Aydın Başar

Yazarımız Aydın Başar’ın yazı arşividir

Hazreti Âdem’in vahiy tahsili

Hazreti Âdem ve Hazreti Havva yasak ağaca dokununca ceza olarak dünyaya gönderildiler. Yüce Allah celle celaluh onlara “inin” buyurduğuna göre demek ki dünya “aşağı” bir konumda idi. Daha sonra dünya hayatında kulluğun gereklerini yerine getirerek bulundukları bu aşağı konumdan kurtuldular ve tekrar ahsen-i takvime yükseldiler. Kur’an’da anlatılan bu süreç “iniş”in …

Devamı

İskenderpaşa’da bir irfan sofrası

İskenderpaşa Camii bir döneme damgasını vuran önemli şahsiyetlerin ilmen, fikren ve kalben yetiştikleri çok önemli bir mekân hüviyeti taşımaktadır. Rahmetli Mehmed Zahid Kotku ve Mahmud Esad Coşan Hocaefendiler dönemlerinde, bu güzel mabet adeta bir ilim ve irfan mektebi olmuştur. Onların sohbetleri sahih İslam çizgisinin aktarılması noktasında ümmete büyük katkılar sunmuştur. …

Devamı

Rabbin doğruluk ölçütü

Aklını, heva ve hevesinin esiri konumuna düşüren modern insanın, nereye sürüklendiğinin farkında olmayan bu hali bize Yunus Emre’nin “Bu akl-ı fikr ile Mevla bulunmaz” dizesini hatırlatıyor. Doğrularını vahiyden almak yerine çevre şartlarından ve konjonktürden etkilenerek kendisi üretmeyi tercih eden modern insan, aklını Mevla’yı bulmada bir araç olmaktan çıkartarak bir put …

Devamı

Aziz Millet…

Anadolu’nun hangi köşesine giderseniz gidin, sade ve seviyeli yaşam tarzlarıyla, güzel huylarıyla, kanaatkârlıklarıyla, hatır gönül dinlemeleriyle, vefalarıyla, vatana millete bağlılıklarıyla, bayrağa, ezana, İstiklâl Marşı’mıza saygılarıyla ve daha birçok faziletleri ile temeyyüz etmiş çok güzel insanlar görürsünüz. Tarih boyunca Anadolu insanın faziletlerine dair âlimler, arifler, mütefekkirler ve yazarlar nice müstesna tablolar …

Devamı

15 Temmuz İman Zaferi

Bir 15 Temmuz gecesi hainler tuzaklarını kurmuş, ülkemizin ve insanlarımızın geleceğine acımasızca kast etmişlerdi. Vatanımız için sınırlarımızda nöbet bekleyen, ülkemizi düşmanlara karşı koruyan, teröristlerle savaşan ve bayrağımızı asla yere indirmeyen o çok sevdiğimiz kahraman askerlerimizin arasına sızan bir avuç soysuz, inanılmaz bir kıyıma kalkışmıştı. O gece televizyondaki acı manzaraları seyrederken; …

Devamı

İman ve küfür ayrımı

İman ve küfür kavramları birbirlerinden kesin çizgilerle ayrılmış kavramlardır. İçerisinde küfür izleri taşıyan bir imanın, Yüce Allah tarafından kabul görmeyeceği muhakkaktır. Zira Nisa Suresi 150 ve 151. ayetlerde gerçek kâfirlerin küfür ile iman arasında bir yol tutanlar olduğu açıkça bildirilmiştir. Şu durumda müminler için, iman ve küfür kavramlarının doğru algılanması …

Devamı

Anneannemin huzurunda…

Umre dönüşü anneannem havaalanında bizi beklerken oradaki banklara uzanmış öylece uyuya kalmıştı. Uyurken seyrettiğim nurlu çehresi sanki o mübarek beldelerin tüm güzelliklerini yansıtıyordu. Miraca çıkmış Cennet‘i Cehennem‘i görmüş de gelmiş gibiydi. Yüz ifadesi söz ile anlatılamayacak hakikatlerin tercümanıydı. İnsan ancak o topraklara yüzünü sürerek böylesine güzelleşebilirdi. Ben havaalanına gidene kadar kalabalık toplu …

Devamı

Şükürlü sofralar için yemek duası

Çocuk eğitiminde yemek duasının ayrı bir önemi vardır. Yemek duası çocukların dini hayata aktarabilecekleri pratik bir alan ortaya koymaktadır. Dinin hayatın içinde olduğunu gösteren çok kolay ve pratik bir uygulamadır. Din teoriler bütünü olmayıp hayatın içinde olan bir olgu olduğundan işe hayatın tam ortasından başlamamız gerektiğini düşünüyoruz. Günümüzde maalesef yemek duasının …

Devamı

Nesillerin ihyası için Mescid Mekteb birlikteliği

Müminlerin ibadet ederken Mescid-i Haram’a yönelmeleri ve senenin belli günlerinde orada buluşmaları, o noktanın müminler açısından bir merkez noktası olduğunu ortaya koymaktadır. Dolayısıyla “mescid merkezli hayat” düşüncesinin temelinde “sünnetullah” olgusu yatmaktadır. “Sünnet” kelimesinin “hikmet” anlamına da geldiğini düşündüğümüzde -Ki İmam-ı Şafii hazretleri böyle söyler- bunun aynı zamanda hikmetullah olduğunu da …

Devamı

Fıkıh usûlüne dönüş…

“Ümmet” olduğumuzu ifade ediyoruz ama kullandığımız kavramlar ümmet olma şuuruyla bağdaşmıyor. Kur’an ve Sünnet’ten süzülerek gelen ve tarihi birtakım tecrübeler sonucu teşekkül eden ümmetin ortak dilini, ümmetin kavramlarını ve ümmetin ıstılahını kullanmak yerine, kimimiz bazı entelektüel hevesler yüzünden, kimimiz de bir çeşit aşağılık kompleksiyle Müslümanların algı dünyasını çatallaştıran, ayrıştıran birtakım …

Devamı