı

İslam alemini tehdit eden bazı akımlar

İnsanlık tarihi hak-batıl, küfür-İslam mücadelesiyle geçmiş ve günümüzde de bu mücadele tüm hızıyla devam etmektedir. Tarihte bu mücadelede çoğunlukla taraflar belli, niyetler açık olurdu. Yani mertçe bir mücadele yapılırdı. Zaman zaman küfür ve batıl tarafı, İslam ve hak tarafıyla baş edemeyeceğini anladığında kaleyi içerden yıkmak için nifak/münafıklık metoduyla İslam’ı içerden …

Devamı

Siyer fıkhı ihmal edilirse ne olur?

Hazreti Muhammed sallellahu aleyhi ve sellem’in hayatı anlatılır veya yazılırken insanlar önce imana davet edilmeli veya anlatımın cazibesiyle insanlar hidayet bulmalıdır. Efendimizin risaletine ve sünnetinin/ hayat tarzının bağlayıcılığına iman edilmeden yapılan çalışmaların hepsi de bereketsizdir. Peygamber Efendimizin hayatını kronolojik olarak ezberledik. Doğumundan irtihaline kadar tarihlendirebiliriz. Hatta bazı seriyye ve gazvelerin …

Devamı

Kur’an İslam’ı söylemi masum değil…

“Kur’ân bize yeter” söylemi… ‘Kur’ân Müslümanlığı’ der bazıları. Dilimiz de o kadar bozuldu ki! Kur’ân-ı Kerim kendisi için “Mecîd”, “Hakîm” gibi sıfatlar kullanıyor. Tefsir hocalarımız bile “Kur’ân” diyor, “Kur’ân-ı Kerîm” kelimesini kullanmıyor. Bir tefsir hocasının 8 sayfalık bir yazısını okudum bir kez bile “Kur’ân-ı Kerîm” kelimesi geçmiyor. Bu saygısızlık, edepsiz …

Devamı

Kur’an bilgisi öne geçirir…

Yaratmada Allah’ı kabul etmek kişinin Müslüman olması için yeterli değildir. “Yaratma ve emretmenin”[1] arası açılır, birincisi Allah’a verilirken emretme bir başkasına veya kurumlara verilirse bu davranış gerçek şirktir. Kur’an-ı Kerim, bize koyu müşriklerin bile Allah’ı yaratıcı ilah olarak kabul ettiklerini şu ayette haber vermektedir: “De ki: ‘Göklerden ve yerden sizlere rızık …

Devamı

Tasavvuf ve tarikatların doğuşu

Cibril hadisinde de ifade edildiği gibi, yüce dinimizin itikat ve amelin yanında bir de ahlaki ve tezkiye boyutu mevcuttur. Hicri II. asırdan sonra ilimlerin birbirinden ayrışması ve bağımsız hale gelmeleri sürecinde; İman meseleleriyle ilgili konular İtikat ve Kelam uleması tarafından “İtikat” adıyla, amelle ilgili meseleler fakihler tarafından “Fıkıh” adıyla tedvin …

Devamı

Farklı boyutlarıyla zulüm kavramı…

Klasik dil bilginlerimiz zulmü şöyle tanımlamışlardır: Bir şeyin zatında eksiltme veya ziyadeleştirme yaparak, vaktini ve zamanını değiştirerek kendisi için tahsis edilen yerin dışına koymaktır. Zulüm, kişinin kendine, diğer insanlara ve Allah Teâlâ’ya yaptığı zulüm olmak üzere üç çeşittir. En büyük zulüm insanın Allah’a şirk koşmasıdır.[1] Lokman Suresi’ndeki; “Şirk en büyük …

Devamı

Dikkat edin hidayetiniz kararmasın!

Dünyevi çıkarlar için ne iman ne de ibadet edilir. İnsanın Allah Teâlâ ile her an irtibat hâlinde olması çok önemlidir. Zira insan ile Allah Teâlâ arasındaki irtibat Allah tarafından kesilirse hidayet kararması olur ve insan zayıf hâliyle baş başa kalır; ilahi lütuflardan mahrum olur. Şayet irtibatı insan kesecek olursa, yaşayacağı …

Devamı

Hayat zikirle anlam kazanır…

Günah kavramıyla ilgili Kur’an’da yetmişten fazla kelime kullanılmıştır. Hadislerde de farklı ifade biçimleri mevcuttur. Kullanılan farklı kelimeler ve kavramlar günahın derecelerini haber vermektedir. Peygamber Efendimiz sallellahu aleyhi ve sellem, günahı değişik şekillerde tanımlamıştır. Bu tanımlardan birinde fıtrat temizliğini öne almış ve şöyle buyurmuştur: “Günah vicdanının/fıtratının kabul etmeyip içinin yatışmadığı şeydir …

Devamı