Genel

Abdullah Hatipoğlu hocamızın ardından

Kurra Hafız merhum Abdullah Hatipoğlu Hocamız tam bir edep ve ahlak abidesi, tam bir güzellikler manzumesiydi. Onun yanında olmaktan huzur duyar, gül yüzüne bakmaktan mesrur olurduk. Bir Müslümanın saflığını temizliğini onda seyretmek mümkündü. Naif, nazik, narin, incitmeyen ve incinmeyen kişiliği ile birçok kimsede derin izler bırakmıştı. Hocamız bir Kur’an muallimi, …

Devamı

Sıla-i rahimi ihmal etmeyin…

Türkçemizde sıla-i rahîm; ana-baba ve hısım akrabayı arama, ziyaret etme şeklinde tarif edilmektedir. İslâm ıstılahındaki sıla-i rahîm ile bu anlam karşılaştırıldığında, bizim sıla-i rahîmden sadece cımbızla birkaç kelime çıkarttığımız anlaşılacaktır. Gerçek anlamda ise sıla-i rahîm, yakınlara iyilikte bulunmak ve yapabildiğin kadar onlardan zararı gidermektir. Sıla-i rahîm’le ilgili birçok âyet-i kerime …

Devamı

Misafirlik adabı…

Dinimizde misafir kabul etmek ve ikramlarda bulunmak salih amellerdendir. Akraba ve eş dost ile iyi bir iletişim ve iyi ilişkiler kurmamız için misafirlikler birer fırsattır. Her hangi bir geçerli mazereti olmadığı halde misafir kabul etmeyen kimseleri Nebi-yi Zişan Efendimiz şöyle uyarıyor: “Misafir ağırlamayanda hayır yoktur.” (Ahmed bin Hanbel, Müsned, IV, …

Devamı

Meleklere karşı edeplerimiz…

İmanın bütünlüğü içerisinde iman etmemiz gereken rükünlerden birisi de meleklere imandır. Ayet-i kerimede şöyle buyurulur: “Allah’ın elçisi ve müminler, Rabbinden ona indirilene iman ettiler. Her biri Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine inandılar. ‘O’nun elçileri arasında ayırım yapmayız’ ve ‘İşittik, itaat ettik, bağışlamanı dileriz Rabbimiz, gidiş sanadır’ dediler.” (Bakara, 285) Meleklerin bir …

Devamı

Hak davanın sevdalısı Nazif Dağdelen abi

Sevdiğim, saydığım, kendisini her gördüğümde beni içimdeki Hak davanın sevdasına daha çok bağlayan sözler eden bir dostumdu Nazif Dağdelen Abi. İnsanlarla diyalog kurmayı, konuştuğu her insanın gönlüne girmeyi çok iyi bilen bir dava adamıydı. İslam davasını kendisine dert edinmişti. İnananları parça parça görmeyi sevmeyip, ümmet ruhu ve uhuvvet şuuru ile …

Devamı

Sufilere göre takva kavaramı…

Köken itibariyle “Korumak, himâye etmek, zarar verecek şeyden korumak, çekinmek ve koruma altına almak” gibi anlamlara gelen takva kavramı,1 İslam’ın (Kur’ân ve Sünnet’in) üzerinde durduğu önemli kavramlardan biridir.2 Öyle ki Kur’ân-ı Kerîm’de bu kavram iki yüz elli sekiz yerde zikredilmiş,3 Kur’ân’ın hemen baş kısmında Kur’ân-ı Kerîm kendisini takva sahipleri için …

Devamı

Kafirlerin amelleri, iyilikleri boşa mı gidecek?

Zaman zaman sizler de şu kafa karıştırıcı soruya muhatap olmuşsunuzdur: “Kâfir bir kimse var. Çok iyiliksever. Fakir-fukaraya yardım ediyor, iyilik peşinde koşturuyor. Diğer taraftan Mü’min ve Müslüman olduğunu söyleyen kimseler içinde pek çok ahlaksızlıklar, zulümler, haksızlıklar yapanlar var. Bu durumda kâfirin ebediyyen cehenneme gitmesi, Müslümanın ise –velev ki cehenneme girdikten …

Devamı

Düğününüze melekler de geliyor mu?

Yaz gelince büyük şehirlerin yorgunluğunu atmak için her insan kendine gideceği bir mekân arıyor, büyük çoğunluk da öncelikle doğup büyüdükleri mekânları tercih ediyor. Ancak gidilen yerlerde zaman israfı çok yapılıyor. Sanki yemek, içmek, gezip tozmaktan başka yapılacak bir şey yokmuş gibi günler plansız, programsız bir şekilde yaşanıyor. İş böyle olunca …

Devamı

Gusül abdesti nasıl alınır?

Toplumumuzda gusül abdesti konusunda bilgi eksikliği bulunmaktadır. Kimi kişiler de bu tür konuları bir hocaya sormaktan çekinmektedir. Belli bir yaşa geldikleri halde gusül abdestini bilmeyen bazı kardeşlerimize rastlıyoruz. Oysa ki buluğ çağına gelmiş her Müslümanın gusül abdesti almayı öğrenmesi; farz, sünnet ve edeplerine riayet ederek gusül abdestini alması icap eder. …

Devamı

İhsan makamında bir ibadet: Tefekkür

Ruhi olgunluğu zirve noktada yaşayan peygamberlerin sünneti olan tefekkür, Peygamberimiz Hazreti Muhammed sallellahu aleyhi ve sellem’in de en önemli sünnetlerindendir. Hatta denilebilir ki onun nübüvveti tefekkürle başlamıştır. Otuz beş yaşından kırk yaşına kadar Peygamber Efendimiz sallellahu aleyhi ve sellem, Hira’da tefekkür hayatı yaşamıştır. Onun tefekkürünün odağında Allah celle celaluh vardı. Yani, …

Devamı