Gerede’nin manevi güzellikleri…

Bazı insanlar doğuştan hareketli ve heyecanlıdırlar. Bu gibi insanların eğitimi güzel olursa tadına doyulmaz, bulundukları yerde bir çok hizmetlere vesile olurlar. Hayat boyu hak yolun hizmetkarı olurlar.

Yıllar önce İzmit Derince Cımbızlar Kur’an Kursu’na gitmek nasip olmuştu. Orada tanıdığım güzel insanlardan birisi de hafızlık yapan Rıdvan Orhan kardeşimdi. Öğrencilik zamanında bütün hocaları Rıdvan’ı anlatmakla bitiremezlerdi.

Cüzdan ve iman

İzmit’te bir konferansta demiştim ki: “Çocuklarınızın adına bir kumbara hazırlayın. Üzerine Hazreti Muhammed Mustafa sallellahu aleyhi ve sellem ziyaret kumbarası diye yazın. Her sabah namazdan sonra çocuğunuzun eline bir lira verin, bir salâvat getirip kumbaraya atsın.”

Bu işi en önce Rıdvan yapmış ve bu vesile ile umreye gitmişti. Umre’ye gideceği zaman çok sevinmiş, bize teşekkür etmek için Bursa’ya gelmişti. Bizi ziyarete geldiğinde Rıdvan’a şöyle demiştim: “Ben günde bir lira ile umreye gidilmeyeceğini biliyordum, fakat benim maksadım Resulullah’ı gündeme getirmekti. Çocuklarımız Peygamberimizin kabrinin nerede olduğunu bilmez hale geldiler. Hem bu vesile ile çocuğun dilini salâvata alıştırmış oluruz. Küçük gönüllere büyük sevda koymuş oluruz. Herkes bilir ki Resulullah’a cüzdan ile gidilmez iman ile gidilir.”

Rıdvan’ın umre hikayesi çok ilginç olmuş, inşallah onları yazar da biz de sayfamızda paylaşırız. Rıdvan kardeşim şimdilerde Gerede’de Diyanet görevlisi olarak görev yapıyor. Mart ayında onun vesilesiyle Gerede İmam Hatip sevenler derneği başkanı İsmail Hocam bizi davet etti, Çanakkale ve aile adı altında bir konuşma yapmak İçin Gerede’ye gittik. Bu program vesilesi ile kışı Erzurum gibi olan Gerede’yi ve Geredelileri çok sevdim.

Maneviyatlı bir yer

Maneviyatı çok güçlü bir yer… Neredeyse üç evden birisinde mükemmel hafızları var. Her vakitte camileri cemaat ile süslü, Yüz yaşına yaklaşmış eli öpülesi hafız Kemal Hoca bambaşka bir değer. Elhamdulillah tanışmak elini öpmek nasip oldu. Doğrusu Gerede’yi de Geredelileri de çok sevdik.

Mayıs ayında Bolu merkezde İstanbul’un fethi konulu programa gitmeden önce Gerede’ye uğradık, orada halıcı Bilal kardeşim ve oğlu bizi karşıladılar, Muhlis insanlar ile tanıştık ne güzel. Bir gece Gerede’de misafir olduk,

Bizi yaylaya götürdüler, Gelenlerin çoğunluğu hafız ve halen görevde olan hoca kardeşlerimdi, Unutulmayacak bir gece oldu, Bizim sohbet yapmamızı istediler. Söze bir fıkra İle başladım: Erzurumlu Naim Hoca hutbe irad ediyormuş. Konu kıyamet alametleriymiş. Tam o anda müderris Halis Efendi camiden içeri girince Naim Hoca; “Şimdi kıyametin en büyük alametini söyleyeceğim, zaman gelecek saatçi Naim (Naim hocanın mesleği saatçilikmiş) hutbe okuyacak müderris Halis Efendi onu dinleyecek” demiş.

Evet fıkra bu kadar. “Ben de söze başlarken buradaki değerli hocalarıma bir zavallı emekli polisin sohbet etmesi de herhalde olsa olsa bir kıyamet alametidir” dedim.

Çok korktuk

O gece her şey güzeldi. Ev sahibi Mehmet Hoca bir ara yüreğimizi ağzımıza getirdi. Namaz sonrası dua ederken kendi imalatı su borusundan yaptığı oyuncak silah ile gizlice ateş etmesi bomba gibi bir ses çıkardı. Allah’tan namazda değildik herkes namazı bozar kaçardı. Sağ olsun şen şakır güler yüzlü bir insan; o gece bizi yayla evinde ağırladı çok memnun kaldık.

Geceyi Rıdvan kardeşimin evinde geçirdik. Maşallah oğlu Huzeyfe afacan babasını geçecek gibi. Ertesi gün sağ olsun Gerede Belediye Başkanı Mustafa Bey bizi 20’li yaşlarda trafik kazası geçirmiş belden aşağısı felçli olan hafız Kemal Yavuz ile tanıştırdı. Ziyaretimiz esnasında Kur’an terbiyesi ile pırıl pırıl siması olan 42 yaşında genç kardeşimden Kur’an-ı Kerim dinledik, Uzunca bir dua yaptı, bir anda bedeniniz Gerede’de ruhumuz Medine’de gezdi durdu.

Hamd, şükür dilinden eksik olmayan hafız Kemal’i ziyaret etmek gönlüme hoşluk verdi. Belediye Başkanı bizi Gerede’de gezdirdi. İdarecinin yüreğinde Allah’a hesap vereceği gün olursa ne güze oluyor. Allah kendisinden razı olsun.

İlginç bir olay

İlgimi çeken bir olay oldu. Çay bahçesine giderken beli bükülmüş bir yaşlı amca ile karşılaştık. Başkan selam verdi, elini öptü. Amca çok mutlu oldu. Başkan; “Beni tanıdın mı?” dedi. Amca; “Tanımadım” dedi.
Başkan; “Ben buranın hizmetkarıyım” dedi. Amca yine anlamayınca belediye başkanı olduğunu söyledi. Amca ağladı; “Kul daralanınca Hızır yetişirmiş, benim oğlum vefat etti, Ankara’dan buraya gelmek zorunda kaldım, evim yoktur bana yardım eder misin” dedi.

Meğerki başkanda kimsesizlere konut yaptırıyormuş, hemen görevlileri aradı telefon ile talimat verdi. Konutlardan birisini yaşlı amcaya tahsis etti. O anda amcanın gözlerinden mutluluk yaşları akarken ben de çok duygulandım.

Güzel bir yer

Geredeli güzel kardeşlerimin tamamını buraya yazacak olsam bu sayfalar almaz. Sabah namazı sonrası caminin karşısındaki çay ocağında simitli kahvaltımız ve muhabbetimiz görmeye değerdi. Gerede’nin dericilikte ön sıralarda olduğunu bilmiyordum; nüfusun yarıdan çoğu dericilik ile geçiniyormuş.

Önceleri Ramazan Dede tepesi diye bilinen daha sonra Esentepe diye ismi değiştirilen yerden baktığınızda ilçenin görünümü çok güzel. Çok güzel planlı bir yerleşimi var; evlere baktığınızda ekonominin iyi derecede olduğu belli oluyor.

Öğleden sonra Bayram Hocam oğlu hafız Ahmet Hocam ve derici Murat kardeşim ile Bolu’ya gittik. Bolu Önder başkanı Hüseyin kardeşim bizi karşıladı. Akşam kültür merkezinde programımızı icra ettik. Birbirinden güzel münevver insanların huzurunda konuşmak da kolay olmuyor. Eski milletvekili, üniversite sekreteri, ilçe milli eğitim müdürleri, çeşit okulların idareci ve öğretmenleri, talebeler, beyefendiler, hanım kardeşlerim hepsi de katılmıştı.

En çok hoşuma giden Bolu İmam Hatip Okulu öğrencilerinin okuduğu şiirler oldu. Kim ne derse desin bu ülkenin emniyeti İslam terbiyesi ile yetişen insanlara bağlıdır.

Bu arada bir şeyi unutmuşum, deyivereyim; Bu yaşıma kadar Fatih Sultan Mehmet Han’ı tanımamışım. Bu programa çok ciddi hazırlandım gece gündüz ders çalıştım. Şu kanaate vardım yirmi yaşına gelmeden başta Fatih Sultan Mehmet olmak üzere bu değerlerimiz ile gençliğimizi buluşturmamız gerekiyor. Emeği geçenlere teşekkürler. Selam olsun hak yolunda hizmet edenlere.

Geylani Akan/ İrfanDunyamiz.com

İrfan Mektebi ↗

Sevdirici, müjdeleyici üslupla yazılmış hayata dair yazılar okumak için tıklayın.

Gönül Dünyamız ↗

Gönül insanlarına dair bam telinize dokunacak yazılar okumak için tıklayın.

Şunlara Gözat

Ahmet M Ziylan’dan İki Çift Söz Yeter

Çocukken dedelerimiz ve ninelerimiz bize bazı hikâyeler anlatırlardı. Çok güzel ve tesirli mesajları olurdu bu …

Hafız Halil Necati Coşan Efendi

Halil Necati Efendi, 1906 yılında (Rûmî 1322) Ahmetçe Köyü’nde doğdu. Babası Molla Mehmed’dir. Ailenin ikinci …

Çocuklar M. Yaşar Kandemir okumalı…

Bir müddettir seçmeli ders olarak okutulan “Siyer-i Nebi” yani “Peygamberimizin Hayatı” dersi, geleceğimiz ve yeni …

Her gösteri masum mudur?

Niçin toplandıklarını ve ne istediklerini bilmeksizin kendilerini yöneten ve yönlendiren toplum mühenislerinin gazıyla meydana çıkan …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.