Manşet

Anne baba senin için ne demek?

Anne babasına iyi davranan insanları gördüğümüzde hemen şöyle diyoruz: “Helal olsun şu Ahmet’e veya Ayşe’ye, annesine babasına çok güzel hizmet ediyor, onlara nasıl da değer veriyor.” Hâlbuki evlatlar anne-babaya değer vermez, olsa olsa onların değerlerini anlamış olur. Çünkü anne-babaya değeri Yaratan vermiştir. İsra Sûresi 23. ve 24. âyetleri okuduğumuzda görüyoruz …

Devamı

Bir kasa deyip geçmemiş…

Rahmetli babam Turgutlu Hal’inde 3 numaralı halciydi. (Sebze ve meyve komisyoncusu ya da kabzımal). Üreticiler topladıkları meyve ve sebzeleri babamın yaptırdığı kasalara doldurur getirirlerdi. Bizden de diğer şehirlerdeki halciler, pazarcılar ya da marketler vb. alır götürürlerdi. Alırlarken kasa bedelini de öderlerdi. Yasin Uslu Kasayla işleri bitip geri getirdiklerinde de kasa …

Devamı

Hatalar karşısında iki farklı tavır

Başkalarının hatalarını, yanlışlarını söylemek, yazmak, yaymak, paylaşmak bize ne kazandırır, çevremize ne kazandırır? Oysa kendimizin (ve içinde bulunduğumuz grubun) hatalarını, yanlışlarını düşünüp nefis muhasebesi yapmak, çareler aramak hem bize hem çevremize çok şeyler kazandırır. Hem, başkalarının yüz tane yanlışı bizim bir yanlışımız için mazeret olamaz. Zaman hatalarımızla yüzleşme zamanı. Zaman …

Devamı

Mehmet Gürgür hoca binlerce hafız yetiştirdi

Mehmet Gürgür Hocefendi  2 Mart 1937 yılında Dumlu Nahiyesine bağlı Akdağ köyünde dünyaya gelir. 1945 yılında henüz 8 yaşında babası İbrahim Hocaefendi’nin yanında hafızlığını bitirir. İbrahim Hocaefendi tarafından Tashih-i Huruf dersi okumak üzere İstanbul Beyazıt Camii imamı, Reisü-l Kurra olan, Abdurrahman Gürses Hocaefendi’ye gönderilir. Abdürrahman Gürses Hocaefendi’den İstanbul tariki üzerine …

Devamı

Ruhumuzun takviyesi teheccüd namazı

Gecenin sükûna erdiği vakitte insanın uykudan kalkıp Allah rızası için ibadet etmesi, Kur’an tilaveti yapması, tesbihatta bulunması ve dua ederek Rabbiyle iletişim kurması ve bunu hayatının her gününe yayarak içselleştirmesi kişinin yetişmesine, ruhen olgunlaşmasına, sabır ahlakı kazanmasına, küfre karşı direncinin artmasına ve gönül dünyasının aydınlanıp basiretinin açılmasına yardımcı olur. Bu …

Devamı

Mehmet Emin Er hocanın odası kitap doluydu

Seyda Mehmet Emin Er Hocamı çocukluk yıllarımda babamın sayesinde tanıdım. İlkokul yıllarıydı. Babam onun imamlık yaptığı yakın bir köyde (Kefercebel/Altındağ) imamdı. Babacığım yanına çok sık gider, bazen yanında beni de götürürdü. Köy yakın olduğu için yürüyerek giderdik. Ziyaretine ilk gittiğimde gözümü ve gönlümü dolduran şahsiyetine, ilmine, vakarına hayran olmuştum. Genişçe …

Devamı

Bazen hayır demeli insan

Hayır demesini beceremeyenlerin işleri oldukça zordur. Yerli/yersiz verdikleri sözleri yerine getirebilmek için çırpınır dururlar. Bu sebeple bazen işlerini, çoluk- çocuklarını hatta kendilerini ihmal ederler. Tabii bu süreçte kendileri de yıpranırlar. Bu arada onlara darılan kimseler de olur. Çünkü hesapsız verdikleri sözlerin bazılarına yetişemezler. “Hayır” diyebildiğinizde, belki bazıları size kırılabilirler. “Hayır” …

Devamı

İhsan Şenocak hocayı eleştirenler haklı mı?

Normalde popüler tartışmalardan uzak kalmayı tercih ederim. Ancak hakikatin perdelenmemesi adına zaruri bir açıklama yapmak zorunda hissettim kendimi. İhsan Şenocak Hoca bir tweet atmış ve bir çağrıda bulanarak Müslüman hanımefendilerin tesettür hassasiyetine dikkat çekmiş. Bu beyanı olumlu olumsuz eleştirenleri hayretle izliyorum. Genellikle yapılan eleştiriler usul ve zamanlama başlıklarında toplanabilir. Bu …

Devamı

Farklı metotlar denemeli

Diyelim ki, bir hastalığınızdan dolayı doktora gittiniz. Doktorunuz muayenesini yaptı ve size birkaç ilaç verdi. İlaçları tarif üzere kullandığınız halde şikâyetleriniz geçmedi. Hâlbuki doktorunuz ilaçların bitiminde şikâyetlerin büyük oranda kaybolacağını söylemişti. Siz başka çare aramak yerine, eczaneden aynı ilaçları alıp kullanmaya devam eder misiniz? Elbette etmezsiniz. Ya doktorunuza gidip o …

Devamı

Ömerler her devirde vardır….

Gönülden sevilen dostlar unutulmuyor. 1991 yılında Ankara’dan Rize’ye göç etmek zorunda kalmıştım. Rize’de kimseyi tanımıyordum. Başkent gibi büyük bir şehirden Rize gibi küçük bir şehre gitmiş, doğrusu başlangıçta orada çok sıkılmıştım. Rize’ye varışımın ilk günlerinde uzun boylu bir gençle tanıştım. İsmi Süleyman’dı. Süleyman: “Biz ara sıra arkadaşlarla bir çay ocağında …

Devamı