Etiket Arşivi: din kültürü

Ey anneler babalar adil olun

Yüce Allah mutlak adildir ve hikmet sahibidir her türlü noksandan münezzehtir. Böyle iman ederiz. Adaletinin gereği şeriatında her şeyi yerli yerine koymuş, hükümlerini beyan etmiştir. Yaratmasında ve emretmesinde zerre kadar boşluk yoktur. Bu söylediklerimiz makro âlem için de mikro âlem için de geçerlidir. Evren için koymuş olduğu yasalar ne kadar …

Devamı

Müslümanları sevmeyende hayır yoktur

Hazreti Muhammed sallellahu aleyhi ve sellem’in getirdiği şeriata iman eden ve hayatlarına İslâm ile anlam veren Müslümanlar bir ümmettirler. Bu ümmet, Peygamber Efendimiz’in temsili ile hayatı anlamlandırdıkları için vahiyle nitelik kazanan seçkin insanlardır. Her birinin tek başlarına da olsa hakikate sarılma ve hakikatten ödün vermeme istidatları vardır. Bu seçkin ümmetin …

Devamı

Sakallı kardeş şöyle öne buyur!

1901 yılında doğan Hacı Şaban Efendi (v. 15 Eylül 1992) Bayburt’un yetiştirdiği en önemli maneviyat büyüklerindendir. İslam’ı tavizsiz yaşaması ve sünnet-i seniyeyi harfiyen tatbik etmesiyle bilinen Hacı Şaban Efendi, tanıyanların anlattıklarına göre çok heybetli bir zattır. Gözlerine bakmaya bile cesaret edemeyen müritleri, onun o heybetli görüntüsünün ardında çok merhametli bir …

Devamı

Eyvah! Çocuğum okula gitmek istemiyor!

Bugün eğitimle uğraşan ilim adamlarının çözmeye çalıştıkları sorunlardan birisi de ilkokula başlamak üzere olan çocukların okula alışması problemidir. Bazı aileler çocuklarından “ben okula gitmeyeceğim” sözünü duymaktadır. Çocuğun dünyası saf ve temizdir; sıraya girmeyi, kurallarla karşılaşmayı, ruhsuz koridorlarda dolaşmayı, soğuk sıralarda oturmayı bir anda kabul etmeyebilir. Bu problemi en gerçekçi bir …

Devamı

Yaralı kuş ve Hazreti Süleyman kıssası

Bir gün yaralı bir kuş Hazreti Süleyman aleyhis selam’a gelerek, kanadını bir dervişin kırdığını söyler. Hazreti Süleyman, dervişi hemen huzuruna çağırtır. Ve ona sorar; “Bu kuş senden şikâyetçi, neden kanadını kırdın?” Derviş kendini savunur; “Sultanım, ben bu kuşu avlamak istedim. Önce kaçmadı, yanına kadar gittim, yine kaçmadı. Ben de bana …

Devamı

Gazali’ye göre çocuk terbiyesi…

Bilmiş ol ki; çocukların riyâzet yolu, üzerinde ehemmiyetle durulması gereken işlerden biridir. Çocuk, anne ve babanın yanında ilâhî bir emânettir. Onun kalbi sâfî bir cevherdir. Her türlü nakış ye suretten boş, nakşedilen her şeyi kabule müstaîd, kendisine müteveccih, her şeye meyl eder vaziyettedir. Kendisine iyilik telkin edilir ve iyi işler …

Devamı

Peygamber Efendimizin çocuk sevgisi

Hicretin 8. senesinde Peygamber Efendimiz’in hanımı Hazreti Mariye‘den oğlu İbrahim dünyaya geldi. Ona atasının adını koydu. Oğlu İbrahim’in ölümüne ağlamış ve bunun sebebini şöyle açıklamıştır: “Bu bir merhamet göstergesidir. Gözümüz yaşarır, gönlümüz mahzun olur. Ama asla Rabbimizi razı etmeyecek söz söylemeyiz. Ey İbrahim, senin ayrılığın gerçekten bizleri mahzun etti.”(1) Torunları …

Devamı

Sami Efendi nikahta altın yüzük görünce…

Mahmud Sâmi Ramazanoğlu hazretleri 1953 senesinde İstanbul’a geldiklerinde Tahtakale semtinde bir dostu, kendi müessesesinde muhasebe defteri tutmasını ricâ edince Sâmi Efendi önce bu iş yerinin defterlerini inceleyip alış verişin fâizsiz ve helal yoldan yapılıp yapılmadığını araştırmış, gereken ikazları yaptıktan sonra bu vazifeyi kabul etmiştir. Şöyle dediği nakledilir: “İstikâmet, farz-ı dâimdir. …

Devamı

Mahmud Efendi’nin anne babalardan ricası!

Son devrin İslam alimlerinden Mahmud Ustaosmanoğlu Efendi’nin; “Bir tek nefesiniz kalsa okuyun derim” diyerek anne babalara okumalarını tavsiye ettiği yazıdır: Sonsuz zenginlik istemez misiniz? Anneciğim ve babacığım bana dinimi öğretin, amel defteriniz kapanmasın. Küfür yakışmaz benim ağzıma, Kur’an gerekir bu günahsız masuma. Ben size Allah celle celaluh’ün büyük bir nimetiyim. …

Devamı

Nimetin kadrini bilenlerden eyle bizi!

Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı’nın Afrika sorumlularından değerli bir ağabeyimiz birkaç yıl önce slayt eşliğinde güzel bir sunum yapmıştı. Afrika köylerindeki gündelik hayatı, oralardaki yaşantıları o kadar tatlı bir üslupla anlatıyordu ki adeta bizi alıp Afrika’ya götürüyor, bir müddet oralarda gezdirip sonra geri getiriyordu. Açlık ve sefalet manzaralarını anlatırken ise dayanamayıp …

Devamı