Etiket Arşivi: din kültürü zümre

Çocuklar için giyinme ve yemek âdabı

İmam-ı Gazzzali Hazretleri İhya-u Ulumuddin adlı şaheserinde çocuk yetirştirmeye dair hususları izah ederken, çocuğa öğretilmesi gereken yemek yeme adabı ve giyinme adabına da değinir. Kuşkusuz bu bigiler çocuğunu Müslüman gibi yetiştirmek isteyen insanlar içindir. Gazzali Hazretleri kitabında şöyle der: Yemek Yeme Adabı Çocuğa ilk ârız olan hâl. yemek hırsıdır. Bu …

Devamı

Merhum Muhsin Yazıcıoğlu’ndan bir hatıra

Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu vefat ettiğinde herkes çok üzülmüştü. Onun bu kadar sevilmesinin arkasında ne vardı, bunu anlamak lazım. Bir gün rahmetlinin odasına gittim: – Ben bir sanat gecesi yapacağım, istiyorum ki bu gecedeki onur konuğum siz olun. Bana bir tarih verin ben de ona göre bu tarihte programı organize edeyim, …

Devamı

Huzur Yuvalarımızda…

İnsanların ferdîleştirilmeye çalışıldığı, aile bütünlüğünün sarsıldığı günleri yaşadığımız bir gerçek… Evlenerek yuva kuran bir kadın ve bir erkeğin hayat boyu birbirlerine ihtiyacı vardır. Onlar birbirlerini bütünleyicidirler. Birlikte kemal ve huzur bulacaklarının şuuruna ermeli ve bu şuurla hareket etmelidirler. Hayat merdiveninin basamaklarının geri kalanlarını birlikte, karşılıklı saygı ve sevgiyle tırmanacaklardır. Bu …

Devamı

Usta ile çırak kıssası

İnsanlar manen olgunlaştıkça hayata bakışları zamanla değişir. Her olaya tefekkür gözüyle bakmaya başlarlar. Başlarına gelen her olayın Rabbimizden geldiğini tefekkür ederler. İnsan manevi bir olgunluğa kavuşmak için bunun vesilelerini aramalı ve bu konuda bir çaba içerisinde olmalıdır. Bir bakır kabı parlatmak için bile bir kalay ustasına ihtiyaç varken, gönlümüzün cilası için bir gönül ustasına ihtiyaç olmaz mı?

Devamı

Namazda kavun karpuz toplanır mı?

Harun Reşid’in kardeşi Behlül Danâ bir gün pazarda bir tezgâh kurmuş kavun karpuz satıyormuş. Akşam olmuş, tezgâhını toplayıp sırtındaki küfeye koymuş kavun karpuzları. Sonra sırtındaki küfe ile bir camiye girmiş ve sırtındaki küfeyi indirmeden namaza durmuş. Her secdeye eğildiğinde kavun karpuzlar bir tarafa yuvarlanıyormuş. Behlül Dânâ namazın ortasında caminin sağından …

Devamı

Sizin kaç ibriğiniz var?

Kalp kelimesi "sürekli değişen, çevrilen" anlamına gelmektedir. İnsanoğlunun kalbi bazen dünyevi dalgalarda sürüklenir, bazen de manevi limanlarda sükun bulur. Gönül kuşu şayet sahip çıkılmazsa, dünyevi değerlerin üzerine konar. Dünyada maddi beklentisi olmayan insan yoktur ancak maddenin esir alamadığı az da olsa derviş gönüllü güzel insanlar mutlaka vardır. Bu güzel menkıbe, bizlere gönlümüzü işgal eden maddenin esiri olmamamız gerektiğini, onu gönlümüze koymamamız gerektiğini öğretiyor. Öyle ki maddi değerler öyle zaman oluyor ki öz kardeşlerin bile arasını açıyor. Allah maddi değerlerin esiri olmaktan hepimizi korusun.

Devamı

Gül Yüzlü İhramcızade Garibullah

“Katremizden hisse al, bî-gâr-ı derya olmuşuz. Cümle halka bir bakışla, çeşm-i bînâ olmuşuz.”         İhramcızade İsmail Hakkı Toprak Zamana ve mekâna anlam kazandıran en önemli unsurlardan bir tanesi de o zaman ve mekânda yaşayan şahsiyetlerin kimler olduğudur. Nice şehirler, nice ilçeler, nice kasabalar, nice köyler vardır ki bir zaman …

Devamı

Anne kurdun yavrusuna öğüdü

Bu güzel kıssa bize görünüşe aldanmamamız gerektiğini öğretiyor. Öyle insanlar vardır ki bizim gibi göründüğü, bizim gibi giyindiği, bizim gibi davrandığı halde bizden değillerdir. Bazıları onların bize benzediğini düşünerek dürüst ve güvenilir insanlar olduklarını zannedebilirler. Oysa ki onlar toplumun yüz karalarıdır. Ajan ve provokatör karakterli oldukları için, bizim düşmanlarımızla dost olur ve onlarla iş tutarlar. Bu kimseler bize benzeyen ancak asla bizden olmayan hainlerdir. Bizden görünerek aramıza sızdıkları için en tehlikeli olanlar da bunlardır. Bunlara karşı çocuklarımızı ve gençlerimizi uyarmalı, onların şerlerinden toplumu korumalıyız.

Devamı

Yaralı Kuş Ve Hazreti Süleyman Kıssası

Bir gün yaralı bir kuş Hazreti Süleyman aleyhis selam’a gelerek, kanadını bir dervişin kırdığını söyler. Hazreti Süleyman, dervişi hemen huzuruna çağırtır. Ve ona sorar; “Bu kuş senden şikâyetçi, neden kanadını kırdın?” Derviş kendini savunur; “Sultanım, ben bu kuşu avlamak istedim. Önce kaçmadı, yanına kadar gittim, yine kaçmadı. Ben de bana …

Devamı