Din Ve Hayat

Dinizmi İslam ve peygamberimizle igili her türlü yazıyı burada bualabilrsiniz Ayrıca ilmihal bölümümüzde fıkhi meseleler de işlenmektedir.

Büyük günahlar konusunda az bilinenler

Kebire (büyük günah) konusu, öneminden dolayı kelam ilminin, neticeleri nedeniyle de fıkıh ve ahlak ilimlerinin konusu olmuştur. Abdullah bin Abbas (ö: 68/687), büyük günahların “yetmişe yakın” olduğunu söylemiştir.[1] İbni Abbas bu ifadesiyle sayı ile tahditten ziyade çokluğuna işaret etmiş de olabilir. Hadis kaynaklarını taradığımızda büyük günahlarla ilgili birçok rivayet karşımıza …

Devamı

Bir varlık tasavvurunuz var mı?

Düşünmek, varlığın anlamını idrak etmek, kavramak ve algılamaktır. Düşünmek, eşyanın zahiri niteliklerini tanımak için duygularımızın ötesine geçerek, fiziki dünyadan elde edilen verileri zihinsel fonksiyonlar marifetiyle zihin dünyamıza kodlamaktır. Aklımızı, kalbimizi, duyularımızı, hayal gücümüzü ve irademizi birlikte eşgüdümlü olarak kullanarak mesafe almaktır. Düşünmek, olayları ve olguları anlamak, kavramak ve algılamak için …

Devamı

Ruhumuzun takviyesi teheccüd namazı

Gecenin sükûna erdiği vakitte insanın uykudan kalkıp Allah rızası için ibadet etmesi, Kur’an tilaveti yapması, tesbihatta bulunması ve dua ederek Rabbiyle iletişim kurması ve bunu hayatının her gününe yayarak içselleştirmesi kişinin yetişmesine, ruhen olgunlaşmasına, sabır ahlakı kazanmasına, küfre karşı direncinin artmasına ve gönül dünyasının aydınlanıp basiretinin açılmasına yardımcı olur. Bu …

Devamı

Yumuşak söyle ki incitmeyesin

Öyle konuş ki sözün Kur’an tabiriyle “kavl-i leyyin” yani yumuşak üslupla söylenen söz olsun. Muhatabın dost ise ona yumuşak konuş ki dostun sözlerinden incinmesin. Muhatabın dost değil ise bil ki en güzel dostluklar tatlı sözlerle kurulur.  Cenab-ı Hak, Firavun gibi kendisine kafa tutan bir kimseye bile yumuşak sözle hitap edilmesini …

Devamı

Hazreti Ebubekir’in Kur’an Anlayışı

Hazreti Ebû Bekir radıyellahu anh’ın adı “Abdullah”, künyesi “Ebû Bekir”, lakabı “Sıddîk” ve “Atîk” dir. Babasının adı “Osman”, künyesi ise “Ebû Kuhâfe”dir. Annesinin adı “Selmâ”, künyesi de “Ümmü’l-Hayr” dır. Haz Ebû Bekir’in soyu hem anne tarafından hem de baba tarafından “Mürre” ye dayandığından.[1] Peygamber Efendimiz’in soyuyla birleşmektedir. Hazreti Ebû Bekir, …

Devamı

Sözün düzgün ve tesirli olsun

Öyle konuş ki sözün “kavl-i beliğ” yani “düzgün ve tesirli söz” olsun. Açık olmayan, anlaşılmayan tesirsiz sözlerle gönüllere giremezsin. Hakikat tohumlarını sinelere ekemezsin. Dolayısıyla beliğ söz davetçinin lisanıdır. Belagatlı söz söyleyebilmemiz için belli bir seviyemizin olması gerekir. Akl-ı selim ve kalb-i selim ile sözü yoğurarak söylemeemiz gerekir.  Kavl-i beliğ, Kur’ân-ı …

Devamı

Sözün doğru ve adil olsun

Öyle konuş ki sözün “kavl-i adl” yani “doğru ve adil söz” olsun. Sözünü hakikat terazisiyle tart da söyle, ölçülü olsun. Adaletli söz söyleyebilmek için önce adil bir karakterimizin olması lazım. Adaleti içselleştirmemiz lazım. Peki, adil insan kimdir? Adil insan, kimliği ve dünya görüşü ne olursa olsun, hep mazlumun ve mağdurun …

Devamı

İslam’da kapı çalma adabı

Bir kimseyi ziyarete gittiğimizde mümkünse önceden haber vermek ve eve girmeden öncede kapıyı veya zilli edebe uygun şekilde kullanmak gerekir. Her hangi bir kimsenin evine gittiğimizde kapıyı üç defa tıklatmalı ya da zile üçten fazla basmamalıdır. Üç defadan fazla basmak ve kapıyı açmaları için ısrar etmek doğru değildir. Ayet-i kerimede …

Devamı

İletişimde eleştiri nasıl olmalıdır?

Eleştiri, bir insanı, bir eseri, bir konuyu doğru ve yanlış yanlarını bulup göstermek amacıyla inceleme işi olarak tanımlanırken, felsefi yaklaşımla eleştiri, özellikle bilginin temellerini ve doğruluk durumunu inceleme, sınama, yargılama şeklinde tanımlanabilir. Eleştirinin amacı, muhatabımızın yanlışlarını-kusurlarını, onu incitmeden, aşağılamadan uygun ve medeni bir üslupla göstermektir. Yoksa içinde bulunduğumuz sosyal katmanda …

Devamı