Manşet

Sufilere göre nefis terbiyesi…

Sûfîler tarafından nefs; “Kulun kötü huyları ve çirkin vasıfları, kötü his ve huyların mahalli olan latife” şeklinde tanımlanmıştır.[1] Tanımdan da anlaşılacağı üzere sûfîler, nefsi şerrin kaynağı, kötülüklerin temeli olarak kabul etmişlerdir.[2] Sûfîler, nefsi Allah’ın rızasına ulaşmak için aşılması veya frenlenmesi gereken unsurların başında görmüşlerdir. Onlara göre nefsin Hakk’ın rızasına uymayan …

Devamı

Bir avcı vurdu beni…

Yıl 1974.  Ortaokul birinci sınıfın bittiği yaz tatili. Ağustos ayında ailemle birlikte tarlada bizim tabirle “deste taşıma” işi yapıyoruz. Deste taşımak: Daha önce biçilip, taşınmak için uygun büyüklüklerde yapılan “deste” denilen ekin yığınlarının traktör römorkuna yüklenip köydeki harman yerine taşınması işidir. Babam ve bir akrabam traktöre desteleri yüklüyorlar. Ben ve …

Devamı

Konuşacak hâlim yok, susuyorum…

Bir zaman Gaziantep’e bir freze makinesi getirmiştim. Ayakkabı üretenler, ürettikleri ayakkabıları bize getirirler, biz bunların kenarlarını, topuklarını ve altlarını düzeltir, boyar tekrar veririz. Herkes getirdiği işin çok çabuk yapılmasını ister, biz de “şu saatte biter” diyerek sıraya koyardık. Sistem böyle çalışırdı. O zamanlar bir oğlum vardı, ismi Mahmut. 17 aylıktı. …

Devamı

Bin yıllık kardeşlik..

2020 yılında yayıncı yazar Recep Songül Ağabeyle bir sempozyum için gittiğimiz Batman’dan İstanbul’a dönerken, uçakta yanımda oturan Recep Ağabey bir poşetten dört tane gıcır gıcır kitap çıkarttı ve incelemeye başladı. Yerimde siz olsaydınız ne yapardınız bilmem ama benim gözlerim kitaplarda kaldı. Büyük bir merakla biran önce onlara göz atmak istedim. …

Devamı

Sami Efendi hazretlerini ziyaretim

Tahtakale’de Niğdeli Mustafa Efendi vardı, ay gibi güzel bir adamdı, nuraniydi… Gömleğin beyazı gibi bembeyazdı. Bir yerde arkadaşlara soruyordum; “Sami Efendi’yi nerde görebiliriz” diye… Bana Mustafa Efendi’yi tarif ettiler. Dedim ki; “Ben onu tanıyorum, ben ondan alüminyum alıyorum.” Sami Efendi onun defterlerini tutuyor geçimi sağlıyormuş, Bunun üzerine Mustafa Efendinin yanına …

Devamı

Konağın önündeki irfan dersi…

Yıllar geçmesine rağmen hala unutamadığım ve ibretle, şükürle andığım olay 70’li yılların sonlarında Aksaray’da gerçekleşti. Günlerden pazartesiydi. İlkokul 5. sınıfa gidiyorum. Sabah erkenden okula gitmek için hazırlandım. Evimiz Çerkez Mahallesi’nde Sözeri Sokakta bulunuyordu. Aksaray Cumhuriyet İlkokulu‘na gitmek için o zamanlar Park Pastanesi’nin bulunduğu sokaktan geçeceğim, yolda yürürken bir davul sesi …

Devamı

Sakallı kardeş şöyle öne buyur!

1901 yılında doğan Hacı Şaban Efendi (v. 15 Eylül 1992) Bayburt’un yetiştirdiği en önemli maneviyat büyüklerindendir. İslam’ı tavizsiz yaşaması ve sünnet-i seniyeyi harfiyen tatbik etmesiyle bilinen Hacı Şaban Efendi, tanıyanların anlattıklarına göre çok heybetli bir zattır. Gözlerine bakmaya bile cesaret edemeyen müritleri, onun o heybetli görüntüsünün ardında çok merhametli bir …

Devamı

Nazarın böylesini duymadım…

Kaynarca‘daki evimizde otururken, babacığım bana memleketten kestane balı göndermişti. Kestane balı çok şifalı, çok faydalı, çok güzel bir baldır. Fakat fazla yendiğinde insanı bayar, yani zararlı yönleri de vardır. Bir sabah baktım geç kalacağım, kahvaltı yapmadım, bir kaşık kestane balı yedim ve o şekilde okuluma gittim. Yazın güneşli bir havaydı. …

Devamı

Bir modern zaman Birgivî’si Mehmet Sürmeli hoca

Öyle insanlar vardır ki hakkında konuşup yazabilmek için uzun yıllar tanıyor olmak ve/ya birlikte olmak gerekmez. Dr. Mehmet Sürmeli Hoca da böyle biri. Kendisi ile uzun yıllar birlikte bulunmuş, pek çok sohbetine katılmış biri değilim. Öğrencilik sebebiyle Ankara’da bulunduğum 2008-2012 yılları arasında birkaç sohbetine katılıp, kendisi ile ayaküstü kısacık muhabbet …

Devamı

Seccadem şahidim olsun…

Hayat ne kadar hızlı geçiyor. 1989 yılında Senegal’e gitmiştim. Elçilik görevlilerine namaz kılmak istediğimi söyleyip bana yardımcı olmalarını istedim. Arkadaşlar seccade bulamadılar, ama namaz kılabileceğim temiz bir kâğıt getirdiler. Öğle namazının sünnetini kılarken, uzun boylu esmer bir Senegalli geldi, yüksek sesle bir şeyler söylemeye başladı. Senegal, Fransa’nın sömürüsünde kalmış bir …

Devamı