Rivayete göre bir gün Buhara’da iki âlim bir mesele hakkında ihtilafa düşerek bir türlü anlaşamazlar. Sonunda hem zahir, hem batın ilmine sahip zü’l-cenâhayn (çift kanatlı) bir âlim olarak çözebileceği düşüncesiyle Muhammed Pârisâ kuddise sirruhû Hazretlerine giderek durumu arz ederler. Pârisâ Hazretleri, problemi dinlemeden önce onlara dergahlarında bir hafta kalmalarını teklif …
DevamıSizin kaç ibriğiniz var?
Kalp kelimesi "sürekli değişen, çevrilen" anlamına gelmektedir. İnsanoğlunun kalbi bazen dünyevi dalgalarda sürüklenir, bazen de manevi limanlarda sükun bulur. Gönül kuşu şayet sahip çıkılmazsa, dünyevi değerlerin üzerine konar. Dünyada maddi beklentisi olmayan insan yoktur ancak maddenin esir alamadığı az da olsa derviş gönüllü güzel insanlar mutlaka vardır. Bu güzel menkıbe, bizlere gönlümüzü işgal eden maddenin esiri olmamamız gerektiğini, onu gönlümüze koymamamız gerektiğini öğretiyor. Öyle ki maddi değerler öyle zaman oluyor ki öz kardeşlerin bile arasını açıyor. Allah maddi değerlerin esiri olmaktan hepimizi korusun.
DevamıKendi dilinden M. Yaşar Kandemir hocamız
Yozgat’a on beş km. uzakta, Sivas yolu üzerinde, merkeze bağlı İnceçayır köyünde 10 Aralık 1939’da doğmuşum. Ailemiz, soyumuz bu köydendir. Babam köyümüzün imamıydı. Merhum annem ise Yozgat’ın içindendi. Bir berberin kızıydı. Annem evimizin işini tek başına çekip çevirirdi. Yani 40-50 koyunu, 3-4 ineği tek başına sağar, sütlerinden yağ peynir yapardı. …
DevamıMevlüt Çavuş yetimlere sahip çıkardı
1930’lu yıllarda açılan Köy Eğitmen Kursları’nda yetişen eğitmenler ülkemizdeki eğitim ve öğretim seferberliğinin bir ayağı olarak okuma yazma oranının yükseltilmesi için hizmet etmeye başlamışlardı. (Köy Enstitüleri bu bahsettiğim kurslardan daha sonra açılmıştır.) Bizim ilçemizde de eğitmen olarak hizmet eden, köy halkı tarafından “Mevlüt Çavuş” olarak tanınan Mevlüt Akan Amcamız görev …
Devamıİhsan Şenocak Hoca’nın Es Sabuni Mülakatı
DR. İHSAN ŞENOCAK HOCANIN YAŞAYAN İSLAM ALİMLERİNDEN PROF. DR. MUHAMMED ALİ ES-SABUNİ HOCA İLE MÜLAKATI İhsan ŞENOCAK: Bismillahirrahmanirrahim. Hocam Kur’an-ı Kerim’in anlaşılabilmesi için İslam’ın erken asırlarından bu tarafa uygulanan ve zaman içerisinde de tedvin edilerek metin haline getirilen tefsir ve fıkıh usulü günümüzde modernist müslümanların yenilenme çağrıları ile karşı karşıyadır. …
Devamıİmam-ı Azam ve bal yiyen çocuk
Çocuğun birisi bal yiyince vücudunda yaralar çıkıyormuş, ama bir türlü bal yemeyi de bırakamıyormuş. Ailesi, çocuklarının bal tutkusunu önleyebilmek için hekimlere gitmişler, tedbirler uygulamışlar, ama nafile! Sonunda, tavsiye üzerine, Ebu Hanife Hazretlerine gitmişler. İmam Ebu Hanife, sorunu dinledikten sonra çocuğun ana ve babasına; “Kırk gün sonra gelin” demiş. Anne ve …
DevamıBediüzzaman’ın tasavvufa bakışı nasıldı?
Risalelerdeki bahsettiği zatların ben listesini çıkardım, Hasan-ı Basri’den Cüneyd-i Bağdadi’ye, Maruf-u Kerhi’den, Şakik-i Belhi’ye, Mevlana’dan Abdulkadir Geylani’ye kadar; bunların hepsi sûfî zatlardır.
DevamıTenezzül Eden Horozun Sonu
Dünyaya nimetler içinde yüzmeye gelmediğimizi bilirsek, maddenin veya paranın esiri olmayız. Bir çok insan bu hakikatten gaflet ettiğinden, az bir menfaat karşılığında bir çok değerlerinden feragat edebilmektedir. Çocuklarımızı üç kuruşa tenezzül etmeyen insanlar olarak yetiştirmeliyiz ki büyüdüklerinde, onları kimse parayla satın alamasın. İki günlük dünyada daha konforlu bir şekilde yaşamak için hırsızlık yapanlar, rüşvet yiyenler, ülkesinin ve milletinin menfaatlerini yabancılara satanlar işte bu ahlaktan mahrum olan kimselerdir. İnsanda "üç kuruşa tenezzül etme" düşüncesi oldu mu mutlaka ondaki bu zaafı kullanmak isteyenler olacaktır.
DevamıKıyametin küçük alametleri nelerdir?
Kıyâmetin alâmetleri hakkında Kur’ân-ı Kerîm’de işareten, hadîs-i şerîflerde ise sarahaten haber verilen küçük ve büyük alâmetler vardır. Küçük alâmetler, insan iradesi ve fiileri ile alakalıdır ve onlar büyük alâmetlerden önce olacaktır. Küçük alâmetler, neticesi bakımından aslında küçük değil büyüktürler. Mesela emanet hissinin kalkması, şuursuzca işlenen cinayetlerin çoğalması gibi.
DevamıElmasın Değerini Soran Çocuk
İnsanlar sahip oldukları şeylerin değerini her zaman tam anlamıyla anlamayabiliyorlar. Mesela usta olabilmek için öğrenilen bir zanaat aslında bir altın bilezik gibi kıymetlidir. Belki yaşı genç olduğu için çırak bu altın bileziğe sahip olmanın hayatta kendisi için ne kadar önemli olabileceğini düşünmeyebilir. Ancak usta bu altın bilezik sayesinde evine ekmek götürebildiğini, kimseye muhtaç olmadığını bildiği için onun gözünde zanaati daha kıymetlidir. Bizler de sahip olduğumuz şeylerin kıymetini bilirsek onları daha güzel bir şekilde kullanabiliriz. Belki o zaman vakit ve sağlık gibi elmasların kıymetini daha iyi anlar ve onları daha verimli bir şekilde değerlendiririz.
Devamı
İrfan Dünyamız Kendi İrfanımızı Keşfet!