Diyarbakır‘da vazifeli olduğum yıllarda öğretmen arkadaşlar ve öğrencilerle umre yapmak nasip oldu. 1987 yılı şubat tatilinde geldiğimiz mukaddes topraklarda önce Medine‘de ziyaretlerimizi yaptık. Mesid-i Nebevi’de kabr-i şerifi ziyaret edip namaz kıldık. Yanılmıyorsam bir gün sabah namazı çıkışını Babüsselam’dan yapıyorduk. Çıkar çıkmaz iki kişi dikkatimi çekti. Biri yanan sigarasıyla diğerinin sigarasını …
DevamıHafız Taha hocamız Hak aşkıyla coşardı…
“En hayırlılarınız, görüldükleri zaman Allah’ı hatırlatan kimselerdir!” (İbn Mâce, Zühd, 4; Ahmed, VI, 409) buyuruyor Âlemlere Rahmet Hazreti Muhammed sallellahu aleyhi ve sellem. İşte Hafız Taha Hocam da görüldüğü zaman Allah Teâlâ’nın hatıra geldiği böyle âlim bir şahsiyetti. Rahle-i tedrisinden geçmiş bir ilim talebesi, arkasında namaz kılmış bir cemaat, sohbet …
DevamıÇekiçlerli İzzet Efendi’den bir hatıra…
Efendim, seneler önce Aksaray’da babamızın kuyumcu dükkânında okuldan sonra gelir, ağabeyimle birlikte babamıza yardımcı olurduk. O yıllarda henüz ortaokul öğrencisiydim. Aksaray’da haftalık pazarımız Salı günü olduğu için o gün şehrimize civar köylerden ürününü satmak için gelen hemşerilerimiz dükkânımıza uğrarlardı. O gün dükkânımıza Aksaray’ın Çekiçler Köyü’nden de müşteriler geldi. Kendi aralarında …
DevamıPerde olmadan ayna olmalı…
Her mü’min kendisini, mü’min kardeşinde görür, görmelidir de. Onda kendini bulur. Sevgili Peygamberimiz sallellahu aleyhi ve sellem ne güzel buyurmuş: “Mü’min, mü’minin aynasıdır.” (Ebu Davud, Edeb, 49) Bizler birbirimize ayna olabilsek, eksiklerimizi, kusurlarımızı o aynada görüp gerekli düzeltmeleri yapabilsek, çok güzel oluşumların kendiliğinden ortaya çıktığını görme fırsatımız olur. Ne yazık …
DevamıAllah’ın tatlı kulu tatlıcı Ali Öztaylan…
Kalemlerin gücü yetse de Allah dostlarını yazabilsek. Dillerin gücü yetse de Allah dostlarını anlatabilsek. Allah dostları da olmasa şu dünyamızın ne tadı ne tuzu kalır. Edep yuvası adeta onlar… Sevgi deryası adeta onlar… Aşk binası sanki onlar… Merhamet dünyası hem de onlar… Hani Efendimiz sallellahu aleyhi ve sellem’i anlatırken Hazreti …
DevamıMehmet Rüştü Aşıkkutlu hocamın evinde iki yıl
Of‘un en ücra dağ köylerinin birinde fakirliğin ve yoksulluğun olduğu bir bölgede oniki kardeşli bir ailenin 10. çocuğu olarak doğmuşum. Benden önce doğan erkek kardeşlerimin hepsi öldüğü için annem ve babam benim üzerime çok ehemmiyet göstermişler. Annemin okur yazarlığı yoktu fakat bizim dini tahsil almamızı çok isterdi. Yaşayan ilk erkek …
Devamıİnsan gider iyilikler kalır…
Şöyle bir bakıyorum da kim kalmış ki. Devletleri yönetenler, âlimler, zalimler, zenginler fakirler hep gitmiş. İnsanoğlu ölüyor da iyilikleri ölmüyor. İyilikleri varsa hatırlayanlar oluyor, iyilikleri de yoksa kimse hatırlamak bile istemiyor. Ya da kötülükleri anlatılıyor. Hazreti Ebu Bekir radıyallahu anh gibi hatırlanmak da var, Allah korusun Ebu Cehil gibi hatırlanmak …
DevamıMevlana bir İslam erenidir…
Bugün dünya üzerinde birçok farklı din mensubunun Hazreti Mevlana’ya ilgi gösterdiğini görüyoruz. Mesnevi’nin dünyada en çok okunan kitaplardan birisi olması, Mevlana’nın Konya’daki türbesinin dünyanın her tarafından gelen misafirleri ağırlaması, ona olan ilginin bir göstergesidir. Bu kadar çok sevilmesinin kuşkusuz ki en önemli sebebi onun gönüllere hitap etmiş olmasıdır. Mesnevi’de işlediği …
DevamıÇataklı Ali Efendi çok talebe yetiştirdi…
Hacı Ali Efendi’nin sülalesi aslen Buhara‘lıdır. Ünye Çatak Köyü Hocalar mahallesine yerleşmişlerdir. Ali Efendi, 1875 yılında Çatak Köyü’nde doğmuştur. Baba adı Ali, anne adı Bülbül, dedesi İbrahim’dir. Müderris Ali Efendi’nin çocukları: Salim, İbrahim ve Mehmet olmak üzere üç oğlu; Huriye, Şerife ve Asiye olmak üzere üç de kızı vardır. Hacı …
DevamıÖğrenci deyince böylesi de var…
Ankara’da bir dostumuzun bürosunda, onu ziyarete gelen bir öğretmenle tanıştık. Ankara’nın meşhur bir mahallesinde sınıf öğretmeni olarak görev yapıyormuş. Tabi merak edip o mahallede öğretmenliğin nasıl olduğunu soruyoruz. Öğretmen arkadaş bir örnekle meseleyi özetliyor. Sınıfına yeni gelen üç öğrencisini tanımak istemiş ve sormuş: “- Babanız ne iş yapar evladım?” Birincisi: “- …
Devamı
İrfan Dünyamız Kendi İrfanımızı Keşfet!