Beğenilen Şiirler

İmam Nevevi hazretlerinin münacaatı

Büyük İslam Fakihi, Muhaddisi ve mana ehlinin muktedabihlerinden İmam Nevevi hazretlerinin, duaların kabulüne vesile olduğuna inanılan münacaatını Türkiye’nin en önemli Arapça üstadlarından muhterem Prof. Dr. Mehmet Yalar hocamız tercüme etti.

Ey kalpte olanları gören Allah’ım

Sensin her beklentinin karşılayanı

Ey bütün sıkıntılar için ümit bağlanan Allah’m

Ey şikayet ve korkuda sığınılan Allah’ım

Ey rızkının hazineleri “kun” emrinde saklı Allah’ım

Lutfet çünkü sendedir bütün iyilikler

Yoktur sana ihtiyacımdan başka hiçbir vesilem

Sana olan ihtiyacımla defederim fakirliğmi ben

Yoktur benim kapını çalmaktan başka çarem,

Rededilirsem eğer hangi kapıyı çalabilirim ben.

Ve adıyla kime niyaz eder kime yakarırım ben

Şayet esirgenirse fakirinden lutfun

Haşa ki cömertliğin günahkarı ümitsiz kılsın

Lutfun çok bol nimetlerin çok genişken

Bilerek hep kapına geldim boynu bükük

Şüphesiz fayda verir kapında boynu büküklük

Ve sanadır itimadım tevekkül ederek

Ve açtım avuçlarımı yakarışla dilenerek

Şimdi sevgili peygamberin hakkı için

Ve duaları şefaatiyle kabul ettiğin habibin için

Her darlıktan bir çıkış bahşet bize

Ve lutufta bulun bize ey dönüş sadece kendisine olan Allah’ım

İmam Nevevi, Tercüme Prof. Dr. Mehmet Yalar/ İrfanDunyamiz.com

Seçme Şiirler ↗

En güzel şiirleri okumak için tıklayın.

Tavsiye Kitaplar ↗

Tavsiye kitap listemize ulaşmak için tıklayın.

Bayram o bayram ola

Can bula cânânını
Bayram o bayram ola
Kul bula sultanını
Bayram o bayram ola.

Hüzn-ü keder def ola
Dilde hicap ref ola
Cümle günah af ola
Bayram o bayram ola.

Lütfi ya lütfü kerim
Erişe rahmü-rahim
Bermurad ede fehim
Bayram o bayram ola.

Alvarlı Efe Hazretleri

İrfanDunyamiz.com

Seçme Şiirler ↗

En güzel şiirleri okumak için tıklayın.

Tavsiye Kitaplar ↗

Tavsiye kitap listemize ulaşmak için tıklayın.

Suretten gel sıfata…

Suretten gel sıfata, onda mana bulasın
Hayallerde kalmagıl, erden mahrum kalasın

Bu yolda acayib çok, sen acebe aldanma
Acayib anda ola dost yüzünü göresin

Aşk kuşağın kuşangıl, dostun yolunu vargıl
Mücahede çekersen müşahede göresin

Bundan aşkın şehrine üç yüz deniz geçerler
Üç yüz geçüben yedi tamu bulasın

Yedi tamuda yangıl, her birinde kül olgıl
Vücudun orda kogıl, ayrık vücut bulasın

Hakikattır hak şarı yedidir kapıları
Dergahında yazılıdır girip kudret göresin

Evvelki kapısında bir kişi olur orda
Sana eydür, beri gel, olmaya ki varasın

İkinci kapısında iki arslan vardır orda
Niceleri korkutmuş, olmasın ki korkasın

Üçüncü kapısında üç evren vardır orda
Sana hamle ederler, olmasın ki dönesin

Dördüncü kapısında dört pirler vardır orda
Bu söz sana rumuzdur, gör ki delil bulasın

Beşinci kapısında beş ruhban vardır orda
Türlü meta satarlar, olmasın ki alasın

Altıncı kapısında bir huri oturur orda
Sana eydür gel beri, olmaya ki varasın

Çün sen anda varasın, o huriyi alasın
Bir vayadan ötürü yolda mahrum kalasın

Yedinci kapısında yediler oturur orda
Sana derler, kurtuldun, gir dost yüzün göresin

Şu dediğim sözlerim vucuttan taşra değil
Tefekkür kılar isen cümle sende bulasın

Yunus işbu sözleri Hak varlığından söyler
İster isen kânını miskinlikte bulasın.

Yunus Emre

İrfanDunyamiz.com

Seçme Şiirler ↗

Seçkin şairlerin en güzel şiirlerini okumak için tıklayın.

Tavsiye Kitaplar ↗

Tavsiye kitap listemize ulaşmak için tıklayın.

Er yarın Hak divanında bellolur

Gaflet ile Hakk’ı buldum diyenler
Er yarın Hak divanında bellolur.
Ahret tedarikin gördüm diyenler
Er yarın Hak divanında bellolur.


Kiminin adı sofu kiminin derviş;
Derviş isen kardeş takvâya çalış
Gizlice yollardan sen Hakk’a eriş
Er yarın Hak divanında bellolur.


Devletliyim deyü fakire gülme
Gülüp gülüp kardeş, kem nazar kılma;
Ölüm vardır yahu, sen gafil olma;
Er yarın Hak divanında bellolur.


Fakiri sev mala-mülke aldanma;
Fani cihan sana kalacak sanma.
Hakkın lutfuna koş, kahrına yanma.
Er yarın Hak divanında bellolur


Yunus söyler sözü Kâlû Belâ’dan,
Mu’cizât Nebî’den, mürvet Ali’den,
Biz de böyle işittik bir uludan,
Er yarın hakk divanında belli olur.


Yunus Emre

İrfanDunyamiz.com

Seçme Şiirler ↗

Seçkin şairlerin en güzel şiirlerini okumak için tıklayın.

Tavsiye Kitaplar ↗

Tavsiye kitap listemize ulaşmak için tıklayın.

Bana seni gerek seni…

Aşkın aldı benden beni,
Bana seni gerek seni.
Ben yanarım dün ü günü,
Bana seni gerek seni.

Ne varlığa sevinirim.
Ne yokluğa yerinirim.
Aşkın ile avunurum.
Bana seni gerek seni.

Aşkın aşıklar oldurur.
Aşk denizine daldırır.
Tecelli ile doldurur.
Bana seni gerek seni.

Aşkın şarabından içem.
Mecnun olup dağa düşem.
Sensin dün ü gün endişem.
Bana seni gerek seni.

Sufilere sohbet gerek.
Ahilere ahret gerek.
Mecnunlara Leyla gerek.
Bana seni gerek seni.

Eğer beni öldüreler,
Külüm göğe savuralar,
Toprağım anda çağıra,
Bana seni gerek seni.

Cennet cennet dedikleri,
Birkaç köşkle birkaç huri,
İsteyene ver onları
Bana seni gerek seni.

Yunus’dürür benim adım
Gün geçtikçe artar odum
İki cihanda maksudum
Bana seni gerek seni

Yunus Emre

İrfanDunyamiz.com

Seçme Şiirler ↗

Seçkin şairlerin en güzel şiirlerini okumak için tıklayın.

Tavsiye Kitaplar ↗

Tavsiye kitap listemize ulaşmak için tıklayın.

Kimseler bilmez benim işimi…

Bir hakikat nuru bu kalbe vurdu
Mevlâ’m Mevlâ’m diye kıyama durdu
Tecelli eyleyen nuru ararım
Hangi beldelere ziyası vurdu

Ol Muhammed nuru tecellî ider
Mağribe maşrıka ziyası gider
Mevlâ kullarına ne ihsan ider
Gecelerde doğdu nur-ı Muhammed

Evvel-i âlemde yazılmış yazı
Haktan hakikatten ayırma bizi
Ne hoş yaratmışsın gece gündüzü
Gecelerde doğdu nur-ı Muhammed

Çok nasihat duydum kalmadı serde
Mevlâ demeyince kalkar mı perde
Beklerim Mevlâ’dan hidayet nerde
Gecelerde doğdu nur-ı Muhammed

Kimse kâdir olmaz vasfın itmeye
Uzaklardan geldim görüp gitmeye
Bülbüller başlamış feryad itmeye
Gecelerde doğdu nur-ı Muhammed

Bu yalan dünyada ne sefa sürdüm
Temiz tâhir iken isyana girdim
Âlem-i ervahta ne ahit virdim
Gecelerde doğdu nur-ı Muhammed

Bu yalan dünyada sürmedim sefa
Bu dünya kimseye eder mi vefa
Hani o Süleyman nerde Mustafa
Gecelerde doğdu nur-ı Muhammed

Bu aşkın zevkine insan mı kanar
Bir kürsü kurulmuş kandiller yanar
Evliya enbiya safları da var
Gecelerde doğdu nur-ı Muhammed

Ol dostların gelir Hint’ten Yemen’den
Sana âşık olan geçer mi senden
Ravza’sına soruň, memnun mu benden
Gecelerde doğdu nur-ı Muhammed

Duymadın mı gönül mahşer var dirler
Dürülüp semalar atılır yirler
Okunup defterler hesap virirler
Gecelerde doğdu nur-ı Muhammed

Çok ahitler verdim, adam olmaya
Aktı gözyaşlarım, döndü deryaya
İlticalar ettim ulu Mevlâ’ya
Gecelerde doğdu nur-ı Muhammed

Şu esen yellerin reyhanına bak
Yıldızlar doğdu mu, attı mı şafak
Şu yatan ümmetin gafletine bak
Gecelerde doğdu nur-ı Muhammed

İsâ’nın Musâ’nın bastığı yerler
Enbiya evliya orada derler
Salih’in devesin n’itdiniz çöller
Gecelerde doğdu nur-ı Muhammed

Kumları savrulup çölleri yanar
Acıdır suları insan mı kanar
Görmelere şâyan ne kavimler var
Gecelerde doğdu nur-ı Muhammed

Kimi feryad eder kimisi ağlar
Şehitler yaresin hûriler bağlar
Musâ’nın Tûr’udur karşıki dağlar
Gecelerde doğdu nur-ı Muhammed

Kumlara boyandı şehitler kanı
Veren alır imiş bu tatlı canı
Nelerden kurtarır Mevlâ insanı
Gecelerde doğdu nur-ı Muhammed

Zümrütten yakuttan kasırları var
Selsebil ırmağı, suları çağlar
Muhammed nuruna bu cihan ağlar
Gecelerde doğdu nur-ı Muhammed

Semayı devreder şu çark-ı felek
Saflar bağlamışlar, kıyamda melek
Ravza’nın üstünde bir nurdan direk
Gecelerde doğdu nur-ı Muhammed

Muhammed adın mağrip maşrık anardı
Aç gelen kervanlar burda kanardı
Eskiden bu çöller böyle yanardı
Gecelerde doğdu nur-ı Muhammed

Bir virana geldim baykuşlar ötmez
Çöllerin hayali kalbimden gitmez
Bu yanan çöllerde ot bile bitmez
Gecelerde doğdu nur-ı Muhammed

Dertliyim derdimin çaresi nerde
Pervaneler gezer gittiğim yerde
Beni bu hâllere getiren nerde
Gecelerde doğdu nur-ı Muhammed

Dertliyim derdimin çaresi yoktur
Yaratan Mevlâ’da şifâsı çoktur
Mevlâ’mdan başka sahibim yoktur
Gecelerde doğdu nur-ı Muhammed

Kimseler bilmez benim işimi
Bu aşkın yoluna koydum başımı
Dikmesinler benim kabir taşımı
Gecelerde doğdu nur-ı Muhammed

Gece gündüz durmaz feryad iderim
Ümmetim demezsen nere giderim
Ol ulu Mevlâ’dan hicap iderim
Gecelerde doğdu nur-ı Muhammed

Beni bu diyardan alıp atsınlar
Köle diye pazarlarda satsınlar
Beni Ravza’sına bekçi yapsınlar
Gecelerde doğdu nur-ı Muhammed

Ladikli Ahmet Ağa

İrfanDunyamiz.com

Seçme Şiirler ↗

En güzel şiirleri okumak için tıklayın.

Tavsiye Kitaplar ↗

Tavsiye kitap listemize ulaşmak için tıklayın.

Muhsin Yazıcıoğlu/ Üşüyorum şiiri

Bir coşku var içimde bu gün kıpır kıpır.
Uzak ,çok uzak bir yerleri özlüyorum.
Gözlerim parke parke taş duvarlarda
Açılıyor hayal pencerelerim.
Hafif bir rüzgar gibi süzülüyorum.
Kekik kokulu koyaklardan aşarak,
Güvercinler ülkesinde dolaşıyor,
Bir çeşme başı arıyorum.
Yarpuzlar arasında kendimi bırakıp,
Mis gibi nane kokuları arasında,
Ruhumu dinlemek istiyorum.
Zikre dalmış her şey.
Güne gülümserken papatyalar,
Dualar gibi yükselir ümitlerim,
Güneşle kol kola kırlarda koşarak,
Siz peygamber çiçekleri toplarken,
Ben çeşme başında uzanmak istiyorum.
Huzur dolu içimde.
Ben sonsuzluğu düşünüyorum.
Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum.
Durun ,kapanmayın pencerelerim,
Güneşimi kapatmayın,
Beton çok soğuk, üşüyorum..

Muhsin YAZICIOGLU

İrfanDunyamiz.com

Seçme Şiirler ↗

En güzel şiirleri okumak için tıklayın.

Tavsiye Kitaplar ↗

Tavsiye kitap listemize ulaşmak için tıklayın.

Fenalık düşünmeye vakit bulamaz…

İşine odaklanıp çalışan kimse,
Kulak veremez asla duyduğu sese,
Fark etmez ki mekânı, her neredeyse,
Fenalık düşünmeye vakit bulamaz.

Tarlasını sürmeye çalışan çiftçi,
Gecesini gündüze katan nöbetçi,
Hayırlara çağıran hiçbir davetçi,
Fenalık düşünmeye vakit bulamaz.

Dersleriyle uğraşan talebe, alim,
Hastalıklara çare arayan hekim,
Bir mühendis, bir mimar yaparken çizim,
Fenalık düşünmeye vakit bulamaz.

Şu dünyada hem iyi hem kötüler var,
Kim kötülük yaparsa kendine yapar,
Mesleğinin hakkını veren sanatkar,
Fenalık düşünmeye vakit bulamaz.

Hamdi, işte böyledir bunun tanımı,
Duymayanlar da duysun şu beyanımı,
Yemeğini pişiren bir ev hanımı,
Fenalık düşünmeye vakit bulamaz.

Mustafa GÜL (Hamdi)

İrfanDunyamiz.com

Seçme Şiirler ↗

En güzel şiirleri okumak için tıklayın.

Tavsiye Kitaplar ↗

Tavsiye kitap listemize ulaşmak için tıklayın.

İmam-ı Şafii’nin Münacaatı

İmam-ı Şafii Hazretlerinin günahlardan pişmanlığı konu alan bu güzel münacaatını, ülkemizin önde gelen Arapça üstadlarından muhterem Prof. Dr. Mehmet Yalar hocamız tercüme etti. İRFANDUNYAMİZ olarak kendisine teşekkürlerimizi arz ediyoruz.

Katılaşınca kalbim ve daralınca yollarım,

Affının merdiveni kıldım umudumu…

Büyük gördüm günahımı ancak karşılaştırınca onu;

Affınla Rabbim! Daha büyüktü affın…

Hep bağışlayan oldun günahı ve hala;

Bağışlamaya devam ediyorsun lutuf ve kereminle…

Sen olmasaydın eğer direnemezdi İblis’e hiçbir abid,

Nasıl dirensin ki, yanıltmışken o, seçkin kulun Adem’i…

Helal olsun asil abide ki o;

Akıtmakta kanlı göz yaşını derin coşkudan,

Yas tutar o, gece karanlığını yayınca;

Üstüne, şiddetli korkudan,

Fasihtir zikrederken Rabbini,

Dilsiz kesilir oysa masiva ile olunca…

Ve hatırlar gençliğinde geçen günleri,

Ve o günlerde bilmeden işlediği günahları,

Böylece kederlenir gün boyunca,

Uykusuz ve sırdaş kalır gece karardığında;

Ve şöyle der: Sevgilim Sensin dileğim ve arzum.

Dileyenler için yetersin Sen, dilek ve kazanç olarak…

Sen değil misin beni besleyen ve hidayete erdiren,

Ve hala bana lutufta bulunup nimet veren.

Umarım İhsan sahibi Allah bağışlar yanılgılarımı

Ve örter günahlarımı ve daha önce işlediklerimi…

İmam-ı Şafii

İrfanDunyamiz.com

Seçme Şiirler ↗

En güzel şiirleri okumak için tıklayın.

Tavsiye Kitaplar ↗

Tavsiye kitap listemize ulaşmak için tıklayın.

Nihat Malkoç’un annesi için yazdığı güzel şiiri

…bir rüyadan arda kalan his kırıntıları…

Yüreğime saplanan yokluğun kurşun gibi
Düşlerime abanan hasretin vurgun gibi
Yollarına kapanan adımlar yorgun gibi

Düşümde gördüm seni, öpüp kokladım annem!…
Uyandığımda yoktun, bin kez yokladım annem!…

Ne çabuk geçti yıllar, hasret kaldık sözüne
Sımsıcak gözyaşları hücum etti gözüne
Bir ömür uyurdum ben bakmak için yüzüne

Düşümde gördüm seni, öpüp kokladım annem!…
Aradım durdum seni, bin kez yokladım annem!…

Bir gün dönersin diye bekledim durdum seni
Esen seher yelinden, kuşlardan sordum seni
Vuslatın saatini ‘çal diye’ kurdum seni

Düşümde gördüm seni, öpüp kokladım annem!…
Göz menzilimden çıktın, bin kez yokladım annem!…

Coşkun nehirler gibi sana akasım gelir
Gaybın perdelerini yıkıp yakasım gelir
O mübarek yüzüne her dem bakasım gelir

Düşümde gördüm seni, öpüp kokladım annem!…
Nerelere kayboldun, bin kez yokladım annem!…

Uzun zamandan sonra omzumdaydı ellerin
Adımı sayıkladı o bal kaymak dillerin
Gönlümün bahçesinde açtı gonca güllerin

Düşümde gördüm seni, öpüp kokladım annem!…
Aradım dört bir yanı, bin kez yokladım annem!…

Hasretinle tutuştum, ne çok özledim ey can!…
Uzak ara yoluna bakıp gözledim ey can!…
Sıcak gözyaşlarımı senden gizledim ey can!…

Düşümde gördüm seni, öpüp kokladım annem!…
Yine yoksun yanımda, bin kez yokladım annem!…

M. Nihat Malkoç

İrfanDunyamiz.com

Seçme Şiirler ↗

En güzel şiirleri okumak için tıklayın.

Tavsiye Kitaplar ↗

Tavsiye kitap listemize ulaşmak için tıklayın.