Yaptığımız işi nasıl yaptığımız, kendimize saygımızla alakalıdır. Biz bazen devlet için, bir kurum ya da kuruluş için ya da herhangi bir şirket veya firma için çalışırız. Veya kendi işimizde çalışır ve başkalarına bir hizmet sunarız. Bizim dışımızdakiler için yaptığımız her iş aslında kendi hayatımızın bir parçasıdır ve o iş ile …
DevamıBir umuttur Anadolu Gençlik…
Analarla dolu olan bir memleket, elbette bu anaların doğurduğu gençlerle de dolu olacaktır. Önemli olan anaların doğurduğu gençleri yetiştirmek ve onlara sahip çıkmaktır. Gençlik, insan hayatının baharıdır. Baharda suyunu iyi alan ekinler, bitkiler ve ağaçlar bol ürün verirler ve verdikleri ürünler de bereketli olur. Bahar yağmuru ve özellikle Nisan yağmuru …
DevamıNebevî zühd anlayışı…
Madde ve mana yönleri ile insan bu dünya hayatında kulluğunu ifade edebilme adına maddî ve manevî yönü arasında bir denge kurmak zorundadır. İnanan-inanmayan, büyük-küçük, kadın-erkek farklılıkları ne olursa olsun insan dünya hayatı ile doğru veya yanlış şekliyle bir ilişki içerisindedir. Her konuda olduğu gibi dünyaya bakışımızın ne olması gerektiği konusunda …
DevamıKendini ne üstün gör, ne de beğen…
Kur’an-ı Kerim’de “kibir” yani büyüklük taslama davranışı şeytanın, firavunun ve müşriklerin bir tavrı olarak karşımıza çıkmaktadır. (Bkz. Yunus, 75; Araf, 146) Şeytan Hazreti Âdem aleyhisselam’a kibri sebebi ile secde etmemiştir. (Bkz. Bakara, 34) Ona secde etmemesinin sebebi sorulduğunda bilgiçlik yapmış ve “Ben ondan hayırlıyım; beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan …
DevamıZulme karşı duruşumuz…
Klasik dil bilginlerimiz zulmü şöyle tanımlamışlardır: Bir şeyin zatında eksiltme veya ziyadeleştirme yaparak, vaktini ve zamanını değiştirerek kendisi için tahsis edilen yerin dışına koymaktır. Zulüm, kişinin kendine, diğer insanlara ve Allah Teâlâ’ya yaptığı zulüm olmak üzere üç çeşittir. En büyük zulüm insanın Allah’a şirk koşmasıdır.1 Lokman Suresi’ndeki; “Şirk en büyük …
DevamıBeni görünce tanıyamadılar…
30 yıl felçli yaşamış, 35 ameliyat geçirmiş merhum yazarımız Rüstem Kılıç Hoca’nın vefat etmeden kısa bir müddet önce bize teslim ettiği yazılarını yayınlamaya devam ediyoruz. İşte merhum Hocamızın ibretlerle dolu hayatı… 34 yaşına girmiştim fakat yirmilik denilen dişim henüz yeni çıkmaya başlamıştı. O da arka dişin yanından ters bir şekilde …
DevamıBöyle mi olmalıydı?
Bir zaman bizi problemli bir aileye götürdüler. Evde muhabbetin dibe vurduğu duvarlardan hissediliyordu. Dünyada huzuru kaçmış bir yuvadan daha kötü pek az şey vardır herhalde. Nice ümitlerle, düğünler, şenliklerle bir yuva kuruluyor, sonrasında bu yuva bir huzursuzluk kaynağına dönüşüyor. Ne kadar acı öyle değil mi? Bu işin buralara gelmemesi için …
DevamıÇocukların çalıştırılması doğru mu?
Çocukların nafakalarını sağlamak ebeveynlerin üzerlerine bir borçtur. Onların her türlü bakımı, beslenmesi, tahsili ve korunması anne-babanın sorumluluk alanına girmektedir. Şayet onlara gerekli itina gösterilmez ise helak olurlar. Neslin helaki ile meriyette olan siyasal yapının kimliği arasında doğru orantı vardır. Esas söylemek istediğimiz, velayet kâfirlerin ve münafıkların elinde olursa, ayette buyurulduğu …
DevamıGönül dili ve iletişim…
Sosyal ilişkiler ve iletişim; söz, hal ve yazı üzerine bina edilir. Bu kavramlar üzerine derinliğine tefekkür, tezekkür ederek ve aklederek geniş bir perspektifle yola çıkılırsa yol alınır. Söz demek olan kelam, “Konuşan canlı” demek olan insanı, diğer varlıklardan ayıran en önemli özelliktir. Kelam hem Yüce Allah’ın hem de O’nun halifesi …
DevamıEhli hadis ve ehli rey ayrımında İmam Şafii
Yaklaşık bir senedir hemen her hafta ilim ve fıkıh sevdalısı bir grup arkadaşla birlikte İmam Şafii’nin Er-Risâle adlı usûl eserini okuyup şerhleriyle beraber müzakere ediyoruz. Kitabın sonlarına yaklaştığımızda bir dersin konusu “istihsan” idi. Arkadaşlarımızdan biri, bir Hocamızın Şafii Mezhebini “ehli hadis” kategorisinde konumlandırdığını söyledi. Ayrıca İmam Şafii’nin sadece lafız eksenli …
Devamı