Allah Teâlâ, Kur’an-ı Kerim’inde tevhit mücadelesinin önderleri olan peygamberlerinden bir kısmını zikretmiştir. Verdikleri mücadeleyi, zorluklara karşı direnmelerini, insanlardan gördükleri sıkıntıları ve Yüce Allah’ın dinini hâkim kılabilmek için çalışma yöntemlerini bizlere anlatmıştır. Yoğun bir mücadele verip “anlarını” değerlendirmelerine rağmen bazıları bir “Medine” bile kuramamıştır. Medine kuramasalar bile çalışma şekli ve hareketleri …
DevamıDostluk gönülden iletişimdir…
Dostluk gönüllü değil gönülden iletişimdir. Aynı yöne, aynı ufka yürek hizasında bakmaktır. Dostluk duygusal bir bağlanma, karşılıklı dikkat ve sorumluluktur. Dostlukta adanmışlık vardır. Adanmışlığın ahlaki niteliği olan temel bileşenleri; vefa, dürüstlük ve fedakârlıktır. Dostlar; en mutlu anlarını da en can acıtan ve yürek dağlayan anlarını da paylaşırlar. Dostluk; varlığımıza bir …
Devamıİnsan çift kutuplu bir varlıktır
Bilindiği gibi insanlarda; iyi ve kötü, olumlu ve olumsuz birbirine zıt birçok duygu vardır. Hatırıma gelenleri ben sayayım. Gerisini siz tamamlayabilirsiniz. Cömertlik-cimrilik, bencillik-diğerkâmlık (başkalarının dertleriyle dertlenmek, onları da düşünüp problemlerine çareler aramak), cesaret-korkaklık, çalışkanlık-tembellik, tevazu (alçak gönüllülük)-kibir, merhamet-vicdansızlık, nezaket-kabalık, sevgi-nefret, af-intikam, doğruluk-yalancılık, Allah Teala’ya itaat etmek veya isyan etmek gibi. …
DevamıFatma Tamgüney ablamız cenneti muştulardı
Ömür dediğin cennet sermayesi. Değerlendirebilen burada alır cennet biletini. Ahireti dünyaya tercih eden bir muhibbinin hayatına dair bir kaç cümle kuracağım. Bu cümleler gönül sultanlarına bende olan Fatma Hocamıza dünyada ve ahirette şahid olsun isterim. Adanmış yürekler hayattayken cennette gibi yaşar. Yaşantısı cennet muştular çevresindekilere. Onunla olanlar cennet bahçesinde gibi …
DevamıŞehid Seyyid Kutub’u doğru anlayalım
Seyyid Kutub, “Önce Medineni kur…” derken, Medine’ye giden yolların da açılmasını beraberinde söylemiştir. Tefsiri dâhil, eserlerinin tamamını okursak görürüz ki Şehid her çalışmasında itikâdi ve ahlaki derinleşmeyi tavsiye etmiştir. Onun yolundan giden İhvanı, bulundukları coğrafyada çözüm makamları oluşturmuşlardır. Müslümanlar farazi meselelere çok dalarlar ve hedeflerinden saparlar; yapay gündemler oluştururlar da …
Devamıİletişimin zirvesi sessiz iletişim
İçinde yaşadığımız bu hız ve haz çağında, sessizliğe çokça ihtiyaç var. Zira tefekkür, tezekkür ve teakkul ancak sakin ve sessiz bir ortamda mayalanır. Duymak ve muhatabımızın ne dediğini anlamak için susmak gerekir. Susmak ve dinlemek, anlamlı bir iletişim için vazgeçilmez unsurdur. “Söz gümüşse, sükût altındır” kelam-i kibarı, sorgulayıcı bir mantıkla …
DevamıBüyük günahlar konusunda az bilinenler
Kebire (büyük günah) konusu, öneminden dolayı kelam ilminin, neticeleri nedeniyle de fıkıh ve ahlak ilimlerinin konusu olmuştur. Abdullah bin Abbas (ö: 68/687), büyük günahların “yetmişe yakın” olduğunu söylemiştir.[1] İbni Abbas bu ifadesiyle sayı ile tahditten ziyade çokluğuna işaret etmiş de olabilir. Hadis kaynaklarını taradığımızda büyük günahlarla ilgili birçok rivayet karşımıza …
DevamıTurizm adı altında yapılanlar
Yangınlardan ders alabildik mi? Ormanlar yanarken; ağaçlar ile birlikte, çiçekler, böcekler, kurtlar, kuşlar, yumurtadaki civcivler, doğmamış yavrular; daha neler yandı neler. Tabi ki insan olduğunun farkında olan herkesin de yüreği yandı. Devlet olarak alınacak dersler olduğu gibi millet olarak da almamız gereken dersler var. Gerçekleri yazmak veya söylemek çok zordur. …
DevamıBir varlık tasavvurunuz var mı?
Düşünmek, varlığın anlamını idrak etmek, kavramak ve algılamaktır. Düşünmek, eşyanın zahiri niteliklerini tanımak için duygularımızın ötesine geçerek, fiziki dünyadan elde edilen verileri zihinsel fonksiyonlar marifetiyle zihin dünyamıza kodlamaktır. Aklımızı, kalbimizi, duyularımızı, hayal gücümüzü ve irademizi birlikte eşgüdümlü olarak kullanarak mesafe almaktır. Düşünmek, olayları ve olguları anlamak, kavramak ve algılamak için …
DevamıAnne baba senin için ne demek?
Anne babasına iyi davranan insanları gördüğümüzde hemen şöyle diyoruz: “Helal olsun şu Ahmet’e veya Ayşe’ye, annesine babasına çok güzel hizmet ediyor, onlara nasıl da değer veriyor.” Hâlbuki evlatlar anne-babaya değer vermez, olsa olsa onların değerlerini anlamış olur. Çünkü anne-babaya değeri Yaratan vermiştir. İsra Sûresi 23. ve 24. âyetleri okuduğumuzda görüyoruz …
Devamı