Hatıra Arşivi

Alimler, arifler, hocalar ve kalem erbabının erdemlere ve faziletlere dair anılarını derliyoruz.

Çin Müslümanları neden takkeli?

Merhum Üstad Mehmed Şevket Eygi Bey ile bir yatsı vakti beraber bir kaç saat geçirme imkanı bulmuştum. Kendisi ile rahat görüşebilen birisi değildim… Ancak bu görüşmeyi Yüce Allah’ın fakire bir ikramı olarak değerlendirebilirsiniz. Sultan Ahmed’te yatsı ezanı okunuyordu. Beraber tarihî bir camiye doğru yürüdük. Yolda birdenbire durdu ve – Senin takken var …

Devamı

Erbakan hocayı ağlatan telefon…

Bosna’daki bazı fabrikaların savaşta kullanılabilecek roketler üreten fabrikalara dönüşmesinde Erbakan Hoca‘nın birtakım katkıları söz konusu olmuştu. Bu katkılardan biri de Saray Bosna yakınlarındaki bir Mercedes yedek parça fabrikasının roket fabrikasına dönüştürülmesiydi. 95 yılının başında Nato Yugoslavya’da uçuşa yasak bir saha ilan etmişti. Fakat birara Sırplar bu uçuş yasağını dinlemediler. O …

Devamı

Musa Efendi takke takmayı teşvik ederdi

Bazı yaz Ramazanlarında ve Kadir Gecelerinde teravih namazı için Sultanahmet Camii’ne giderdik ve genellikle caminin bahçesinde otururduk. Musa Efendi oraya dahi bir hazırlıkla giderdi. Gençlerin pek takke giyme alışkanlıkları yok diye, bakarsınız Medine-i Münevvere’den gelmiş bembeyaz takkeler ve güzel kokularla dolu bir poşeti bize verir, tam namaza kalkılacağı zaman biz …

Devamı

Halil Günenç hocanın şaşırtan hafızası

1970’li yıllardı, Diyanet İşleri Başkanı Lütfi Doğan bir program için Urfa’ya gelecektir. O tarihlerde Urfa’da havaalanı olmadığı için uçakla Diyarbakır’a gelip oradan kara yoluyla Urfa’ya geçmek ister. Urfa Müftüsü Halil Günenç Diyanet İşleri Başkanını karşılamak üzere Diyarbakır’a gelir. Başkanı karşılayacaklar içerisinde Diyarbakır Müftüsü Salih Tanrıverdi Hoca da vardır. Salih Hoca …

Devamı

Konuşacak hâlim yok, susuyorum…

Bir zaman Gaziantep’e bir freze makinesi getirmiştim. Ayakkabı üretenler, ürettikleri ayakkabıları bize getirirler, biz bunların kenarlarını, topuklarını ve altlarını düzeltir, boyar tekrar veririz. Herkes getirdiği işin çok çabuk yapılmasını ister, biz de “şu saatte biter.” diyerek sıraya koyardık. Sistem böyle çalışırdı. O zamanlar bir oğlum vardı, ismi Mahmut. 17 aylıktı. …

Devamı

Hafız Aşıkkutlu’nun sakalları kısa diye…

Merhum Mehmet Rüştü Aşıkkutlu Hoceafendi, Haseki’de Kırâat dersi okuttuğu yıllarda bir gün Fatih’te İsmailağa Camii’ne, talebesi Muhterem Mahmud Efendi‘yi ziyarete gider. Şadırvanda rastladığı bir derviş, Hocaefendi’ye, sakalın fazileti ve nasıl olması gerektiğinden bahseder, sakalının kısa olması hasebiyle de onu azarlar. Hocaefendi bu cahil dervişe kızmak şöyle dursun onu tasdik eder …

Devamı

Celaleddin Hoca okulun yemeğini yememiş?

Seksenine merdiven dayamış olduğu halde İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü‘nde vefatına kadar ders verdi. Ona göre emeklilik dinlenmek değil, hizmete değişik bir biçimde devam etmekti. Derslerine daima ciddi bir biçimde hazırlık yapar, vakti en verimli bir biçimde değerlendirmek isterdi. Yeni bir öğretim yılıydı. Yine sıkı mesailerle hazırlanmış ders noktları… Fakat, o …

Devamı

Cumhurbaşkanına bakın hakkı nasıl söylemiş?

Cumhurbaşkanı seçilen Orgeneral Kenan Evren, darbe lideri olarak il il Türkiye’yi dolaşıp mitingler yapmakta ve özellikle İslam’da Kur’ân’da başörtüsü emrinin olmadığınıiddia etmektedir. Erzurum’da da aynı söylemi tekrarlar Evren… İşte o hengâmede, bir öğrencisinin düğünü vesilesiyle Yıldız Camii’nde konuşma yapan Ahmet Hocamız, “Başörtüsü Kur’ân’ın apaçık bir emridir. Siz, başörtüsü emri İslâm’da yoktur …

Devamı

Abdurrahman Gürses Hoca evini neden satmış?

Merhum Abdurrahman Gürses hocamızla 1978 yılında Haseki Eğitim Merkezi’nde tanışma şerefine nail olmuştum. Ben İkinci Dönem Müftü ve Vaizler İhtisas Kursuna kursiyer olarak gelmiştim, Gürses hocamız da aynı Eğitim Merkezinde Kıraat Bölümünde Hoca idi. Ben kursu bitirince orada öğretmen olarak bırakıldım, sonra 1992-1999 senelerinde müdür olarak görev yaptım. Kısaca kursiyer, …

Devamı

Hafız Aşıkkutlu rüyasında Kur’an okurdu

Merhum Mehmet Rüştü Aşıkkutlu Hocaefendi dersle ilgilenirken adeta dünyadan kopar, bütün dikkatini ilme verirdi. Gün boyu okutmakla meşgul olduğu Kur’an, gece rüyalarına da girerdi. Bazen onunla aynı odayı paylaşan Kamil Şenocak Hocaefendi, Üstad’ın Kur’an’la olan münasebetine dair şu hatırasını anlatır: Hocamız gündüz talim üzere okuttuğu ayetleri bazen rüyasında derste okuttuğu …

Devamı