İrfan Mektebi

Bu bölümde sevdirici, mjdeleyici üslupla yazılan tatlı İslami içerikli yazılara yer verilmektedir.

Dediler tayinin çıkmış hocam…

Sene 1982… Boyabat İmam-Hatip Lisesi’nden mezun oldum. 1982 Eylül ayında Diyanet’te görev almak için imtihana girdim ve hamdolsun kazandım. Ekim ayında Sinop Müftülüğü emrine tayinimiz geldi. Sinop’a çağrıldık. O zaman Sinop müftümüz rahmetli Zübeyir Koç Hoca’mdı. Herkes tarafından sevilen sayılan müftümüzü bize biraz sert diye tanıtmışlardı. Görev alacak benim gibi …

Devamı

Sofralar misafir, gönüllerde misafir vardı

Nerede o eski güzellikler? Eskiden insanların gönülleri muhabbetle, sofraları misafirle, arzuları hizmetle doluydu. Bizim küçüklüğümüzde evler iki odalı, çok küçük ve geneli de ahşap olurdu. Çatı diye bir şey yoktu, yağmur yağınca genelde evlerin içine sular damlardı. Oturduğumuz evlerde su bulunmazdı; anne-babalar köyün cümle çeşmesinden getirirlerdi. Tenekeye musluk takıp onu …

Devamı

Okul müdürümüz iyi bir örnekti…

1973 Yılında, Tavşanlı Atatürk Lisesi’nin ortaokuluna başladım. Üç yıllık ortaokul hayatımda Okul Müdürümüz Arslan Ergüç Bey’in verdiği derslerin bazıları hala hatırımdadır. Müdürümüzün o zamanki yaptıklarını şimdi bir eğitimci olarak daha iyi anlıyorum. Müdürümüz pazartesi ve cuma günkü İstiklal Marşı törenlerinde, törenden önce öğrencileri sıkmayacak şekilde birkaç dakikalık konuşmalar yapardı. Konuşmaların …

Devamı

Zindanda da sarayda da muhsinlerdendi

Yusuf suresini okurken aynı ayetin iki farklı yerde tekrar edildiğini gördüm; bu da benim dikkatimi celbetti. Bu ayetlerde Hazreti Yusuf aleyhis selam’a hitab ediliyordu. İşin ilginç tarafı bu hitaplar vaki olduğunda Hazreti Yusuf iki farklı konumda idi. Birincisinde zindanda bir mahkûm, ikincisinde ise Mısır’ın azizi idi. Hazreti Yusuf  küçük bir …

Devamı

Eriklerin üstüne işeyen çoban

Efendim bu hikayeyi ilk defa baba dostu hattat Enver amcadan dinlemiştim. Hikaye şöyle: Çobanın birisi koyunlarıyla kıra bayıra açılıyor. Yanındaki erzak kuvvetli. Hava çok sıcak ve güneş yakıcı. Bir ağacın gölgesine sığınıyor ve Allah ne verdiyse bohçasındaki nevaleyi tüketiyor. En son bohçadan bir avuç erik çıkıyor. İştahla erikten bir tane …

Devamı

Goca sıpam diye sevdiğim bir öğrencim vardı

Yine yine yeniden bir dahi aşk ile… Hem dünyalık maişetini kazanıp hem de hesapsız, riyasız sevebilen çocuklarla uğraşmak işlerin en güzeli olsa gerek. Aklımda kalan bazı güzellikleri yazayım ki meramımı daha iyi anlatmış olayım. Bir öğrencime 100 den “geri geri” say demiştim de yavrucuk sırtını sınıfa dönmüştü… “Sınavda 41. sayfaya …

Devamı

İnsanın dünya imtihanı

Mevlana Celaleddin-i Rumî; “Dinle neyden” diye başlar Mesnevi’sine. Bağrı yanık, içi oyuk Ney’in ne söylediğini anlayabilenler “şikâyet” nedir bilmezler. Şikâyet etmek velilerin ahlakı değildir. “Beni bir dağda buldular,/ Kolum kanadım yoldular,/ Dolaba layık gördüler,/ Derdim vardır inlerim” diyen Yunus Emre’yi de yanlış anlamamak gerekir. Burada dolaptan yani değirmenin suyunu döndüren …

Devamı

Bu fırsatı kaçırmayın!

Yaşadığımız hayatta insanlar içerisinde her kime bakarsanız bakın o insanda iki şeyi, yani makam sahibi olmayı ve ebedi yaşama arzusunu görürsünüz. Dünyanın geçici olduğunu fakat ebedi hayat olan ahiret için ne lazımsa bu kısa ömürde yapıldığını anlayarak kendilerini tanıyanlar ve ellerinde olanların emanet olduğunu bilenler, içlerindeki bu duyguları bastırarak yaşamaya …

Devamı

Bedavadan aldığım nefeslere ağlıyorum

“Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi” Kanuni Sultan Süleyman ne güzel demiş. Çin’de çıkıp dünyayı sarsan bir virüs… Hep adını duyuyorduk ama bir gün bize de gelir mi bilemiyorduk. 2020 senesinde bize de uğradı bu misafir. İbret olsun diye o günleri şöyle bir hatırlatmak istiyorum. Önce gribe yakalandık sandık. …

Devamı