Zaman, en büyük sermayemizdir. Her gün bize yaratıcı tarafından, 24 saat=1440 dakika=86400 saniye sermaye olarak verilmektedir. Bu sermayeyi, etkin ve verimli bir şekilde kullananlar, geleceği inşa etmede önemli bir adım atmış olurlar. Hayatımız, geçmiş, an ve gelecek demektir. Geçmiş zaman, artık elimizde değil. Gelecekle ilgili herhangi bir tasarrufumuz da olamaz. …
DevamıBen yenildim diyebiliyor muyuz?
Kur’an da bildirildiğine göre, kavmi kendisini yalanlayınca Hazreti Nuh aleyhis selam Allah Teâlâ’ya sığınmış ve “Ennî mağlubun fentesır” (Ben yenildim yardım et) diyerek tazarru ve niyazda bulunmuştu. (Bkz. Kamer, 9,10) Hazreti Nuh aleyhis selam’ın yenilgiyi kabul etmesi, insanın hayatta bazı başarısızlıklarının olabileceğini ve bazı durumlarda mağlup olmanın da hayatın bir …
DevamıBir seçim tasavvurumuz var mı?
Seçmek bir imkan, bir yetenek ve bir ayrıcalıktır. Seçerken değerli olduğumuzu hissederiz. Ülkemizin geleceğinde bizim de bir etkimizin olacağını düşünürüz. Nesne değil özne olduğumuzu idrak ederiz. Nasıl bir dünya istiyorsak, rengimiz, kişiliğimiz neyse ona göre seçeriz. Bir filozof; “İnsan başkalarını seçerken, kendini seçer” der. Hayat, sürekli bir seçiştir. Ayırarak, analiz ederek, …
Devamı50 maddede mü’minlerin özellikleri
1. Allah’ın adı anıldığında kalpleri ürperirler. / Enfal-2 2. Allah’a asla şirk koşmazlar. / Furkan-68 3. Namuslarını (ırzlarını) korurlar. / Furkan-68 4. (Hiçbir türlü) zinaya asla yaklaşmazlar. / Mü’minun -5 5. Namazlarını huşu içinde ve doğru olarak kılarlar. / Mü’minun 2,9 6. Anne ve babalarına “öf” bile demezler. / İsra-23 …
DevamıBayram namazı nasıl kılınır?
Bayram namazı iki rekattir. Diğer iki rekatlı namazlardan farkı her rekatında üçer tane fazladan tekbir alınmasıdır. İlk önce niyet edilir. “Niyet ettim Allah rızası için vacip olan bayram namazını kılmaya. Uydum hazır olan imama.” Birinci rekat Başlangıç tekbirinden sonra eller bağlanır. Sübhâneke okunur. İlave 3 tane tekbir getirilir. Yani “Allahüekber” …
Devamıİlim kendini bilmektir…
Ben idraki hem kendini hem de ötekini tanımanın platformudur. “Kişi noksanını bilmek gibi irfan olmaz” sözü, ariflerin sözüdür ve ben idrakinin temelini oluşturur. Yunus Emre’nin “İlim kendini bilmektir” aynı hakikati ifade eder. Mevlana’nın Pergel Metaforunda izah edildiği gibi, bir ayağımız hakikat üzerinde, diğer ayağımız bütün bir evreni dolaşarak, güzellikleri ve …
DevamıKadir gecesinde hangi duaları okuyalım?
Bu gece Ramazan’ın 27. gecesi. Çoğumuz Kadir gecesi deyince doğrudan 27. geceyi düşünüyoruz. Bu yazıda kadir gecesine ilişkin bazı bilgiler vermeye çalışacağım. Adı nereden geliyor? Bu geceye niçin “kadir” adının verildiği konusunda üç farklı görüş vardır: a) “Kadr”, takdir etmek demektir. Allah, ezelde takdir buyurmuş olduğu hususlar içinden bir yıla …
DevamıBir kamil mürşide varmasan olmaz
Mutasavvıflar, manevi yolun tuzakları ve çeldiricileri çok olduğundan, yolu bilen bir mürşidin rehberliğini zaruret olarak görmüşlerdir. Bütün sufiler illa ki bir mürşide bağlanmak gerektiğini ifade ederler. Velilerin hayatlarına baktığımızda, hepsinin de bir mürşidin eteğine sarılarak bulundukları makama eriştiklerini görüyoruz. Yunus Emre kendi kendine Yunus Emre olmuş değildir. Uzun seneler Taptuk …
DevamıBilgi nasıl bilince dönüşür?
Akıl fonksiyonu, Cenab-ı Hakkın bizlere lütfettiği en önemli değerdir. Bu değerle; araştırırız, inceleriz, tetkik ederiz, tahkik ederiz ve böylece hakkı-hakikati bulmaya çalışırız. Ancak bütün bu çalışmalar, verilen özgün, özgür, pür-saf akılla mümkün olur. Başkalarının ödünç aklıyla ve çevrede her türlü olumsuz düşüncelerle iğfal edilmiş, kirletilmiş akılla olmaz. Soran, sorgulayan, analiz …
DevamıSufilere göre riyazet kavramı…
“Nefsin isteklerini kesmek, asgariye indirmek ve nefse zor gelen şeyleri ona yaptırmak” şeklinde tarif edilen riyazet konusu üzerinde sûfîler detaylı bir şekilde durmuşlardır. Manevî hassasiyetlere sahip maddî bir bedene ulaşmak arzusu, sûfîlerin bu konuda hedefleri olmuştur. Çünkü Kur’ân-ı Kerim’de ifade edildiği gibi nefs daima kötülüğü emretmektedir1 ve sûfîler de nefsin …
Devamı