Öyle konuş ki sözün Kur’an tabiriyle “kavl-i leyyin” yani yumuşak üslupla söylenen söz olsun. Muhatabın dost ise ona yumuşak konuş ki dostun sözlerinden incinmesin. Muhatabın dost değil ise bil ki en güzel dostluklar tatlı sözlerle kurulur. Cenab-ı Hak, Firavun gibi kendisine kafa tutan bir kimseye bile yumuşak sözle hitap edilmesini …
DevamıGüzel sözde cömert ol…
Öyle konuş ki sözün Kur’an’ın tabiriyle “kavl-i kerim” olsun. Yani ikram edici, etkili, gönül alıcı, mutlu edici söz… Söz vardır ki muhatabını bir ikrama kavuşmuş, bir lütfa ermiş gibi mutlu eder. İşte o söz kavl-i kerimdir. Birbirimize ikram edeceğimiz hiçbir şeyimiz yoksa bir çift güzel sözümüz de mi yok? İnsanın …
DevamıHazreti Ebubekir’in Kur’an Anlayışı
Hazreti Ebû Bekir radıyellahu anh’ın adı “Abdullah”, künyesi “Ebû Bekir”, lakabı “Sıddîk” ve “Atîk” dir. Babasının adı “Osman”, künyesi ise “Ebû Kuhâfe”dir. Annesinin adı “Selmâ”, künyesi de “Ümmü’l-Hayr” dır. Haz Ebû Bekir’in soyu hem anne tarafından hem de baba tarafından “Mürre” ye dayandığından.[1] Peygamber Efendimiz’in soyuyla birleşmektedir. Hazreti Ebû Bekir, …
DevamıSözün düzgün ve tesirli olsun
Öyle konuş ki sözün “kavl-i beliğ” yani “düzgün ve tesirli söz” olsun. Açık olmayan, anlaşılmayan tesirsiz sözlerle gönüllere giremezsin. Hakikat tohumlarını sinelere ekemezsin. Dolayısıyla beliğ söz davetçinin lisanıdır. Belagatlı söz söyleyebilmemiz için belli bir seviyemizin olması gerekir. Akl-ı selim ve kalb-i selim ile sözü yoğurarak söylemeemiz gerekir. Kavl-i beliğ, Kur’ân-ı …
DevamıSözün doğru ve adil olsun
Öyle konuş ki sözün “kavl-i adl” yani “doğru ve adil söz” olsun. Sözünü hakikat terazisiyle tart da söyle, ölçülü olsun. Adaletli söz söyleyebilmek için önce adil bir karakterimizin olması lazım. Adaleti içselleştirmemiz lazım. Peki, adil insan kimdir? Adil insan, kimliği ve dünya görüşü ne olursa olsun, hep mazlumun ve mağdurun …
Devamıİslam’da kapı çalma adabı
Bir kimseyi ziyarete gittiğimizde mümkünse önceden haber vermek ve eve girmeden öncede kapıyı veya zilli edebe uygun şekilde kullanmak gerekir. Her hangi bir kimsenin evine gittiğimizde kapıyı üç defa tıklatmalı ya da zile üçten fazla basmamalıdır. Üç defadan fazla basmak ve kapıyı açmaları için ısrar etmek doğru değildir. Ayet-i kerimede …
Devamıİletişimde eleştiri nasıl olmalıdır?
Eleştiri, bir insanı, bir eseri, bir konuyu doğru ve yanlış yanlarını bulup göstermek amacıyla inceleme işi olarak tanımlanırken, felsefi yaklaşımla eleştiri, özellikle bilginin temellerini ve doğruluk durumunu inceleme, sınama, yargılama şeklinde tanımlanabilir. Eleştirinin amacı, muhatabımızın yanlışlarını-kusurlarını, onu incitmeden, aşağılamadan uygun ve medeni bir üslupla göstermektir. Yoksa içinde bulunduğumuz sosyal katmanda …
DevamıYer sofrası sünneti
“Ben bir kulum kullar gibi yerde yemek yerim” (Bkz; İbn-i Sa’d, I, 372) buyuran Efendimiz’in her bir sünnetinin sayısız hikmetleri vardır. Yerde yemek yeme sünnetini yaşatan bir mümin, kendi kendisine bir nevi “aşağıda ol, haddini bil, kulluğunu unutma” telkini yapmaktadır. Kimilerinin detay zannettiği bu tür sünnetler insanın kulluk bilincini canlı …
DevamıŞükürlü sofralar için yemek duası
Çocuk eğitiminde yemek duasının ayrı bir önemi vardır. Yemek duası çocukların dini hayata aktarabilecekleri pratik bir alan ortaya koymaktadır. Dinin hayatın içinde olduğunu gösteren çok kolay ve pratik bir uygulamadır. Din teoriler bütünü olmayıp hayatın içinde olan bir olgu olduğundan işe hayatın tam ortasından başlamamız gerektiğini düşünüyoruz. Günümüzde maalesef yemek duasının …
Devamıİbn Abbas’ın Kur’an Anlayışı
İslâm’da tefsir hareketinin en meşhur şahsiyetlerinden biri olarak karşımıza çıkan Abdullah bin Abbas, Peygamberimiz Hazreti Muhammed sallellahu aleyhi ve sellem’in amcasının oğludur. Künyesi Ebu’l Abbbas’tır. Haşimîlerin Mekke’de kuşatıldığı yıl doğduğu söylenir. Annesiyle beraber, babasından önce Müslüman olmuştur. Hazreti Osman radıyellahu anh zamanında hac emiri idi. Hazreti Ali radıyellahu anh döneminde …
Devamı