Mehmet Sürmeli

Dr. Mehmet Sürmeli’nin Bütün Yazıları

Müslümanları sevmeyende hayır yoktur

Hazreti Muhammed sallellahu aleyhi ve sellem’in getirdiği şeriata iman eden ve hayatlarına İslâm ile anlam veren Müslümanlar bir ümmettirler. Bu ümmet, Peygamber Efendimiz’in temsili ile hayatı anlamlandırdıkları için vahiyle nitelik kazanan seçkin insanlardır. Her birinin tek başlarına da olsa hakikate sarılma ve hakikatten ödün vermeme istidatları vardır. Bu seçkin ümmetin …

Devamı

Siyer fıkhı ihmal edilirse ne olur?

Hazreti Muhammed sallellahu aleyhi ve sellem’in hayatı anlatılır veya yazılırken insanlar önce imana davet edilmeli veya anlatımın cazibesiyle insanlar hidayet bulmalıdır. Efendimizin risaletine ve sünnetinin/ hayat tarzının bağlayıcılığına iman edilmeden yapılan çalışmaların hepsi de bereketsizdir. Peygamber Efendimizin hayatını kronolojik olarak ezberledik. Doğumundan irtihaline kadar tarihlendirebiliriz. Hatta bazı seriyye ve gazvelerin …

Devamı

Kur’an bilgisi öne geçirir…

Yaratmada Allah’ı kabul etmek kişinin Müslüman olması için yeterli değildir. “Yaratma ve emretmenin”[1] arası açılır, birincisi Allah’a verilirken emretme bir başkasına veya kurumlara verilirse bu davranış gerçek şirktir. Kur’an-ı Kerim, bize koyu müşriklerin bile Allah’ı yaratıcı ilah olarak kabul ettiklerini şu ayette haber vermektedir: “De ki: ‘Göklerden ve yerden sizlere rızık …

Devamı

Peygamber Efendimizin tavsiye ettiği zikir

“Lâilâheillallah” kelime-i tevhidini çokça söylemek, zikrin efdalidir. Bu ulvi kelamın anlamını bilerek ve zihni tezkiye ederek söylemek her Müslümanın asli görevidir. Bilerek ve anlamına vakıf olarak tevhid zikrini okumayı Yüce Allah şu ayette emretmiştir: “O hâlde, bil ki Allah’tan başka ilah yoktur ve (hala vakit varken) kendi günahlarının ve öteki bütün …

Devamı

Farklı boyutlarıyla zulüm kavramı…

Klasik dil bilginlerimiz zulmü şöyle tanımlamışlardır: Bir şeyin zatında eksiltme veya ziyadeleştirme yaparak, vaktini ve zamanını değiştirerek kendisi için tahsis edilen yerin dışına koymaktır. Zulüm, kişinin kendine, diğer insanlara ve Allah Teâlâ’ya yaptığı zulüm olmak üzere üç çeşittir. En büyük zulüm insanın Allah’a şirk koşmasıdır.[1] Lokman Suresi’ndeki; “Şirk en büyük …

Devamı

Dikkat edin hidayetiniz kararmasın!

Dünyevi çıkarlar için ne iman ne de ibadet edilir. İnsanın Allah Teâlâ ile her an irtibat hâlinde olması çok önemlidir. Zira insan ile Allah Teâlâ arasındaki irtibat Allah tarafından kesilirse hidayet kararması olur ve insan zayıf hâliyle baş başa kalır; ilahi lütuflardan mahrum olur. Şayet irtibatı insan kesecek olursa, yaşayacağı …

Devamı

Hayat zikirle anlam kazanır…

Günah kavramıyla ilgili Kur’an’da yetmişten fazla kelime kullanılmıştır. Hadislerde de farklı ifade biçimleri mevcuttur. Kullanılan farklı kelimeler ve kavramlar günahın derecelerini haber vermektedir. Peygamber Efendimiz sallellahu aleyhi ve sellem, günahı değişik şekillerde tanımlamıştır. Bu tanımlardan birinde fıtrat temizliğini öne almış ve şöyle buyurmuştur: “Günah vicdanının/fıtratının kabul etmeyip içinin yatışmadığı şeydir …

Devamı

Çocukların çalıştırılması doğru mudur?

Çocukların nafakalarını sağlamak ebeveynlerin üzerlerine bir borçtur. Onların her türlü bakımı, beslenmesi, tahsili ve korunması anne-babanın sorumluluk alanına girmektedir. Şayet onlara gerekli itina gösterilmez ise helak olurlar. Neslin helaki ile meriyette olan siyasal yapının kimliği arasında doğru orantı vardır. Esas söylemek istediğimiz, velayet kâfirlerin ve münafıkların elinde olursa, ayette buyurulduğu …

Devamı

Tüm ilimlerin amacı İlahi kudreti tanıtmaktır…

Eğitim ve öğretimin tevhidî temellere dayandırılmaması çocuklarımızın istikbali açısından hayati önem taşımaktadır. Biz bu önermeyle burada genel bir eğitim öğretim projesi yapmak yerine, eğitim ve öğretimde tevhidin önemine kısaca atıfta bulunacağız. Tevhid; hayatın anlamlandırılmasında Allah Teâlâ’nın emirlerini mutlak manada hesaba katmak; O’nun isteklerine karşı her hangi bir olumsuz eylem ve …

Devamı

Murakabe bilinci…

Tasavvuf terminolojisinde murakabe, kötülüklerden kendini korumak için, kişinin nefsini kontrol altında bulundurmasıdır. Murakabe’nin, Allah Teâlâ’nın her şeye kadir olduğunu yakinen bilmek anlamına geldiğini söyleyenler de vardır. Kur’an-ı Kerim’de Allah Teâlâ kullarına yakın olduğunu defalarca vurgulamıştır. “Her nerede olursanız olun Allah sizinle beraberdir”(1) ayeti murakabeye delil olabilecek ayetlerin başında gelmektedir. Ayrıca Kur’an-ı Kerim’de …

Devamı