Çıplaklık kültürü nesli ifsad ediyor…

Müslümanlar harama bakmazlar; bakmamalıdırlar. Resulullah sallellahu aleyhi ve sellem’in; “Ey Ali! (Bakılması haram olan bir şeye karşı) bakışlarını peş peşe yapma. Birincisi elinde değilse de ikincisi elindedir”1 buyruğunu hayatlarında şiar edinmelidirler.

Mürsel bir rivayetten öğrendiğimize göre sadece bakmak değil, baktıracak şekilde açılıp saçılmak da büyük günahtır ki Peygamber Efendimiz sallellahu aleyhi ve sellem; “Allah harama (bilerek, isteyerek, zevk alarak) bakana da; kendisine baktırana (hayâsızlara) da lanet etsin”2 buyurmuştur.

Bunları gizlemeyin

Hadisin ifadesine göre tesettüre riayet etmemek kebiredendir. Farz oluşunu inkâr ise küfürdür. Müslümanlığının bilincinde olan insanların giyim kuşamları, oturuşları, kalkışları, yürüyüşleri, konuşmaları, söylemleri ve bakışları bir ölçü içerisindedir. Her an ilahi gözetim/ murakabe altında olduklarını bildikleri için kendilerini kontrol altında tutarlar.

Onların bu asil duruşuna ve amellerine karşılık toplumda eğer bir düzelme olmuyor; çıplaklık kültürü ve hayat tarzı –göz zinası başta olmak üzere– zinanın türleri turizm gelirleri adına teşvik ediliyorsa yapılması gereken, daha kalıcı önlemler almaktır. Eğer bu önlemler alınmazsa insan nesli emniyetini kaybeder. Nesiller birbirine karışır. Toplumun en büyük fesadı meydana gelir.

Böyle bir fesada karşılık Yüce Allah Müslüman iktidar sahiplerine; “İyiliği emretmek ve (her türlü kötülüğü) önlemek hususunda”3 görev yüklemiştir. İslâm nazarında bu görevi hakkıyla yapan iktidarlar meşruiyet kazanırlar. Eğer bu görev hakkıyla yerine getirilmez ve diğer bozulmalarla beraber nesil emniyeti de kaybolursa iktidarlar İslâmi olma niteliklerini kaybederler.

Nesil ve namus emniyetinin varlığı, siyasanın kimliğinin İslâmi olduğunun göstergesidir. Tersi de doğrudur. Din, can, mal, akıl ve namus emniyetini sağlayamayan siyasalar İslâmi değildir. ”Vacibin kendisiyle tamamlandığı şey ce vaciptir” hükmünce siyasal bir dönüşüm için çalışmak dünyadaki bütün Müslümanlara farz bir görevdir.

Hayat tarzı

Esefle belirtelim ki bugün çıplaklık şeklindeki hayat tarzı değişik gerekçe ve anlayışlarla toplumları kuşatmıştır. Tarihi de bir hayli eskidir. Konuyu test etmek isteyenler ülkelerindeki tatil beldelerinin halini şöyle bir düşünsünler.

Bizim toplumumuz da bundan yani tesettür karşıtlığından nasibini en yüksek oranda almıştır. İş hayatındaki tesettüre karşı diretmeler, ailelerin çocuklarına tesettür konusunda kayıtsız kalmaları, aşağılık kompleksi ve özgüven eksikliği, okulların durumu, eğlence sektörü, tatil yerleri ve plajlar, fuhuş sektörünün vergilendirilerek normalleştirilmesi (!) bunun bazı göstergeleridir.

Böyle bir hayat tarzının tercih edilip veya ettirilip etkin hâle getirilmesi siyasal kimliğin niteliğini tartışmaya mahal bırakmayacak şekilde ortaya koymaktadır. Şu ayet bunun kanıtıdır: “Eğer (münafık), yönetimi eline geçirecek olursa yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya, ekini ve nesli yok etmeye çalışır. Oysa Allah, bozguncuları sevmez.”4

Neslin bozulması

Neslin bozulmasındaki en büyük nedenlerden birisi çıplaklık ve insan vücudundaki haram bölgelerin teşhiri olduğuna göre; bu teşhire zemin hazırlayıp ahlaki tedbirleri almamak veya özgürlük adına almamakla övünmek yaşanan siyasanın nifak kimliğinin ilanıdır. “Kimsenin hayatına müdahale etmedik” diyerek çıplaklığın önünü açmanın Allah Teâlâ katında savunulabilir bir tarafı yoktur. Zira Yüce Allah tebeanın gidişatını da yöneticilerden soracaktır.

Çıplaklık veya açılıp saçılmak bireysel tercih olmakla beraber içerisinde toplum haklarının daha galip olduğu bir yaşam tarzıdır. Karşı tarafı olumsuz yönde etkilediği için başıboş bırakılmayıp tedbirlerin alınması gereken olumsuz bir fiili durumdur. Elbette selim akıl sahibi ve neslinin geleceği hususunda endişesi olan mü’minler, iffetli olma ve yaşama konularında gerekli çalışmaları farz-ı ayın bilinciyle yapacaklardır.

Fakat şunu unutmamak gerekir ki bazen “Kur’an’la önlenemeyenler iktidarla önlenebilir.” Bu sözün sahibi Hazreti Osman radıyellahu anh’tır. Burada iktidar olmanın önemine ve iktidarın sorumluluklarına  atıf vardır. Bu çerçevede iktidar sahiplerinin, insanları her türlü haramdan korumak için çalışmalar yapmaları şarttır. Ülke insanı edep, terbiye, iffet, namus ve ahlaki alanlarda gerekli eğitimden geçirilmelidir.

Bu meyanda gazete, dergi, internet ve televizyon programları denetlendiği gibi çıplaklık kültürünü önleyecek tedbirler de alınmalıdır. İffetsizlik ve fuhuş neslimizi tehdit eden en büyük tehlike hâline gelmiştir. Bu tehlikenin hangi alanlarda yaygın olduğu ve alınması gereken önlemler ciddi olarak çalışılmalıdır. Ortaya konulacak çözüm önerileri vakit gecikmeden uygulamaya konulmalı ki bir nesil yok olmasın…

Dr. Mehmet Sürmeli/ İrfanDunyamiz.com

DİPNOTLAR

1 Beyhaki, Sünen-i Kübra, Nikâh, 71, H. no: 13515, VII / 144-145.  
2 Beyhaki, age., Nikâh, 84, H. no: 13566, VII / 159.
3 Hac 22 / 41.
4 Bakara 2 / 205.

İstikamet Yazıları ↗

İslam’ın şuur boyutuna vurgu yapan yazıları okumak için tıklayın.

Kaynak Metinler ↗

İlim yolcuları için derlenmiş temel dini metinlere ulaşmak için tıklayın.

Şunlara Gözat

Dinlerini tahrif edenler…

Kur’an-ı Kerim dindeki tahrifat süreçlerinden bahsederken Ehl-i Kitab’tan örnekler vererek Müslümanları bu konuda uyarır. Yüce …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.