Etiket Arşivi: Dr. Mehmet Sürmeli

Dünya dediğin nedir ki!..

Allah ‘ı hakkıyla bilmeden, hayatın tüm alanlarında O’na teslim olup hayatı O’nun buyruklarıyla anlamlandırmadan, ahireti tanıyıp dünyanın ne olduğunu gerçek anlamda kavramadan vuslata ermek mümkün değildir. Vuslat yolunda mü’minlerin önündeki en büyük engellerden biri de dünyayı gereği gibi tanıyamamaktır. İnsan, dünyalık şeylere karşı ne kadar asaletli olur ve tüketim konusunda …

Devamı

Hayata seferi gözüyle bakmak…

Dünya ve içindeki her şey kendisi için yaratılan insana Yüce Allah, dünyayı olması gereken şekilde tanıtmıştır. Dünyayı tanıma noktasında, Kur’an’ın iniş sürecindeki insanların dünyaya bakışları iyi kavranmazsa; dünyayı ret, onu imar etmeme, içinde hâkimiyet mücadelesi vermeme, onun güzelliklerinden istifade etmeme ve ona sahip olmama dediğimiz ruhbanî anlayış insanın hayatına egemen …

Devamı

Peygambersiz bir din icat ediyorlar

Hazreti Muhammed sallellahu aleyhi ve sellem’e kadar gönderilen peygamberlerin tamamı bölgeseldir. Tek bir kavme peygamber olarak gönderilmişlerdir. Peygamber Efendimiz ise kendi zamanından kıyamete kadar tüm evrene; insanlara ve cinlere resul seçilmiştir. Son elçi olmasına bağlı, getirmiş olduğu dinle beraber bütün dinler de yürürlükten kaldırılmıştır. Peygamber Efendimiz de şeriatı da “nasihtir.” …

Devamı

Ezan okuma ve dinleme adabı

Risaletin başlamasıyla farz kılınan namaz ibadeti Mekke’de miraç gecesinde yeniden düzenlenmiş ve Allah celle celaluh’un bildirmesi ile beş vakit olarak emredilmiştir. Cemaatle yerine getirilmesi daha sevap olan namaza çağrı, Mekke’de alenî olarak yapılamamıştır. Mü’minler bu dönemde Kâbe’de daimi bir cemaat de oluşturamamışlardır. Çünkü müşriklerin komplo ve saldırılarından emin olamamışlardır. Müşrikler …

Devamı

İhsan makamında bir ibadet: Tefekkür

Ruhi olgunluğu zirve noktada yaşayan peygamberlerin sünneti olan tefekkür, Peygamberimiz Hazreti Muhammed sallellahu aleyhi ve sellem’in de en önemli sünnetlerindendir. Hatta denilebilir ki onun nübüvveti tefekkürle başlamıştır. Otuz beş yaşından kırk yaşına kadar Peygamber Efendimiz sallellahu aleyhi ve sellem, Hira’da tefekkür hayatı yaşamıştır. Onun tefekkürünün odağında Allah celle celaluh vardı. Yani, …

Devamı

Hazreti Lokman’ın şirk hassasiyeti

Hazreti Lokman, Kur’an-ı Kerim’de kendisine ilim ve hikmet verildiği açıklanan fakat bir veli mi yoksa peygamber mi olduğu açıkça belirtilmeyen büyük bir şahsiyettir. Kur’an’da O’nun verdiği bir tevhid mücadelesinden bahsedilmez. Bu nedenle ilk dönem müfessirlerinden kabul edilen Mukatil bin Süleyman (ö. h: 150), Hazreti Lokman’ın peygamber olmadığını belirtmiştir. (1) Hazreti Lokman’ın, …

Devamı

Kur’an’ı nasıl ve niçin okumalıyız?

Kur’an-ı Kerim; Peygamber Efendimiz sallellahu aleyhi ve sellem’e vahiy yoluyla gelen, hiçbir harfi bile değiştirilmeden; tahriften ve tebdilden uzak olarak nesilden nesile tevatüren nakledilen, hükümleri hayatın uzunluk, genişlik ve derinlik boyutlarını kuşatan, kendisine iman ve amelle kimlik kazanılan, içerisindeki emirleri uygulayıp yasaklarından kaçınmak zorunlu olan; iman, ahlak ve ibadet başta …

Devamı

İlk kıblemiz Kabe mi? Mescid-i Aksa mı?

Filistinli Müslümanlara işkencenin doruk noktasına çıkmasından ve Kudüs dâhil vatanlarının Yahudiler tarafından işgal edilmesinden beri Müslümanları bu topraklara karşı teyakkuz hâlinde tutabilmek ve Kudüs davasına sahip çıkarabilmek için “Mescid-i Aksa ilk kıblemiz” şeklinde bir ifade Müslümanlar arasında daha da yaygınlık kazanmaya başladı. Eskiden çok az kullanılan bu ifade popüler hâle …

Devamı

Deve iğne deliğinden geçer mi?

Allah’a gerçek anlamda iman edenler, O’nun varlığı ve birliği, hüküm koyması, emir ve yasaklarına itaat konularında bir ayrım gözetmezler. İman ettik dedikten sonra amel etmemenin bir çelişki olduğunu bilirler. Allah Resulü sallellahu aleyhi ve sellem bu konuya şu buyruğuyla açıklık getirmiştir: “İmansız amel, amelsiz iman makbul değildir.” (Heysemî, Mecmau’z-Zevaid, c. …

Devamı

Ruhumuzun takviyesi teheccüd namazı

Gecenin sükûna erdiği vakitte insanın uykudan kalkıp Allah rızası için ibadet etmesi, Kur’an tilaveti yapması, tesbihatta bulunması ve dua ederek Rabbiyle iletişim kurması ve bunu hayatının her gününe yayarak içselleştirmesi kişinin yetişmesine, ruhen olgunlaşmasına, sabır ahlakı kazanmasına, küfre karşı direncinin artmasına ve gönül dünyasının aydınlanıp basiretinin açılmasına yardımcı olur. Bu …

Devamı