Yazarlar

Öncü neslin abisi Prof. Dr. Osman Nuri Çataklı

1895 yılı civarında İstanbul Mercan’da dünyaya gelen Abdülaziz Bekkine Hazretleri tüccar Halis Efendi’nin oğludur. Tahsiline İstanbul’da Kaptanpaşa Camii İmamı Halil Efendi’den başlamış, daha sonra Dârü’t Tedris’e gitmiştir. 1909’da ailesi ile birlikte babasının memleketi Kazan’a (Tataristan) göç etmiş, oradan da tahsil için Buhara’ya geçerek beş sene kadar orada kalmıştır. 1917 Bolşevik …

Devamı

Kadınlar Allah’ın emanetidir…

Veda Hutbesi'nde kadınların Allah’ın bir emaneti olduğunu kocalarına hatırlatmıştır. Tüm ümmetine düşen görev, bu vasiyeti göz önünde bulundurup hanımlara karşı Efendimiz'in nezaketini, kibarlığını, şefkatini, merhametini ve sevgisini bir davranış hâline getirmektir. Dr. Mehmet Sürmeli/ İrfanDunyamiz.com

Devamı

Çobanın tek dileği buymuş…

Bazen bana; “Ne kadar çok hikaye anlatıyorsunuz?” diyenler oluyor. Çok geziyorum, çok dinliyorum ve çok şeylere şahid oluyorum. Bizzat yaşadıklarımı, gördüklerimi, duyduklarımı da sizlerle paylaşıyorum. Bir arkadaş geçenlerde; “Sana anlattığım şeyin aynısını tıpa tıp yazıya dökmüşsün” dedi. Allah da bize böyle bir yetenek vermiş, bunun için hamd ediyoruz. Şimdi size …

Devamı

Peygamberimizin cenaze namazı neden cemaatle kılınmadı?

İlkadım dergimizin Temmuz 2025 tarihli sayısında yayınlanan “Peygamber Efendimiz’in Cenaze Namazı” başlıklı yazımdan dolayı sorulan sorulara cevap veriyorum. Ağustos sayısında yazdığım “Bir Soru Bir Cevap” başlıklı yazıda Efendimizin yaşı ile ilgili sorulan soruya cevap vermiştim. Bu yazımda da konu ile ilgili sorulan iki soruya cevap vereceğim. Bu sorulardan biri cenaze …

Devamı

Hacı Ali Eriş Efendi nasıl zengin oldu

Hacı Ali Eriş Efendi 1923 Ordu Çatalpınar doğumlu olup ilk öğrenimini kendi köyü olan Karahamza’da tamamlamıştır. Babası Ali Efendi annesi Hatice hanımdır. On üç yaşında babasının yanında ticarete atılmış hem köyünde tarım, hem de Fatsa‘da ticaretle uğraşmıştır. Onu ayrıcalıklı yapan erken sayılacak bir yaşta Sivaslı İhramcızade İsmail Efendi ile tanışıp …

Devamı

Makam sahiplerini ziyaret sevdası…

Bakanlıklarda çalıştığımız zamanlarda neler görmedik ki… Alnının akıyla vazifesini yapıp süresi dolduğunda aslanlar gibi vazifeden ayrılanları da gördük, bir makamda kalabilmek için taviz üstüne tavizler verenleri de gördük. Şimdi onların da devri bitti, o tavizlerin hesabını veriyorlar. Mesela başörtüsünün yasak olduğu zamanları hatırlıyorum, eşlerinin başlarını açanlar oluyordu. Yazık değer miydi …

Devamı

Misafir sevenin şen olur bahtı…

İmamlık vazifesine yeni başladığım yıllarda henüz 20 yaşındaydım. İlk yıllar Anadolu’nun çeşitli köylerinde bulunduk. Oralarda o kadar samimi insanlar vardı ki, yaşça bizden çok büyük insanlar bize hürmet ederlerdi. Hele onların hizmetleri, insanı gerçekten mahcup ederdi. Bu durumları halis niyetle vazife yapan her arkadaşımız yaşardı. Bir imam hatip ya da …

Devamı

Kore’de bir davetçi Zübeyir Koç hoca…

Bilge kişiler, âlimler, arifler, düşünürler, hep toplumun bir asır önünde olurlar. Onlar, hep bir projektör işlevini görürler. Karanlıklar bastırınca, yıldızlar gibi parlamaya ve yönünü, istikametini bilmeyen toplumlara rehberlik yapmaya başlarlar. Bunların sayılar içindeki basamak değerleri, en yüksek olanıdır. Newton derki: “İnsanlar sayılar gibidir, insanın değeri ise sayının içindeki basamak değeri …

Devamı

Nezaket insanı kanatlandırır…

Nezaket ve ihtimam iki önemli kavramdır. Nezaket az çok bilinse de ihtimamın ne olduğunu gençler pek bilmiyor. Nezaket kelimesi, ”nazik” kelimesi ile aynı kökten gelip, dilimize Farsçadan geçmiştir. Başkalarına, karşı saygılı davranışlar göstermeye, zarif ve hassas davranma anlamına gelir. Nezaketli insan görgü kurallarına dikkat eder ve edepli olmaya özen gösterir. …

Devamı

Hutbe okurken elleri titriyordu…

Şehremini Şeyh Raşid Camii‘nde göreve başladığım zamanlarda, cami lojmanımızın yakınında, gayet mütevazi iki odalı bir evde yaşlı bir anne ile oğlu kalıyordu. İsmi Mehmet ama Aydın ismiyle tanınan bu kardeşimiz benden üç dört yaş küçüktü. Bir eczanede kalfa olarak çalışıyordu. Gayet sessiz sakin kendi halinde birisiydi. Hatta asosyal derler ya, …

Devamı