Genel

Terakki değil tegayyürmüş meğer…

Ziyâ Paşa demişti ki: “İslâm imiş devlete pâ–bend-i terakkî,/ Evvel yoğ idi işbu rivâyet yeni çıktı.” Yani: “İslâm, devletin yükselmesine, ilerlemesine güya ayak bağı imiş!.. Eskiden böyle bir iddia yoktu. Yeni çıktı!” Biz bu suçlamanın daima İslâm’ı ilgilendiren tarafına cevap yetiştirdik: “İslâm, ilme, fenne, gelişmeye ve îcatlara karşı değildir. Bakın tarihimizde nice buluşlar, îcatlar, keşifler Müslümanlara aittir” dedik. Doğruydu da. …

Devamı

Yaşar Kandemir hocanın tarihi mülakatı…

Merhum Prof. Dr. Raşit Küçük Hoca’nın Prof. Dr. Mehmet Yaşar Kandemir Hoca ile yaptığı o tarihi mülakat. Bu mülakat Hadis Tetkikleri Dergisi’nde (Yıl 2, Sayı: 2, 2004) yayımlanmıştır: Raşit Küçük: Muhterem Hocam; genel anlamda hayat hikâyenizden ziyade, hadis ilmiyle ilk irtibatınızı ve bu alanda size ufuk açan kişiler ve ilmî etkinlikleri …

Devamı

Kemal yolcusu Kemal Temel…

Bir insan düşünün onun hakkında bir şeyler duyduğunuzda ya da onunla ilgili bir şeyler okurken her seferinde başka bir atmosfere giriyorsunuz. Böyle yüreğinizi tir tir titretiyor. Sonra fotoğraflarına bakıyorsunuz, saflığın temizliğin bu kadarı da olur mu diyerek ürpermeye başlıyorsunuz. Hiçbir halinde enaniyet olmayan, hiçbir halinde poz verme olmayan, gülümsediği zaman …

Devamı

Erbakan Hoca Hakkı hakim kılmak için çalıştı…

“Hakkı Hâkim Kılmak İçiiin, Bütün Gücümüzle Çalışacağımızaaa Söz Veriyoruz!” Bu söz, Rahmetli Erbakan Hoca’nın bütün parti ve Milli Görüşçü kuruluşların toplantılarında, konuşmasının sonunda, sağ ellerin başparmaklarını yukarı kaldırtarak, hep birlikte verdirdiği “söz”ün son bölümüdür. Erbakan’ı anlamak ve onun hayatını anlatmak için başlıktaki bu cümle yeterlidir. Hakkı hâkim kılmak hedefi ve …

Devamı

Hazreti Adem’in oğlu gibi ol…

Hâbil ve Kâbil, Hazreti Âdem aleyhis selam’ın oğullarıdır. Yüce Allah, Kur’ân-ı Kerîm’de, isimlerini zikretmeden Hazreti Âdem’in bu iki oğlundan bahseder. Bu iki kardeş, Yüce Allah’a birer kurban adarlar. Bunlardan Kâbil, kendi kurbanının kabul edilmediğini görünce, kıskançlıkla Hâbil’i öldürür. Yüce Allah tarafından gönderilen bir karga, yeri kazarak Kâbil’e cesedi nasıl ortadan …

Devamı

Kurban mesafeleri aşan bir ibadettir…

Tanıdığım birisi ile kurban ile alakalı konuşuyorduk. Bana bu yıl çok borcunun olduğunu ve kurban kesemeyecek durumda olduğunu anlatmıştı. Ben de ona nisap miktarı zenginliğe sahip değilse kurban kesmese de kendisinden sual olunmayacağını ama yine de Efendimiz sallellahu aleyhi vesellem’in hiç terk etmediği bu ibadeti yapmak isterse ve imkanı el …

Devamı

Dişçi Baba halden anlardı…

İmam Hatip son sınıftayken ailemin isteği ile evlendim. 1979 yılında Ordu İmam Hatip lisesinden mezun olur olmaz. Giresun Alucra’nın Pınarlı köyüne Ramazan dolayısıyla atandım. Üniversite hayalimi gerçekleştirmek arzusuyla iki aylık görevimden istifa ederek ayrıldım. Önce kendim gidip sonra hanımı da götürmek üzere Konya’ya gitmeyi planladım. Anarşinin yaygın olduğu yıllardı, sakallı …

Devamı

İlmi gizleyenler ve ayetleri satanlar…

“Göndermiş olduğumuz apaçık belgeleri ve (dosdoğru yola ulaştıran) hidâyeti, (Biz onları ilahi) Kitaplarda tüm insanlara açıkça bildirmemize rağmen (basit dünyevî çıkarları uğruna) gizleyenler var ya; işte onlara hem Allah lânet eder, hem de bütün lânet edici (insanlar, cinler ve melek)ler lânet ederler!”1 Bu ayetin bir benzeri ise aynı suredeki şu ayettir: “Allah’ın indirdiği Kitabın herhangi bir hükmünü gizleyen …

Devamı

Hacca giden kardeşlerim…

Allah’ın misafiri olma şerefine layık olan güzel kardeşlerim. Malumunuz bu görev her zaman olmuyor, belli şartları tamamladıktan sonra genellikle ömürde bir defa nasip oluyor. Kardeşlerim çok dikkatli olmak lazım, her şeyden önce niyetimiz çok muhlis olmalı, kendimize çeki düzen vermeliyiz, nereye niçin gidiyoruz ona göre kalbimizi ve ruhumuzu ayarlamalıyız. Medine-i …

Devamı

Sami Efendi’nin pek bilinmeyen hatırası…

Konya’nın meşhur hafızlarından Hayra Hizmet Vakfı kurucusu merhum Hasan Hüseyin Varol hocamızın hatıralarını rahmete ve Fatihalara vesile olması niyeti ile yayınlamaya devam ediyoruz. 1980’li yılların başındaydı. Konya’nın Işıklar semtinde 1000 kişilik bir yurdun temelini atmıştık. Finansman temini düşüncesiyle Süleyman Ergen’le birlikte Medine’ye gittik. Onun Mercedes bir arabası vardı. Ona bindik …

Devamı