Küçük birikimlerinizle yeni kurulan bir işletmeye ortak oldunuz diyelim. Daha sonra bu işletme, işlerini ilerletip iyi gelir getiren bir fabrikaya dönüştü. Hem üretime katkıda bulunuyorsunuz hem de helalinden iyi de bir geliriniz var. Bu yatırımınız için elbette “ne iyi etmişim” dersiniz her halde. Şöyle bir araştırma yaparsanız etrafınızda iyi yatırım …
DevamıAkşemseddin hazretlerinin dondurmasını yedik
Göynük sokaklarını gezerken bir taraftan da vaiz Mustafa Çınar Hoca’mın tavsiyesi üzerine güllü dondurma arıyorduk. Nedense hocamıza nerede satıldığını sormaya biraz çekinmiş, biraz da biz buluruz havasına girmiştim. Yine aynı şekilde oradaki insanlara da sormaya çekindim. Maalesef internette yaptığım aramada da bir sonuca ulaşamadım. Bir ümitle girdiğimiz dondurmacıda güllü dondurma …
DevamıBazı hayatlar ibretlidir…
Hasan Bey’in çocukluk ve gençlik yılları yoksulluk ile geçmiş. Okula gittiği zaman abisinin eski elbiselerini giyinirmiş. Askere gittiğinde babasının verdiği harçlığı bitirmemek için çok defa canının istediği şeyleri almazmış. Askerlik sonrası evlenmiş, tabii çok büyük zorluklar içerisinde… Daha sonra yurtdışına gitmiş. Önceleri yurtdışında işçi olarak çalışmış. Sonraları Allah’ın takdiri ticaret …
DevamıHastalıklar bize ne der?
Hastalıklar bize ölümü hatırlatır, hesap gününün yaklaştığını kulağımıza fısıldar… Bedenimizin Sahibi’nin dilediği zaman emanetini alabileceğini, kabirden hiç de uzak olmadığımızı söyler. Her an filmin yarıda kalabileceğini, bir an evvel yapmamız gerekenleri yapmamız gerektiğini hatırlatır. Abdesti, namazı, zekâtı, haccı, iyi insan olmayı geciktirmememizi öğütler. Hastalıklar yürüyeni durdurur, koşanı yavaşlatır. En …
Devamıİlmihal deyince aklımıza o gelir…
Yüce dinimiz İslâm’ın temel kaynaklarından birincisi Kur’ân-ı Kerîm, ikincisi de Sünnet-i Şerîftir. Her Müslümanın, Yüce Allah’ın kitabından haberdâr olması ve Peygamber Efendimiz sallellahu aleyhi ve sellem’i tanıması boynunun borcudur. Müslüman olmak demek, bilgiye tâlib olmak demektir. Bilginin kaynağı da Kur’ân-ı Kerîm’dir. Bilgisiz yani Kur’ân’sız Müslümanlık olmaz. Çünkü Peygamber Efendimiz efendimiz: “İlim …
DevamıEn değerlimiz en takvalımızdır…
Şirk ve küfürden sakınmak takvanın ilk adımıdır. Kur’an-ı Kerim, Mekke’deki şirk toplumunu evvela şirkten sakındırmış ve tevhide davet etmiştir. Takvanın ikinci derecesi ise günahlardan sakınmak ve farzları eda etmektir. Yani kalbini şirkten arındıran mü’min, ikinci olarak da kalbini günahların karanlığından koruyacaktır. Kalbini Allah’tan gafil kılacak şeylerden sakınıp farzları yaptıktan sonra, …
DevamıTesettür hutbesi neden ilgi gördü?
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş Hoca cuma hutbesinde, Müslümanların davranışları ve kıyafeti hususunda Kur’an-ı Kerim’in emirlerini beyan edince, cahil bir adam çıkıp hadsiz açıklamalarda bulundu. Şu ifadeleri kullandı: “Kadınların yüz, el ve ayakları hariç örtünmesi gerektiğine, kadınların gençlerin erken yaşta evlenmesi gerektiğine dair bir şeyler saçmalamış.” Oysa ki Ali Erbaş …
DevamıBu çağda imanımızı nasıl koruyabiliriz?
Hayatî öneme sahip bir soru var: Günahın seller gibi üzerimize aktığı böyle bir zamanda imanımızı, kalbimizi korumak nasıl mümkün olacak? Daha önce bir yazımda da belirtmiştim: Araba kullanırken şiddetli bir yağmura yakalanmışsanız önünüzü görebilmeniz için mutlaka sileceklerinizin çalışması gerekir. Aksi taktirde kaza yapmanız işten bile değildir! İşte bizim de sürekli …
DevamıKösebucaklı Müezzinoğlu Hasan Söcü hoca…
Minare ve bayrak… “Ezan dinmez, bayrak inmez” söylemi gerçekte bu toprakların iki ana nirengi noktasına vurgu yapar. Gerek bu coğrafyada gerek Balkan ve Avrupa coğrafyasında hemen her şehrin bir azizinin (evliya) bulunması, insan benliğinin köklerini derinlere salma duygusuna işaret eder. Alp-eren tipi bu konuda dikkate değer bir örnektir. Minare gölgesinde …
DevamıAman hocam, kıy şu nikahı!
Köyde imamlık yaptığım sıralarda bir sefer gençlere; “32 farzı bilmeyenin nikahını kıymam, bana derse geleceksiniz” dedim… Biz hocanın ihtiyaçlarını görüyoruz bize bir şey yapmaz diye düşünmüşler… Derse gelmeyenler oldu. Köyün zenginlerinden birisi üç gün üç gece bol içkili bir düğün yaptı. Bize bir şey, soran yok. Düğün bitmiş, gece üç …
Devamı