Zavendikli Mustafa Hoca ilme sadakati öğretti... Yaşar Kandemir hocamızın Hadis nöbeti... Sultanlara eğilmeyen alim İmam-ı Rabbani... Hafız Zekeriya Kul Büyük Doğu hayranıydı... İsmail Ketenci hoca çok hafız yetiştirdi... Hacı Hasan Efendi ve davet anlayışı... İmam-ı Rabbani'den alimleri titreten nasihatler... Eyüpsultan’da bir Allah dostu... Mahir İz hocanın unutulmaz cevabı... Veliler bahçesinin iki güzel mürşidi... Hacıveyiszade'nin gülleri... Uğur Erman hoca gönüllerde iz bıraktı... Gizli bir alim İsmet Demir Hoca... Akşemseddin'in Fatih'e mektubu... Mert insan Muhsin başkan... Risale-i Nur medresenin malıdır... Senegalli sûfi mücahid Şeyh Ahmedü Bamba... Gaziantep'in kandillerinden Şeyh Hasan Arslan Efendi... Hüseyin Küçükkalay hocamızdan hatıralar... Adil Özberk hocanın sesi yankılanır Gaziantep'te Cengiz Bodur Ağabey'i size nasıl anlatsam ki... İhramcızade hazretlerinin duası... Kızının dilinden Esad Coşan Hocamız...

Yayın Akışı

Değerli hanım kardeşlerim…

Değerli Hanım kardeşlerim! Evlilik niyetiyle de olsa ailenizden bağımsız hiçbir kimseyi hayatınıza almayın, en başta tanışmayın, sakın güvenmeyin, her adımı eş zamanlı olarak ailenizle birlikte atın. Ortalık yalan dolancı, tacizci, şiddet uygulayan, Allah korusun hatta öldüren tiplerden geçilmiyor. Resimdeki satanist katili görüyorsunuz. En son bu katil 2 tane kızımızı hayalleriyle …

Devamı

Ahmet M Ziylan’dan İki Çift Söz Yeter

Çocukken büyüklerimiz bize bazı hikâyeler anlatırlardı. Çok güzel ve tesirli mesajları olurdu bu hikâyelerin. Kimisinde hikâyenin kahramanı aslan, tilki, horoz falan olurdu, kimisinde de Behlül Dânâ, Bayezid-i Bistami gibi tasavvufî şahsiyetler. Bu anlattıkları hikâyelerin kaynağını ne biz bilirdik ne de büyüklerimiz… Belki de onlar da kendi büyüklerinden dinlemişlerdi. Şimdi bu …

Devamı

İlham veren sade hayatlar…

Sizlere beni etkileyen bazı sade hayatlardan bahsedeceğim. 1995 yılında Rize’den Bursa’ya geldiğimde ilk tanıştığım kişilerden bir tanesi de Tatlıcı Mehmet Abi diye bilinen değerli bir insandı. Bu abimiz güler yüzlü, soyadı gibi tatlı dilli birisiydi. Camiden çıktığında insanlara koku ikram eder, günün bazı vakitlerinde de tatlı ikram ederdi. İşte ona …

Devamı

Odun pazarında bir gün…

1984 yılıydı Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde talebeyiz. Köyümüz orman köyü sayıldığından ormanı seyreltme (kesim) işinin bir kısmını da köydeki arkadaşlarım almışlar. O zamanki meşe kesiminde çalışanlara devletimiz bir hak tanımış; kesim yapanlara istekleri halinde, kestikleri odunları düşük fiyattan veriyor onlar da isterlerse başkalarına satabiliyorlardı. Biz Ankara’da okuduğumuz için arkadaşlar oradaki odun …

Devamı

Nurlu mücahid Bayram amca…

“Gitme ey yolcu, beraber oturup ağlaşalım.  Elemim bir yüreğin kârı değil paylaşalım.”                      Mehmet Akif Ersoy Lise yıllarından beridir haftada bir veya iki kere, dünyadan kopup kopup huzuruna gelen bu günahkâr mücrim gence, dünyayı değil davayı anlatıyordun. Zaten ömrün davayı başta ailene sonra bizim gibi anlamayan insanlara anlatmakla geçmişti. Bıkmadan usanmadan …

Devamı

Dikkat etsek ne güzel olur!

Allah Teâlâ’nın sana verdiği nimetleri düşünsene! Onun katındaki hiç bir nimet eksilmemiştir, eksilmez de. Öyleyse şükredebilmek için önce nimeti fark etmeli. Bu gerçeğe Peygamber Efendimiz sallellahu aleyhi ve sellem şöyle dikkat çekiyor: “Allah’ın eli doludur. Gece gündüz yaptığı cömertçe lütuflar, O’nun elindekileri tüketmez. Gökleri ve yeri yarattığı günden beri neler …

Devamı

Prof. Dr. Durmuş Günay’ın ezber bozan yazısı…

Prof. Dr. Durmuş Günay bu yazısında ezber karşıtlarını eleştirerek adeta ezberleri bozuyor. “Ezbercilik kötüdür” söylemini masaya yatırıyor. Bilhassa eğitim sisteminin gidişatı konusunda düşünenler, ezbercilik meselesini bu yazıyı okuduktan sonra yeniden değerlendirebilirler. Bir zamanlar dunyabizim sitesinde yayınlanan işte o ufuk açan yazı. Ön yargılardan çekinmeseydim, bu yazının başlığını “yaşasın ezber(cilik)” diye …

Devamı

Hayreddin Tokadi hazretlerini ziyaret…

Bir gece Göynük‘te kaldıktan sonra, Akşemseddin Hazretlerini son bir kere daha ziyaret edip, son güllü dondurmalarımızı da yedikten sonra Göynük’ten ayrıldık. Her zamanki gibi nereye gideceğimize son dakikada karar vererek Bolu yoluna düştük. Eskiden beri ziyaret etmeyi arzuladığımız Hayreddin Tokadi Hazretlerine gitmek üzere, telefonumuzdaki yol bulma programını ayarladık. Yaklaşık 100 …

Devamı

Bazen bir kişi bin hükmündedir…

“Ben” bilinci, şahsı şahsiyet yaparken, “biz” bilinci birbiriyle alakası olmayan kalabalıkları bilinçli toplum ve şuurlu ümmet haline getirir. Böylece bireysel bilinç formatından toplumsal bilinç formatın geçilmiş olur. “Ben” bilincine sahip olmak yani kişinin kendini tanıması şahsiyeti teşekkül ettirir, ben merkezli düşünme ise egoizmi ifade eder. Müslüman ümmet şuuru ile kelime-i …

Devamı

Çocuğa sen adam olamazsın denir mi?

Nasıl bazı hastalıklar genetik olarak nesilden nesle intikal ederse, toplumlarda da bazı ön kabuller vardır, nesilden nesle intikal eder. Bunların birçoğu doğru olmakla birlikte bazıları yanlıştır ve sorgulanmadıkları, doğru kabul edildikleri için nesilden nesle genetik bir hastalık gibi intikal etmişlerdir. Böyle yanlış ön kabullerden birisi de Hüseyin Avni Paşa’ya babasının …

Devamı

Somuncu Baba’nın huzurunda…

On dördüncü yüzyılda Ankara’nın Çubuk Çayı kenarındaki Solfasol köyünde doğan Hacı Bayram-ı Veli, talebelik döneminin ardından medrese hocası olarak meslek hayatına başladı. Ankara’daki Kara Medrese’de, bir rivayete göre de Bursa’daki Yeşil Medrese’de müderrislik yaptı. İlmi metotlarıyla tanınan ünlü bir âlim oldu. Şöhreti Anadolu’da günden güne yayıldı. Şöhretini duyanlar arasında, dönemin …

Devamı

Peygamberimizin hüküm koyma yetkisi…

Peygamber Efendimiz sallellahu aleyhi ve sellem’e hüküm olmayan konularda hüküm koyma yetkisi verilmiştir. Din dilinde hüküm koymaya “teşrî’” denilmektedir. Teşri kavramının kökü olan “şer’”, açıklama, ortaya çıkarma anlamlarına gelir. Şeriat da dinde takip edilen apaçık yoldur. Allah’ın koymuş olduğu emir ve yasaklar için istiare olarak kullanılır.1 Teşri kavramı, hüküm olmayan …

Devamı

Nedim Urhan hocadan bir hatıra…

Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden mezun bir arkadaştan dinlediğim hatıra şöyle: Arkadaşım fakültede öğrenciyken ara sıra maddi sıkıntılar çekiyormuş. Bir gün eski fakülte camisinde kıldığı cuma namazının ardından, ellerini semaya, gönlünü Cenabı Hakk’a açarak; “Ya Rabbi, halimi biliyorsun. Zordayım, zor durumdayım. Cebimde tek bir öğle yemeği fişi almaya, fakülteden çıkıp yurda …

Devamı

Kendini bilen Rabbini bilir…

İnsan basit bir varlık değildir. Çünkü o, Mikro Evren’dir ve Evren, Makro İnsan’dır. İnsan, Âlemin özüdür, özetidir, hulasasıdır. Bireyin kendisiyle, çevresiyle, tabiatla, evrenle, varlık dünyasının tüm öğeleriyle uyumlu olması, hayatına katma değer katar. Varlık dünyamızda irade ve bilinç sahibi olmayan tüm varlıklar, Yaratıcı’nın koyduğu evrendeki “Evrensel yasalar” dediğimiz, “Sünnetullah”a tabi …

Devamı

Unutulmaz esnaf Süleyman Kaya…

Bugün rüyamda onu gördüm. Bir anda karşıma dikildi ve “Selâmün aleyküm hocam” dedi. Kaldırırken başımı, acaba kimdir derken, iri kemikleri, uzun boyu ve candan bakışlarıyla karşımda duruyordu. Sevgili ve kıymetli talebem merhum Süleyman Kaya idi karşımdaki. Bu rüyadan nasıl etkilendim bilemezsiniz. Âh rahmetli talebem âh! Sonsuz rahmetine nail olasın Rabbimin! …

Devamı