Kıssa Havuzu

Gözden geçirilmiş eğitici kıssalar, ibret veren hikayeler özenle seçilerek Kıssa Havuzumuzda derlenmektedir.

Gerçek bir dostluk hikayesi…

Bu güzel hikaye bize fani dünyada paylarına yalnızlık düşen iki güzel varlığın dostluğunu anlatıyor. Bize gerçek dostluğu öğretiyor. Ne dersiniz? Biz de bu küçük kuş gibi dostlarımıza böyle gönülden bağlı kalabilir miyiz? Veya onlara böylesine kıymet verebilir miyiz? Allah cümlemize gerçek dostlukları yaşamayı ve idrak edebilmeyi nasip eylesin. Besim Hoca'ya da rahmet olsun. 

Devamı

Peygamberimizin anlattığı ilginç kıssa…

Nereye giderken ölmek istersiniz? Melekler bizim de mesafemizi ölçtüğünde acaba biz nereye yakın olacağız? Buhari ve Müslim’de geçen Peygamber Efendimiz sallellahu aleyhi ve sellem’in anlattığı meşhur kıssa şöyledir: “Vaktiyle doksan dokuz kişiyi öldürmüş bir adam vardı. Bu zât yeryüzünde en büyük âlimin kim olduğunu soruşturdu. Ona bir râhibi gösterdiler. Bu …

Devamı

Tolstoy’un kral ve münzevi hikayesi

Bir zamanlar bir kralın aklına şöyle bir düşünce geldi: “Eğer bir işe ne zaman başlayacağımı, kimi dinleyeceğimi ve yapmam gereken en önemli şeyin ne olduğunu bilseydim, girdiğim her işi başarırdım.” Aklına böyle bir fikir düşünce, krallığın dört bir yanına, kim kendisine her iş için en uygun vakti, bu iş için en …

Devamı

Dört mum hikayesi

Sessiz bir odanın içinde dört mum yavaş yavaş yanıyordu. Oda biraz rüzgarlı olduğu için mumlar titriyor ve sönecekmiş gibi oluyordu. Mumlar kendi aralarında konuşmaya başladılar: Birinci mum; “Benim adım Barış. Ama kimse benim yanık kalmama yardımcı olmuyor. Kaybolmam için çok çaba harcanıyor. Benim adımla büyük kötülükler yapılıyor. Kavgalar, savaşlar çıkarılıyor. …

Devamı

Bu da geçer hikayesi…

Derviş’in biri zahmetli bir yolculuktan sonra bir köye varır. Köyde gördüğü herkesten kendisine yiyecek ve kalabilecek bir yer vermelerini ister. Köylüler durumlarının olmadığını söyler ve onu köyün zengini olan Şakir’e yönlendirirler. Derviş yola çıkar ve yolda birkaç köylüye daha rastlar. Onlardan köyün ikinci en zenginin de Haddad isimli birisin olduğunu …

Devamı

Mesnevi’den dört Hintli hikayesi

İnsanların birçoğu kendi kusur ve kabahatlerine odaklanmak yerine, başkalarının hatalarına dikkat kesilirler. Kendi yaptıkları büyük hataları görmez, başkalarının yaptıkları küçük hatları hemen fark ederler. Bu tür insanlar namaza dursa bile tadil-i erkan ve huşu ile namaz kılacaklarına, başkalarının hareketlerine gözlerini iliştirir, başkalarının namazdaki hatalarına dikkat kesilirler. Gözlerini kendi dışındaki kimselerin kusurlarına diktikleri için kendi kusurlarını görecek bir basirete sahip olamazlar. Etrafa bu derece ilgi göstermeyi bırakıp, biraz da kendimize bakmalıyız.

Devamı

Ekmeğin hayırlısını isteyen hamal kıssası

Rızkını sırtında ağır yük taşıyarak kazanan hamalın biri namazlarında dâima: “Yâ Rabbi, bana ne vereceksen hayırlısını ver, bir ekmek de olsa hayırlısından ihsan eyle” diye dua ediyormuş. Adamın hep aynı duayı tekrarlaması, yanındakilerin dikkatini çekmiş. Nihayet biri, bir gün sormadan edememiş: “Kardeşim, sen her namazdan sonra duada; ‘Yâ Rabbi, bana …

Devamı

Süte su katan kadın

Bir gece vaktiydi. Hazreti Ömer radıyellahu anh, her zaman olduğu üzere Medîne sokaklarını gezmekteydi ki, ansızın durakladı. Önünden geçmekte olduğu evden dışarıya kadar taşan bir tartışma sesi dikkatini çekmişti. Bir ana, kızına: “- Kızım, yarın satacağımız süte biraz su karıştır!” demekteydi. Kız ise: “- Anacığım, halîfe süte su karıştırılmasını yasak …

Devamı

Aslan, tilki ve eşek hikayesi

Dağların kıralı aslan bir gün kendi kendine şöyle bir karar alır; “Bugüne kadar hep ben avladım, yakaladım, yedim. Önce ben kendi karnımı doyurdum, sonra diğer hayvanlar da benden arta kalanlarla doydular. Bundan sonra avlayacağım hayvanlar yuvama kadar gelmedikçe onları avlanmayacağım.” Aslan, yuvasında bir gün bekler gelen yok, iki gün gelen …

Devamı

Usta ile çırak kıssası

İnsanlar manen olgunlaştıkça hayata bakışları zamanla değişir. Her olaya tefekkür gözüyle bakmaya başlarlar. Başlarına gelen her olayın Rabbimizden geldiğini tefekkür ederler. İnsan manevi bir olgunluğa kavuşmak için bunun vesilelerini aramalı ve bu konuda bir çaba içerisinde olmalıdır. Bir bakır kabı parlatmak için bile bir kalay ustasına ihtiyaç varken, gönlümüzün cilası için bir gönül ustasına ihtiyaç olmaz mı?

Devamı