Etiket Arşivi: Din Kültürü Atölyesi

Emin Saraç Hoca’nın ağlatan hatırası

Emin Saraç Hocaefendi’yi Tokat’ın Erbaa ilçesindeki köyünde ziyarete gitmiştim. Kendisi ile orada bir müddet sohbet ettik. Hocaefendi’nin babası da dedesi de Osmanlı meşayihinden, ulemasından olan kimseler… Bana onların ders yaptıkları yerleri gösterdi. Ziyaretimiz bittikten sonra ayrılacağımız vakit, arabamızın köyden ayrılacağı yer olan Şose’ye kadar bizi uğurladı. Bize o esnada kendisinin bu …

Devamı

Nimetin kadrini bilenlerden eyle bizi!

Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı’nın Afrika sorumlularından değerli bir ağabeyimiz birkaç yıl önce slayt eşliğinde güzel bir sunum yapmıştı. Afrika köylerindeki gündelik hayatı, oralardaki yaşantıları o kadar tatlı bir üslupla anlatıyordu ki adeta bizi alıp Afrika’ya götürüyor, bir müddet oralarda gezdirip sonra geri getiriyordu. Açlık ve sefalet manzaralarını anlatırken ise dayanamayıp …

Devamı

Mehmet Görmez hocadan annelere çağrı

Bunu evde erkekler zor gerçekleştirir, kusura bakmasınlar. Bunu evde gerçekleştirecek olanlar hanımefendiler. Haftada bir gün yarım saat, bir saat, nasıl günde birkaç defa yemek sofrasının etrafında bir araya geliyorsak; evdeki hanımefendiler önce kitabı temin edecek, ondan sonra da, hanımefendi disiplini kuracak ve haftanın belli bir gününde bizim bir okuma saatimiz …

Devamı

Kur’an İslam’ı söylemi masum değil…

“Kur’ân bize yeter” söylemi… ‘Kur’ân Müslümanlığı’ der bazıları. Dilimiz de o kadar bozuldu ki! Kur’ân-ı Kerim kendisi için “Mecîd”, “Hakîm” gibi sıfatlar kullanıyor. Tefsir hocalarımız bile “Kur’ân” diyor, “Kur’ân-ı Kerîm” kelimesini kullanmıyor. Bir tefsir hocasının 8 sayfalık bir yazısını okudum bir kez bile “Kur’ân-ı Kerîm” kelimesi geçmiyor. Bu saygısızlık, edepsiz …

Devamı

İmam-ı Azam’ın meşhur nüktesi

Mizah, bir cemiyetin gerçeklikle yüzleşme tarzının aynası, kültürle edebiyatın kesiştiği kavşaktır. Edebiyattan kültüre değişen, mizahın tonları, türleridir. Daha ziyade edebiyata özgü latife, nükte veya espri, her zaman ve zeminde yapılan zekâ ürünü estetik şaka demektir. Latife latif gerek Eskiler, “Latife latif gerek” sözüyle, şakanın galiz değil, edeb ve zekânın terkibi …

Devamı

Parayla arası iyi olmayan alim: Arabkendî

Mardin, Kızıltepe‘nin Ali Paşa Köyü’nde doğdum. Köyümüz on iki köyden oluşan Ğurs mıntıkasındadır. Ali Paşa bizim dedemizdir ve o köyün kurucusudur. Köyü o kurduğu için onun adıyla anılmıştır. Çocukluk dönemim orada geçti. Dini ilimler ile olan irtibatım çok küçük yaşlarda başladı. İlk İslâmî eğitimimi, Kur’ân-ı Kerim’i ve ibtida seviyesindeki dersleri …

Devamı

Bayram gününün sünnetleri

Konuyla ilgili hadis-i şeriflerde bildirildiğine göre Efendimiz aleyhis selatü ve selam’ın bayram günlerinde uyguladığı sünnetlerden bazıları şunlardır: Bayram gecesi kalkıp gece ibadeti yapmak.Sabah erken kalkmak.Gusul abdesti almak.Dişeri temizlemek, misvak kullanmak.Mevcut olan en güzel ve en temiz elbiseleri giyinmek.Caiz olan güzel kokulardan sürünmek.Kurban bayramı günü kurban etinden aile ile birlikte yemek.Kurban …

Devamı

Gazali’ye göre çocuk terbiyesi…

Bilmiş ol ki; çocukların riyâzet yolu, üzerinde ehemmiyetle durulması gereken işlerden biridir. Çocuk, anne ve babanın yanında ilâhî bir emânettir. Onun kalbi sâfî bir cevherdir. Her türlü nakış ye suretten boş, nakşedilen her şeyi kabule müstaîd, kendisine müteveccih, her şeye meyl eder vaziyettedir. Kendisine iyilik telkin edilir ve iyi işler …

Devamı

Sözünde durmayı Eğinli Hafız’dan öğrenin!

Şeyhu’l-kurrâ Eğinli Hacı Hâfız Hasan Hoca verdiği sözde ne pahasına olursa olsun duran bir insandı. Bir keresinde bir Kur’an merasimine davet olunmuş. Bir genç hafızın “Aşere takrib” icazeti merasimiymiş. Hocaefendi, Şeyhu’l-kurrâ olarak merasimi idare edecek, duasını yapacak… Geleceğine dair söz vermiş. O gece sabaha karşı, Hocaefendinin altı yaşındaki küçük oğlu …

Devamı

Çocuğumun başarısını nasıl arttırabilirim?

Çok değil, yaklaşık elli yıl öncesi, anne babaların görevi; basitçe, çocuğu okul için hazırlamak, onu okula götürmek, devamlarını kontrol etmek ve ödevlerin düzenli olarak yapılmasını sağlamaktı. Öğretmenlerin görevi de öğrenciye bilgiyi sunmak ve alıştırmalarda onlara yardımcı olmaktı. Bunlar artık yeterli görünmüyor. Bunun belli başlı iki sebebi olduğunu söyleyebiliriz: Biri, öğrencilerde …

Devamı