Hacı Hasan Efendi hangi kitabı tavsiye etmiş... Sultan Nine Ramazan'ı böyle karşılardı Yaşar Kandemir hocamızın Hadis nöbeti... Sultanlara eğilmeyen alim İmam-ı Rabbani... Hafız Zekeriya Kul Büyük Doğu hayranıydı... İsmail Ketenci hoca çok hafız yetiştirdi... Hacı Hasan Efendi ve davet anlayışı... İmam-ı Rabbani'den alimleri titreten nasihatler... Eyüpsultan’da bir Allah dostu... Mahir İz hocanın unutulmaz cevabı... Veliler bahçesinin iki güzel mürşidi... Hacıveyiszade'nin gülleri... Uğur Erman hoca gönüllerde iz bıraktı... Gizli bir alim İsmet Demir Hoca... Akşemseddin'in Fatih'e mektubu... Mert insan Muhsin başkan... Risale-i Nur medresenin malıdır... Senegalli sûfi mücahid Şeyh Ahmedü Bamba... Gaziantep'in kandillerinden Şeyh Hasan Arslan Efendi... Hüseyin Küçükkalay hocamızdan hatıralar... Adil Özberk hocanın sesi yankılanır Gaziantep'te Cengiz Bodur Ağabey'i size nasıl anlatsam ki... İhramcızade hazretlerinin duası...

Yayın Akışı

Çocuğa sen adam olamazsın denir mi?

Nasıl bazı hastalıklar genetik olarak nesilden nesle intikal ederse, toplumlarda da bazı ön kabuller vardır, nesilden nesle intikal eder. Bunların birçoğu doğru olmakla birlikte bazıları yanlıştır ve sorgulanmadıkları, doğru kabul edildikleri için nesilden nesle genetik bir hastalık gibi intikal etmişlerdir. Böyle yanlış ön kabullerden birisi de Hüseyin Avni Paşa’ya babasının …

Devamı

Somuncu Baba’nın huzurunda…

On dördüncü yüzyılda Ankara’nın Çubuk Çayı kenarındaki Solfasol köyünde doğan Hacı Bayram-ı Veli, talebelik döneminin ardından medrese hocası olarak meslek hayatına başladı. Ankara’daki Kara Medrese’de, bir rivayete göre de Bursa’daki Yeşil Medrese’de müderrislik yaptı. İlmi metotlarıyla tanınan ünlü bir âlim oldu. Şöhreti Anadolu’da günden güne yayıldı. Şöhretini duyanlar arasında, dönemin …

Devamı

Peygamberimizin hüküm koyma yetkisi…

Peygamber Efendimiz sallellahu aleyhi ve sellem’e hüküm olmayan konularda hüküm koyma yetkisi verilmiştir. Din dilinde hüküm koymaya “teşrî’” denilmektedir. Teşri kavramının kökü olan “şer’”, açıklama, ortaya çıkarma anlamlarına gelir. Şeriat da dinde takip edilen apaçık yoldur. Allah’ın koymuş olduğu emir ve yasaklar için istiare olarak kullanılır.1 Teşri kavramı, hüküm olmayan …

Devamı

Nedim Urhan hocadan bir hatıra…

Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden mezun bir arkadaştan dinlediğim hatıra şöyle: Arkadaşım fakültede öğrenciyken ara sıra maddi sıkıntılar çekiyormuş. Bir gün eski fakülte camisinde kıldığı cuma namazının ardından, ellerini semaya, gönlünü Cenabı Hakk’a açarak; “Ya Rabbi, halimi biliyorsun. Zordayım, zor durumdayım. Cebimde tek bir öğle yemeği fişi almaya, fakülteden çıkıp yurda …

Devamı

Kendini bilen Rabbini bilir…

İnsan basit bir varlık değildir. Çünkü o, Mikro Evren’dir ve Evren, Makro İnsan’dır. İnsan, Âlemin özüdür, özetidir, hulasasıdır. Bireyin kendisiyle, çevresiyle, tabiatla, evrenle, varlık dünyasının tüm öğeleriyle uyumlu olması, hayatına katma değer katar. Varlık dünyamızda irade ve bilinç sahibi olmayan tüm varlıklar, Yaratıcı’nın koyduğu evrendeki “Evrensel yasalar” dediğimiz, “Sünnetullah”a tabi …

Devamı

Unutulmaz esnaf Süleyman Kaya…

Bugün rüyamda onu gördüm. Bir anda karşıma dikildi ve “Selâmün aleyküm hocam” dedi. Kaldırırken başımı, acaba kimdir derken, iri kemikleri, uzun boyu ve candan bakışlarıyla karşımda duruyordu. Sevgili ve kıymetli talebem merhum Süleyman Kaya idi karşımdaki. Bu rüyadan nasıl etkilendim bilemezsiniz. Âh rahmetli talebem âh! Sonsuz rahmetine nail olasın Rabbimin! …

Devamı

Bu dünyada neden herkes eşit şartlarda imtihan olmuyor?

İnsanlar dünyada eşit şartlarda yaratılmamışlardır. İnsanların kendi seçimlerinin söz konusu olmadığı durumlar arasında yaşam süreleri, bedenen sağlam veya engelli olmaları, aileleri, doğdukları zaman ve mekân, ırk gibi hususlar yer almaktadır. Kimisi doğarken ölüyor, kimisi yüz yaşından fazla yaşıyor. Kimisi sağlam bir bedene sahip, kimisi doğuştan engelli veya sonradan sakat kalıyor. …

Devamı

M. Emin Saraç hocamla hatıralar…

12 Eylül 1980’den hemen sonra başladım İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü’ne, İlim Yayma Cemiyeti’nin Vefa Yurdu’na yerleştik. O zamanlar üç vasıta ile gidilebiliyordu Bağlarbaşı’nda bulunan İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü’ne. Buna rağmen değerdi İlim Yayma Yurdu’nda kalmaya. Çünkü burası bizim için sadece yurt değil aynı zamanda bir ilim yuvasıydı. Öyle demişlerdi bizi …

Devamı

İlahiyatçı gençlerle baş başa…

Ülkemizde çok sayıda ilahiyat ve İslamî ilimler fakülteleri var. Hamdolsun gençlerimizin bu okullara ilgisi çok fazla. İmam Hatip okusun veya okumasın, İslamî ilimlerde tahsil görmek isteyenler, kendini yetiştirmek isteyenler bu fakülteleri tercih ediyorlar. Bizler de hem Müslüman olmamızın bir gereği olarak hem de işimizin gereği olarak, ilahiyat veya İslami İlimlerdeki …

Devamı

O günden sonra darlık çekmemiş…

Uçakta giderken birden bir sarsıntı oldu, uyuyanlar uyandı, uyanık olanlar hopladı. Herkes korkuyla birbirlerine baktı. Hemen bir anons yapıldı: “Bulunduğumuz hava koşullarından dolayı lütfen kemerlerinizi bağlayın!” Bütün yolcular talimata uyup şakır şakır kemerlerini bağladılar. O anda Kur’an-ı Kerim okuyordum, buna şahit olunca biraz duygulandım. “Şu anonsa uyulduğu gibi Allah’ın emirlerine …

Devamı

Ali Tantavi’nin nefis yazısı…

Her sene, Ali Tantavi’nin otuz, kırk ve elli yaşlarında yazdığı nefis muhasebesi makalelerini doğum günümde okurum. Bu sene elli yaşımı tamamladığım için, Tantavi’nin ellisini aşınca yazdığı makaleyi çevirmek istedim. Tantavi, çevirisini sunduğumuz makalesini kaleme aldığı yıllarda Suriye Temyiz Mahkemesi reisi idi. Makaleyi okurken bu hususun da dikkate alınması, bazı noktaların …

Devamı

Duvarlar değil köprüler yapmalı…

Eğer insanlar ayrıştırılmışlarsa, aralarında duvarlar var demektir. Duvar, ayrıştırmayı tahkim eder. İnsanları ayrıştıran ve he türlü iletişimi koparan duvarları yıkıp, köprüleri inşa etmek ve sevgi tohumunu ekerek geleceğin umudu ve baharı olmak gerekir. İnsanlar arasında duvar örenler, insanları ayrıştırmak isterler. Ayrıştırılan insanlar arasına nifak ve nefret tohumunu ekmek daha kolayca …

Devamı

Faizi niyetinden tamamen çıkar!

İmam Hatiplik yaptığım yıllarda bir gün cemaatimizden sevdiğim bir esnaf abiden telefon geldi. Kendisi ile zaman zaman dükkânında sohbet ederdik, muhabbetli bir esnaf abimizdi. “Hocam müsaitseniz, bir sorum olacak” dedi. “Buyurun dinliyorum” dedim. “Hocam çok daraldık. Acil paraya ihtiyacımız var. Kosgeb esnaflara düşük faizle kredi veriyormuş. Alabilir miyiz?” Kendisi bu …

Devamı

Konya’nın yiğit hocası Ağazade Osman efendi

Konya’nın meşhur hafızlarından Hayra Hizmet Vakfı kurucusu merhum Hasan Hüseyin Varol Hocamızın hatıralarını rahmete ve Fatihalara vesile olması niyeti ile yayınlamaya devam ediyoruz. Arkadaşlarımdan birisi Sephavan Mescidi‘nde tecvid ve kıraat dersleri verildiğini söyledi. Orada Şeyhu’l Kurrâ Postalcızâde Hacı Abdurrahim Efendi diye bir zatın olduğunu, onun bu dersleri okuttuğunu anlattı. Merak …

Devamı

Süleyman Efendi’nin faiz hassasiyeti…

Süleyman Hilmi Tunahan Efendi’nin önde gelen talebelerinden Eskişehir, Bilecik ve Balıkesir eski müftüsü Mehmet Emre Efendi şöyle anlatıyor: 1954 yılında ilk defa başlayacak olan tekâmül kursuna katılmam uygun görülmüştü. Bu tarihte Demirci ilçesinin Kıran (resmiyetteki adıyla Şeyh-i İlâhi) Camii’nde imam bulunuyordum. Yolculuk sırasında âile efradımla birlikte Manisa‘nın Saruhanlı ilçesine bağlı …

Devamı