Adabı muaşeret kuralları, görgü kuralları.
Devamı
Adabı muaşeret kuralları, görgü kuralları.
DevamıYüce Allah Mekkî surelerde fuhşu ve zinayı yasaklamıştır. Furkan Suresinde; “Ve onlar ki, Allah’la beraber, asla birtakım düzmece tanrılara yalvarıp yakarmazlar; ve hukuki bir gerekçe olmadıkça Allah’ın dokunulmaz kıldığı cana kıymazlar ve zina etmezler. Çünkü (bilirler ki) bunlardan herhangi birini işleyen kimse, bir kötülüğe bulaşmış olacaktır”1 uyarısını yapmıştır. Mü’minun Suresi’nde …
DevamıKelime anlamı olarak ihlâs; “Temizlemek, riyasız ibadet etmek ve sevmek’ gibi anlamlara gelmektedir. Terim olarak ihlâs, “İbadet ve iyilikleri riyâdan ve çıkar kaygılarından arındırıp sadece Allah için yapmak” şeklinde tarif edilmiştir.1 İhlâs; “Dikkat edin hâlis din Allah içindir” (Zümer, 3) ayeti sırrınca kendisine ulaşmakla emrolunduğumuz bir hissiyattır. Bu konuda Allah …
Devamıİslam’a göre üzerinde sorumluluk bağımız olan kesimlerden birisi de komşularımızdır. Hiçbir Müslümanın “bana ne komşularımızdan” deme hakkı yoktur. Çünkü Yüce Allah bizden onlara iyilik üzere muamele etmemizi istemektedir. Allah azze ve celle şöyle buyuruyor: “Allah’a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, …
Devamı30 yıl felçli yaşamış, 35 ameliyat geçirmiş merhum yazarımız Rüstem Kılıç Hoca’nın vefat etmeden kısa bir müddet önce bize teslim ettiği yazılarını yayınlamaya devam ediyoruz. İşte merhum Hocamızın ibretlerle dolu hayatı… Askeri öğretmenliğe başladığımda önceleri evimi taşımak istememiştim. Fakat kendim yemek yapamıyordum. Onun için de şehirde bir esnaf lokantası ile …
DevamıKendinde olanı başkasıyla paylaşıp da mutlu olmayan insan yoktur. Paylaşan hem mutlu eder, hem mutlu olur. Çocuklarımıza öğreteceğimiz en önemli şeylerden birisi paylaşma ahlakıdır. Paylaşma ahlakı derken sadece maldan vermek değil kastedilen şey. Neyin varsa ondan verirsin, bilgin varsa bilginden, tecrüben varsa tecrübenden, emeğin varsa emeğinden verirsin. Ve bütün bunlar …
DevamıKalp sürekli değişen, etkilenen ve halden hale giren bir varlıktır. Müsbet ya da menfi olarak insanlar sürekli bir şeylerden etkilenirler. Mesela insan sürekli tartışma yapan ve birbirlerine laf yetiştiren kavgacı kimselerin katıldığı televizyon programlarını izlese, farkında olmadan kalbi kararır. Sosyal medyada ahkâm kesenleri, takipçi yarışına girenleri, beğeni telaşına kapılanları takip …
DevamıMüslümanın her işinin tertipli ve düzenli olması gerektiği gibi uykusunun da tertipli ve düzenli olması gerekir. Hem sağlık için hem de huzur için yatıp kalkma saatini gözetmekte fayda vardır. İnsanın gün içerisindeki zaman programını yapan ise beş vakit namazdır. Her işte aşırıya kaçmak doğru değildir. Uyku insan için temel bir …
DevamıArzın imarı ile neslin ve harsın ıslahı bütüncül bakış açısına bağlıdır. Hakikati anlamanın, kavramanın ve algılamanın yolu bütüncül yaklaşımda saklıdır. Hakikat bir bütündür, parçalanamaz. Parçalanan hakikat, hakikat değildir. Gazali; “Cevizin kabuğunu kırıp özüne inmeyen, cevizin hepsini kabuk zanneder” diyerek işin derinliğinin ve arka planın önemini vurgulamaktadır. Parçacı yaklaşım, hakikati parçalayan …
DevamıRahmetli Halil Tatlıgül Hocamız yurt dışına irşat vazifesiyle gönderilir. Almanya‘da çok bereketli vaaz ve irşat görevi icra edilir. Her kesimden insana gönülden hitap eden Hocamıza iltifat da o denli yoğun olur. Vaazları insanlara ayrı bir heyecan, farklı bir duygu yaşatır. Yeni insanlar tanır, ölümsüz dostluklar kurar. Yüzü güllerin dalı, sözü …
DevamıCenab-ı Allah alışverişi helal, faizi haram kılmıştır. Bir ayet-i kerimede şöyle buyurulur: “Faiz yiyenler mahşerde ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, “Zaten alışveriş de faiz gibidir” demelerindendir. Oysa Allah alışverişi helal, faizi haram kıldı. Kime Rabb’inden bir öğüt gelir de faizcilikten geri durursa, geçmişi kendisinedir, onun işi …
DevamıMuhaddis Süfyân bin Uyeyne, Tebei Tabiinin büyüklerinden alim, fazıl bir şahsiyet. Onun da bulunduğu bir mecliste namaz kılmanın mekruh olduğu bir zamanda adamın biri namaza duracakken meclistekiler; ”Bu vakitte namaz caiz olmaz.” diye adamı uyarırlar. Adam şu ilginç cevabı verir: ”Şimdi siz namaz kıldığımdan dolayı Allah’ın beni cezalandıracağını mı söylüyorsunuz?” …
DevamıEdirneli Ersin Özmen genç bir matematik öğretmeniydi. Bekârdı, tek başına geldiği Sinop Türkeli Lisesi‘nde yeni göreve başlamıştı. Utangaç ve ürkek tavırlarıyla dikkatimi çekiyordu. Devrimci sol örgüt elemanlarının cirit attığı okuldaki ortamdan rahatsızlık duyduğu belliydi. Akşamları birkaç kez onu Merkez Camii‘nde görmüş ve kanım iyice ısınmıştı. Belli ki mütedeyyin bir ailenin …
DevamıKur’an-ı Kerim’deki odak kavramlardan biri de “fısk” ve “fasık” kavramlarıdır. Kavramın şirk, küfür, nifak, irtidat, cürüm, isyan, günah ve fesatla ilgisi vardır. Hatta Kur’an-ı Kerim’in farklı kelimelerle ifade ettiği tüm günah kavramları fısktır. Kelime olarak, hurma ve benzeri şeyler için kabuğunu yırtıp çıkmak; belirli bir sınırı aşmak anlamına gelen fısk veya füsûk kökünden türemiş …
DevamıCenab-ı Allah diğer salih amellerle birlikte bizden sözün güzel olanını söylememizi istemektedir. Ayeti kerimede şöyle buyurulur: “Bir zamanlar biz İsrâiloğulları’ndan; ‘Yalnız Allah’a kulluk edeceksiniz; ana babaya, yakın akrabaya, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz. İnsanlara güzel söz söyleyin, namazı kılın, zekâtı verin’ diyerek söz almıştık. Sonra, içinizden küçük bir kesim dışında, sözünüzden …
Devamı