İstikamet Yazıları

Günümüzde istikamet çok önemli bir kavram olarak karşımızda durmaktadır. İstikamet veren yazarların müstakim duruşu ile kaleme aldığı yazılardan oluşmaktadır.

Hadislerle Ehl-i Kitap gerçeği…

Resûlullah sallellahu aleyhi ve sellem, Yahudi ve Hristiyanlara nasıl bakıyordu? İtikaden onları nereye koymaktaydı? İlimlerine güveniyor muydu? Siyasal ilişkileri nasıldı? Kitap ehlinin uhrevi durumlarıyla ilgili hadislerde neler vardır? Bu soruların cevaplarını Resûlullah’ın hadislerinde arayacağız. Konuyla ilgili onlarca rivayet olmasına rağmen sadece bir iki rivayet bulup onlar üzerinden kitap ehli güzellemesi …

Devamı

Selam hidayete tabi olanadır…

Peygamber  Efendimiz sallellahu aleyhi ve sellem, kitap ehlini itikadî anlamda sapkın kimseler olarak görmüştür. İnanç bağlamında onlara asla sempati duymamıştır. Bundan dolayı kitap ehline karşı selam vererek söze başlamayı nehyetmiştir: “Yahudi ve Hristiyanlara ilk defa selamı veren siz olmayın…”[1] Çünkü selam, insanın sağlığına, ömrüne, kazancına, bela ve musibetlerden korunmasına yapılan …

Devamı

Faiz düzenine ve iktisadi şirke hayır!

Rızık elde edildikten sonra israf yapmak emeğe ve topluma karşı en büyük saygısızlıktır. İsraf kavramının harcama konusunda kullanılması her ne kadar meşhur olsa da insanın, yapmış olduğu her işte meşru sınırı aşmasıdır.1 Verme konusunda eli tamamen açmak ve Allah Teâlâ’ya isyan olan yerlere sarfta bulunmak gibi harcamayla ilgili anlamlarının yanında; …

Devamı

Helal ve haram hassasiyeti…

“İnsanın yediği şeydir.” hikmetli sözü, yenilen ve içilenlerin insanın düşüncesine, maneviyatına, fikrî gelişimine, dünyadaki tutmuş olduğu yere ve siyasi tercihlerine mutlak anlamda etki ettiğini ifade eder. Bunu bilen Peygamber Efendimiz sallellahu aleyhi ve sellem; “Allah temizdir ve insanların infaklarından da temiz (helal) olanları kabul eder. Bu nedenle peygamberlerine emrettiğini mü’minlere …

Devamı

Bu derin sessizliğin hikmeti nedir?

Yüce Allah, ulemaya birçok sorumluluk ve görev vermiştir. Çünkü onlar peygamber vârisleridirler. Peygamberin olmadığı toplumlarda onların görevlerini vekâleten âlimler icra ederler. Peygamberler nasıl ki hayatın itikadi, siyasi, sosyal, iktisadi, hukuki, eğitim vb. konularıyla ilgilenmişlerse ulemanın da aynı konularla ilgilenmeleri verasetin doğal sonucudur. Şöyle de diyebiliriz; ulema peygamberlerin başladığı yerden işe …

Devamı

Kaçışı olmayan gerçek!

Allah Teâlâ, yaratmış olduğu hiçbir varlığa ebedîlik vermemiştir. Bu evrensel kural Kur’an-ı Kerim’de şöyle anlatılmıştır: “Biz senden önce hiçbir beşere ölümsüzlük vermedik. Şimdi sen ölürsen onlar ebedi mi kalacaklar? (Yaratılan) her canlı mutlaka ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak hayır ile de şer ile de deniyoruz. Ancak bize döndürüleceksiniz.”1 Ölüm …

Devamı

Dört inanmış şahsiyet ve dört sütun

Önce 4 inanmış adam yetiştirmek gerek ve onlarla herşeyi yeniden inşa etmek lazım, Efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem’in yaptığı gibi. Dört adam Mekke müddetinde yetişir. Bu ise 13 yılda olur. Bu müddetin iki yılı tespit ve şahsiyet oluşturmaya her türlü hazırlık, on yıl aktif şahsiyet inşa süreci ve bir yıl …

Devamı

İslam’ı sahabe kıvamında yaşamak!

Tüm emir ve yasakların amacı, insanı Allah’a giden yolda dosdoğru olarak tutabilmek ve ilerlemesini sağlayabilmek içindir. Bu amacı kavrayan Abdullah bin Mes’ud, Kur’an’daki hitap tarzları ile ilgili şöyle demektedir: “Güç yetirebilirsen kendini Kur’an’a muhatap kabul et. Allah Teala’nın ‘Ey iman edenler’ dediğini duyduğun vakit kulağını dört aç. Zira bu durumda …

Devamı

İman kalesinin muhkem temelleri

Yüce Allah’a gerçek anlamda iman edenler, O’nun varlığı ve birliği, hüküm koyması, emir ve yasaklarına itaat konularında bir ayrım gözetmezler. İman ettik dedikten sonra amel etmemenin bir çelişki olduğunu bilirler. Allah Resulü sallellahu aleyhi ve sellem bu konuya şu buyruğuyla açıklık getirmiştir: “İmansız amel, amelsiz iman makbul değildir.”1 İman etmeden …

Devamı

Namaz kılmayan kardeşlerim mutlaka okuyun

Namazı ikame makamına taşıyan özelliklerden biri de cemaate katılmaktır. Cemaatle kılınmayan namaz, ne kadar huşu ile kılınsa bile ikame sayılmaz. Eda edilmiş olur ama nakıs bir edadır. Kur’an-ı Kerim ve Peygamber Efendimiz’in namaz ile ilgili hadisleri incelendiğinde “Namazın ikame edilmesi” ifadesine çok rastlanır. “İkame” kavramı, bu ibadeti rast gele yerine …

Devamı