Geylani Akan

Geylani Akan tüm yazıları

Ömerler her devirde vardır….

Gönülden sevilen dostlar unutulmuyor. 1991 yılında Ankara’dan Rize’ye göç etmek zorunda kalmıştım. Rize’de kimseyi tanımıyordum. Başkent gibi büyük bir şehirden Rize gibi küçük bir şehre gitmiş, doğrusu başlangıçta orada çok sıkılmıştım. Rize’ye varışımın ilk günlerinde uzun boylu bir gençle tanıştım. İsmi Süleyman’dı. Süleyman: “Biz ara sıra arkadaşlarla bir çay ocağında …

Devamı

Ayakkabısını bakın nasıl bulmuş?

Mahallemizde oturan Tahsin Amca, zaman zaman Kadir isminde bir arkadaşından bahsederdi. Bir defasında aynı dairede çalıştığı bu arkadaşıyla ilgili bir hatırasını anlattı. Bir gün saat 11.40’ta Tahsin Amca çalıştığı şubeden dışarı çıkmak zorunda kalmış. Dışarı çıkarken de Kadir Amca’ya: “Saat 11.40. Ben gidiyorum, eğer Müdür Bey gelirse ayrıldığım saati değil …

Devamı

Vatan hasretini gurbetçilere sor…

Yurtdışında yaşayan kardeşlerimiz ile sohbet ettiğimizde üç beş kelamdan sonra sözün vatanımız ile ilgili konulara geldiğine şahit oluruz. Türkiye doğumlu olanların gece gündüz hayalleri, doğdukları köyleri, şehirleridir.Avrupa’da doğan gençlerinde yetiştiği ortama göre şekil aldığını gördük. Avrupa’da doğup büyümelerine rağmen ülkemizdeki bir çok insanlardan daha şuurlu gençleri yurtdışında görmek nasip oldu. …

Devamı

Bu öyle bir zikir ki…

1997 yılında Cenabı Hak nasip etti, hacca gittim. Bir gün Kâbe’nin karşısında oturan beyaz sakallı bir amca gördüm, selam verip yanına oturdum. “Evlat nerelisin?” dedi bana. “Ben Bursa’da oturuyorum, ama aslen Gümüşhaneliyim.” “Ben 6 gündür burada oturuyorum, 6 gün daha oturacağım,” dedi. “Burada neden oturuyorsun?” diye sorunca anlatmaya başladı: “Ben …

Devamı

Her işi bir ayarlayan var…

Karadeniz’in incisi Rize’de 3,5 yılım geçti. Karadeniz’in insanı çok sıcakkanlı, yardımseverdir. Yaptıkları yardımları da genelde gizli yaparlar. Rize’de yakından tanıdığım, çok değerli insanlar oldu. Ramazanlarda işyerlerinde sürekli fakir fukaraya yemekler veren Mustafa Bekiroğlu ağabeyimiz de Kuyumcular Çarşısı’ndaki yardımsever o güzel insanlar da infakta örnek simalardı. Her biri birbirinden üstün meziyetlerle …

Devamı

Kağıt kürek işleri ne demek?

İki genç geliyordu…. Erkeğin kulaklarında çok sayıda küpeler, kızın ise uygunsuz kıyafetleri vardı. Tavırları, konuşmaları ile dikkat çekmeye çalışıyorlardı. Nedir bu gençlerimizin hali diye düşündüm. Yanımdaki arkadaş; “Bunların cebinde Kağıt (Diploma) var” dedi. Değerlerini unutturan bir parça kağıt olmaz olaydı… Bir toplantıda bir şahsın etrafı çok sayıda insanlar ile dolu …

Devamı

Erdoğan’dan gelen mektup

Bizim çocukluğumuzdaki hayat şartları bugünkünden çok farklıydı. Nahiyemizin ortaokulunun ilk öğrencileri bizlerdik. Okulumuz eski bir binaydı. Öğretmenimiz genelde olmazdı. İlk aylarda bir iki öğretmen vardı, onların da yaşı çok gençti. Bir tanesi nişanlıydı. Memleketi de bizim oraya yakın olduğu için her hafta nişanlısını görmeye gider, bazen 3-4 gün gelmezdi. Yani …

Devamı

Kendi düşen de ağlarmış…

Simitçi Mücahit’i bir gün çok üzgün görmüştüm. Bir sorunu olduğunu anladım ve öğrenmek istedim: “Bir sıkıntınız, derdiniz mi var?” “Hayır, nefsimle ilgili bir şey yok. Yalnız komşumuz Cesur, namazı bıraktığı yetmemiş gibi şimdi de gitmiş bir meyhane açmış. Namazlarımda dua ediyorum, siz de dua edin,” dedi. İnsan imanın tadını alınca …

Devamı

Bakın o deli bana ne anlattı?

İnsan olmak ya da insan doğmak elimizde değildir. Yaratan isteseydi bizleri başka bir varlık olarak da yaratırdı. Diğer varlıklardan üstün olan aklımız, konuşma özelliğimiz ve sosyal yönümüz bizdeki değerleri öne çıkartır. Televizyon evlere girdi, sosyal medya hayatımıza girdi, sosyal yönümüz yok olmaya başladı. En önemli mekanlarımız camilerde bile kimse kimseye …

Devamı