Aydın Başar

Aydın Başar’ın Bütün Yazıları

Nimetin kadrini bilenlerden eyle bizi!

Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı’nın Afrika sorumlularından değerli bir ağabeyimiz birkaç yıl önce slayt eşliğinde güzel bir sunum yapmıştı. Afrika köylerindeki gündelik hayatı, oralardaki yaşantıları o kadar tatlı bir üslupla anlatıyordu ki adeta bizi alıp Afrika’ya götürüyor, bir müddet oralarda gezdirip sonra geri getiriyordu. Açlık ve sefalet manzaralarını anlatırken ise dayanamayıp …

Devamı

Üstad Mehmet Yalar’ı tanımanızı çok isterim

Prof. Dr. Mehmet Yalar Hocamız gönülden iletişim kurduğumuz, sohbetler ettiğimiz çok değerli bir isim. Onun hakkında ne zaman ki güzel bir cümle kursam, mahviyet ve mahcubiyet duyduğunu hissederim. Elmas kıymetinde bir utangaçlık haliyle mukabele eder ve “Allah ayağımızı kaydırmasın” veya “Allah utandırmasın” gibi bir temennide bulunur. “Ben oldum, piştim, tamam …

Devamı

Bayram bir gönül seferberliği…

Son Nefes, İmandan İhsana Tasavvuf ve Nebiler Silsilesi gibi onlarca kıymetli eseri ilim ve irfan dünyamıza kazandıran Osman Nuri Topbaş Hocaefendi 2011 yılının Ekim ayında İstanbul Gürpınar’da bir sünnet merasimine katılmıştı. Muhterem Hocamızın orada yapmış olduğu konuşmayı kaydettim ve yazıya aktardım. İstifadenize arz ediyorum efendim. Nesli eğitmenin en önemli vazifemiz …

Devamı

Zaralı Abdulmuttalib Gökçe Efendi

“Beni kimsecikler okşamaz madem, Öp beni alnımdan sen öp seccadem.” Necip Fazıl Kısakürek Bir zamanlar Zara’da nurlu mu nurlu, mübarek mi mübarek, derin mi derin, masum mu masum bir Gökçe Sultan yaşarmış. Her haliyle edep timsali, vakar abidesiymiş. Tarihteki tasavvuf büyükleri gibi, İslam’ın izzeti için çalışan devlet adamlarına dua ve …

Devamı

WhatsApp’ta mesajlaşma adabı

Değerli bir yazarımıza Peygamberimizin Sünnetine dair bir yazı linki gönderdiğimde; “Aydın kardeşim selam vermek de bir Sünnet değil mi” dedi. Onun bu cevabı mesajlaşma adabını bilmediğimi fark etmeme sebep oldu. O günden beridir, mesaj atarken selamlaşma ve “iyi günler, hayırlı günler, nasılsınız iyi misiniz vs” gibi nezaket ifadeleri kullanmaya dikkat …

Devamı

Gerçek bir dostluk hikayesi…

Bu güzel hikaye bize fani dünyada paylarına yalnızlık düşen iki güzel varlığın dostluğunu anlatıyor. Bize gerçek dostluğu öğretiyor. Ne dersiniz? Biz de bu küçük kuş gibi dostlarımıza böyle gönülden bağlı kalabilir miyiz? Veya onlara böylesine kıymet verebilir miyiz? Allah cümlemize gerçek dostlukları yaşamayı ve idrak edebilmeyi nasip eylesin. Besim Hoca'ya da rahmet olsun. 

Devamı

Yahyalılı İpek Hoca

İçim içime sığmıyor; sizlere Yahyalılı İpek Hoca’dan bahsedeceğim için. Bunun heyecanı içerisindeyim. Şayet Allah’ın lütfu olmasaydı fakir gibi bir günahkârın, böylesi pak bir zattan bahsetmesi uygun olmazdı. Lakin bu iş gönlümüze düştü de kalemimiz de bundan cesaret aldı.

Devamı

Cizre’ye Düştü Yolum

İlahiyat fakültesini uzatmalı olarak bitirmiş ve bir yıl kadar da boşta beklemiştim. O dönemde Sivas’ta çok sevdiğim Ulu Camii’nin yakınlarında dini kitap, hac malzemeleri ve ıtriyat satan bir kırtasiye açmak için dükkân bakıyordum. “Bakıyordum” dediysem yani kendi kendime bakıyordum… Okuldan mezun olmuşum, işim gücüm yok ve bizimkilerin de; “Sana bir …

Devamı

Somuncu Baba’nın huzurunda

On dördüncü yüzyılda Ankara’nın Çubuk Çayı kenarındaki Solfasol köyünde doğan Hacı Bayram-ı Veli, talebelik döneminin ardından medrese hocası olarak meslek hayatına başladı. Ankara’daki Kara Medrese’de, bir rivayete göre de Bursa’daki Yeşil Medrese’de müderrislik yaptı. İlmi metotlarıyla tanınan ünlü bir âlim oldu. Şöhreti Anadolu’da günden güne yayıldı. Şöhretini duyanlar arasında, dönemin …

Devamı

Ay parçası Erbakan hocamız

“Yarın elbet bizim, elbet bizimdir!  Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir!”                    Necip Fazıl Kısakürek Bu bir dertli bakıştı. Bir gayeye, bir davaya baş koymanın resmiydi. Bağrı yanıklığın, adanmışlığın simgesiydi. Işık gibi parlayan yüzüyle, birçok kez öpmekle şerefyap olduğum nurlu elleriyle tam bir ay parçasıydı. Şimdi yaşasaydı da o elleri öpsem, …

Devamı