Genel

İbrahim Hakkı Hazretleri ve zalim atlı

Cenab-ı Allah yeryüzünde zalimlerin bir müddet kötülük yapmalarına izin vererek böylece insanları imtihan etmeyi murat etmiştir. Mazlum olan kimse Allah'a olan güveni ve musibete karşı sabrıyla imtihan olunmuştur. Bakalım kendisine uğrayan musibetleri nasıl bir ruh haliyle karşılıyor? Dengesi bozulmuş bir halde isyanvari bir tavırla mı karşılıyor yoksa "Hoştur bana senden gelen, ya hıl'atü yahut diken" diyerek mi karşılıyor? İkinci olarak Cenab-ı Hak zalimlerin de ateşini arttırmak için bu imtihanı yapıyor ki nice zalimlerin zulümde ne kadar ileri gidebileceğini biz kullar da görmüş oluyoruz.

Devamı

Peygamberimiz Asiye ismini neden değiştirdi?

İsminin, bir insan üzerinde bırakacağı tesir elbette ki inkar edilemez. Bu tesiri küçümsemek de aklı başında olan birinin yapabileceği davranış olamaz. Bu alanda gösterilecek ihmal de basite alınamaz. İsim, sahibi olan insanla bir ömür boyu bütünleşir. Kendisini tanıyanlarca, o kişi görülünce ismi, ismi duyulunca da o kişi zihinlerde canlanacaktır. Bu …

Devamı

Üç fitne…

Âyet-i kerîmede buyurulur: “Allah nezdinde hak din İslâm’dır…” (Âl-i İmrân, 19) Günümüzde bâtıl ve muharref dinlerin, insanlığa verebileceği bir şey kalmamıştır. Dünya; nefsâniyetin, bencilliğin, zulümlerin, küfür ve nifâkın karanlıklarında can çekişirken, insanlığın tek ümidi İslâm’dır, İslâm’dadır. Bu sebeple; İslâm’a dört bir yandan hücum ve taarruzların artmış olmasını, garip karşılamamak îcâb …

Devamı

Çağımızın Adeviyyesi Melahat Armağan Ablamız

Kasvetli yılların aydınlık yüzü, başörtüsünü kendine kefen yapan, Kur’an aşığı, münevver, nadide öğretmen Melahat Armağan da Hakka yürüdü. İsmi gibi ahlakı da güzel idi. Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun.  “İslamî simge” başörtüsü nedeniyle 1966’da Urfa’da, Cumhuriyet İlkokulu’nda öğretmen iken görevden alınan ilk öğretmen hanımefendi ablamızın vefatını duyunca çok üzüldüm. …

Devamı

Behlül Dânâ bir gün fırınları denetler

Behlül Dânâ bir gün Harun Reşid’den bir vazife ister. Harun Reşid de ona çarşı pazar ağalığını (denetimini) verir. Behlül hemen işe koyulur. İlk olarak bir fırına gider. Birkaç ekmek tarttırır, hepsi normal gramajından noksan gelir. Dönüp fırıncı ya sorar: “Hayatından memnun musun, geçinebiliyor musun, çoluk çocuğunla ağzının tadı var mı?” …

Devamı

Harun Reşid’i ağlatan sözler…

Mehran oğlu Abdullah’ın rivayetine göre Harun Reşid hacca giderken Kufe’ye uğradı. Orada birkaç gün durdu. Sonra tekrar yola devam edeceğini ilan etti. Bu münasebetle halk, yolların kenarlarına, halifenin kafilesini seyretmek için döküldüler. Dökülenlerin arasında Behlül Dânâ da vardı. Behlül yolun tam kenarında oturdu. Çocuklar ona çeşitli eziyetler edip, kendisiyle eğleniyorlardı. …

Devamı

İhramcızade sevdalısı Murat amca…

“Âşıkın çok derdi amma, sırrın izhar eylemez. Söylemesi terk-i edeb, çünki destur olmadan.” Şems-i Sivasî İnsanın öğretmenini sevmesi, hocasına değer vermesi, mürşidinin kadr-i kıymetini bilmesi ne güzel bir ahde vefa örneğidir. Hocası anıldığında rengi değişerek titremeye başlayanlar, büyük bir özlem ve hüzün ile gözleri dolanlar, onun hatırasını bir ömür boyu …

Devamı

Bir lokma deyip geçme!

Allah adamlarının kalpleri ve dimağları açık olduğu için nerede sorun varsa onu çok güzel tespit ederler. İbadetlerimizden haz alamıyorsak, içimizde sebebi belirsiz bir huzursuzluk varsa, bunların birçok nedeni olabilir. Netice de bir kalp taşıyoruz ve kalbimiz her geçen gün menfi tesirlere maruz kalıyor. Kimimiz internet ve televizyonun nefsani ekranlarından etkileniyoruz, kimimiz yediğimiz lokmalardan, kimimiz de faiz gibi ağır günahların verdiği ağır hasarlardan etkileniyoruz. Bu güzel menkıbe bize "Bir lokmadan ne olur ki" demememiz gerektiğini, her lokmada helal ve haram hassasiyetini gözetmemiz gerektiğini öğretiyor.

Devamı

İhlas ateşi gülistan eder…

Bağdat’ta bakırcılar çarşısında büyük bir yangın çıkmıştı. İki çocuk, yanmakta olan dükkânların birinde mahsur kalmıştı. Çocuklar “İmdât!” diye feryâd etmelerine rağmen, alevler çok şiddetli olduğundan hiç kimse kurtarmaya cesâret edemiyordu. Çocukların ustası ise dışarıda çâresizlik içinde: – Kim çocukları kurtarırsa ona bin altın vereceğim! diye nidâ ediyordu. O sırada oradan …

Devamı

Burkino Fasolu Sad amca

Burkina Faso’nun uzak bir köyünde Sa’d Amcamız vardı. Siz onu hiç tanımadınız değil mi? Keşke tanısaydınız… Belki de bana soracaksınız:  “Sen tanıdın da ne ibret aldın?” onu da tam olarak bilemiyorum. Ancak ben onu sevdim. Bilirim ki hayattayken o da beni severdi. Öyle söylemişti… Bu sevgi bir işime yarayabilir. Sa’d …

Devamı