Manşet

Ah şu toptancı tavırlarımız!

Bursa’da esnaf olan Ali bir gün köyüne gider, kahvehanenin önünde oturan insanlara selam verir, hal hatırdan sonra: “Kusura bakmayın, sohbetinizi bozdum galiba. İsterseniz kaldığınız yerden devam edin” der. İçlerinde temiz kıyafetli birisi konuşmaya başlar: ”Bizim öğretmen arkadaşımız Salim, bu köye atandığında kendisine yardımcı olmak için beraber ev aramaya çıktık. Köylüler …

Devamı

Kibirli alimi susturan soru…

Rivayet olunur ki, bir zamanlar kendisine “ayaklı kütüphane” denilen, gerçekten de ilmi seviyesi yüksek, hemen her konuda malumat sahibi bir zat varmış. Ne var ki bu büyük âlim, ilminden dolayı biraz mağrur imiş ve başkalarının ilmini küçümsermiş. Oralarda yaşayan ilmi seviyesi normal fakat arif bir zat varmış. Bir gün o …

Devamı

İslam’da noterlik…

Hayatın doğal akışı içerisinde şahidiz ki insan kendi kendine yeterli bir varlık değildir. Yüce Allah hayatın kolektif olarak devamını murat etmiş ve insanları birbirlerine muhtaç hâlde yaratmıştır. Bu muhtaçlıktan çeşitli ilim dalları ve sanatlar da doğmuştur. İnsanlar ihtiyaçlarını madden karşılama çabasına girdiklerinde yetersiz kalınca çevresinden para ve diğer ihtiyaçlarını bir …

Devamı

Endülüslü bilge İbn Hazm

Rahmetli Asım Gültekin Abi gittiği bir misafirlikte veya herhangi bir yerde bir kitaplık ya da kütüphane bulursa mutlaka orayı karıştırırdı. Kitap okumanın zevkini almıştı; isterdi ki herkes bir şeyler okusun, bir şeyler yazsın. Beraber Fatih’te bir yayınevine uğradığımızda da çok mutluydu. Onun dünyasında dergilerin olduğu gibi kitapların da yeri büyüktü. …

Devamı

İlhama mazhar olmuş nefis

Tasavvuf ehli, emmâre ve levvâme aşamalarından sonra birtakım ilhamlara mazhar olan sâlikin mülheme derecesinde seyrine devam edeceğini ifade etmişlerdir.[1] Sûfîlere göre sâlik, nefsi ıslah yöntemi içerisinde üçüncü aşama olarak kabul edilen bu derecede,[2] emmâre ve levvâmede olduğu gibi, karar kılmayı değil daha üst aşamalar olan mutmainne, razıyye ve merzıyye derecelerine …

Devamı

Kaynaşmayanda hayır yoktur!

Eskiler ne güzel demişler: “Gönül muhabbet ister kahve bahane…” Hele insan yurtdışına gidince dilini anladığı, kültürünü bildiği bir kardeşi ile sohbet etmek istiyor. Hele hele yurtdışına yeni çıkmış birisinin bir hemşerisini bulup konuşması ya da Türkçe bir söz duyması o kadar sevindirici ki bunu gidenler ve yokluğunu hissedenler çok iyi …

Devamı

Erbakan Hoca namazına önem verirdi…

Ben Ordu’nun Ünye İlçesi’ndenim. Abim partimizin ilçe başkanıydı. Babam da daha önceden ilçe başkanlığı yapmıştı. Ben de bir teşkilat mensubuydum. Biz bütün kardeşlerimiz olarak siyasi faaliyetlerde hep birlikteydik. Merhum Erbakan Hocamızın aile olarak bize bir sevgisi vardı. 1990 yılında Hocamız bir siyasi faaliyet yapmak için Ünye’ye gelmişti. O gün yapılan …

Devamı

Nizip’in gülü Cemil Gül hocamız

O; 73 yıllık hayatına onlarca asırlık bir ömür sığdıran, bulunduğu meclislere nurâni güzellikler yağdıran, günah kiriyle kararan kalpleri irşad zemzemiyle yıkayıp Hak yoluna revân eyleyen, çöle dönmüş gönülleri ilahi sevdanın rahmetiyle gülistan eyleyen müstesna bir gönül adamıdır. Peki ne yaptı da Allah, göktekiler ve yerde olanlar yani insanlar onu çok sevdi?

Devamı

Japon’daki millî şuur ibretlik!

On çocuk babası bir eğitimci olarak çocuklarıma ilkeli ve edepli olmayı öğretmeye gayret ettim. 1994 doğumlu küçük oğlum Üsame Japonya’ya gitmişti, döndüğünde; “Japonya’da kaldığın iki hafta içinde ne öğrendin?” dedim. Anlattıklarından zikre değer bulduğum bir hususu sizlerle de paylaşmayı faydalı gördüm. Bundan sonrasını kendi ifadesi ile aktarıyorum: Üsame İbrahimoğlu anlatıyor: …

Devamı

Mehmet Emin Er Hoca talebeyi geri çevirmezdi

1989 yılıydı. Mehmet Emin Er Hocaefendi Ankara’da Özelif Sitesi’nde ikamet etmekte ve site içerisinde bulunan Fıkıh Enstitüsü’nde ders vermekteydi. O yılın yazında bizler de bazı arkadaşlarımızla birlikte Ankara’da kalmaya karar verdik. Kış döneminde istifade ettiğimiz hoca efendiden yaz günlerinde de istifade etmek istedik. Bu amaçla bizim de ikamet ettiğimiz sitenin …

Devamı