İstanbul’da edebiyatçılarla, yazarlarla ve münevverlerle görüşmenin en güzel yolu bir konferans, söyleşi ya da edebi bir sohbete katılmaktır. Bir de ediplerin, âlimlerin ve hocaların cenazesinde onlarla görüşmek mümkün olabilmektedir. Birçok meşhur münevverimizi katıldığım cenazelerde görmüşümdür. Osmanlı edebinin son temsilcilerinden ve son İstanbul Beyefendilerinden merhum Üstad Mehmed Şevket Eygi Bey’i de …
DevamıMüslümanların ticaretle imtihanı…
Kur’an-ı Kerim, hayatlarına ticaretin egemen olduğu bir toplumda nazil olmaya başlamıştır. Kur’an onların ilahî mesajı daha iyi anlamaları için ahirete ait kavramlarda bile ticaretle ilgili kelimeleri kullanmıştır. Ziraata elverişli olmayan bir coğrafyada ticaret, hayatı yönlendiren temel öğelerden biriydi. Böyle bir toplumda yaşayan Hazreti Muhammed sallellahu aleyhi ve sellem de ticaret …
DevamıHattat Fevzi Günüç iz bıraktı…
Hattat Fevzi Günüç Hocamı, oğlu Fatih’in Meram Ortaokulu’nda öğrencim olması hasebiyle öğretmenliğim dönemimde tanıdım. İlk görüşmemizde beyefendiliği, kibarlığı, nezaketi hemen dikkatimi çekmişti. O dönemde sadece birkaç kez görüşme imkânımız oldu. İl Kültür Müdürlüğüne atandığım zaman kendisi ilk ziyaretime gelenler içinde idi. Daha sonra çeşitli vesilelerle zaman zaman bir araya geldik. …
DevamıVakfıkebir’deki Kur’an kursuna başladım…
Köyümüzde ortaokul yoktu. 5 km uzaktaki annemin köyünde vardı. Ben oraya gidip gelmeyi göze alamadım. Bir ara köyümüzde yol yapılırken bir arkadaşla beraber çalışıyorduk. O Vakfıkebir’de Hacı Ziya Efendi diye birinin nezaretinde Kur’an Kursu’nda okuyordu. Yanlış bilmiyorsam köyümüzden o şekilde beş altı kişi orada okuyordu. Vakfıkebir ismi Arapçadan gelen bir …
DevamıVaiz Ahmet Efendi beni sandalyede görünce
Tuğut Kardeşler Camimiz vardır Sivas’ta. İmam Hatipte okurken o caminin büyüklüğü ve büyüleyici atmosferi sık sık o camiye misafir olmama vesile olurdu. Bir Cuma günü, herkesten önce başımı döndüren bu muhteşem camiye Cuma namazı kılmak üzere gitmiştim. Köşede bir sandalye vardı. Üzerine oturup camiyi hayran gözlerle süzüyordum. Erzurumlu Vaiz Ahmet …
DevamıÖğrencisi için ayağa kalkan müdür Kadir Kuş
Yıl 1975. Aylardan Kasım ayı. Konya Yüksek İslam Enstitüsü eğitime başlayalı iki ay olmuş. O yıl, Enstitü tarihinde bir ilk oldu ve 250 öğrenci kaydedildi. Daha önceki yıllarda elliyi hiç geçmemiş. Kasım ayında öğrencileri birbiriyle tanıştırma merasimi tertip edildi. Öğrenci derneği başkanı olarak kısa bir hoş geldiniz konuşmasının ardından bir …
DevamıGönüllerdesin Efendi hazretleri
Cenab-ı Allah'ın huzurunda kulluğumuzun dışında herhangi bir rütbemiz bulunmamaktadır. Hiç kimsenin son nefese kadar, imanlı gidip gitmeme konusunda bir garantisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla acziyetten başka sermayesi olmayan insanların, kendilerini büyük görmeleri, kibir ve enaniyet ile hareket etmeleri yakışık almaz. İnsan acziyetinin farkına vardıkça değer kazanır, tevazudan uzaklaştıkça da değer kaybeder. İnsanın kendini yüksekte görmesi, diğer insanları alçakta görmesi, onun insan olmanın erdemlerine kavuşamadığını gösterir. Çünkü tevazu kulluğun gereği, kibir ise şeytanın vasfıdır. Bütün alim, arif ve faziletli kişilere, Allah dostlarına, velilere baktığımızda her birisinin büyük bir tevazu ile hareket ettiklerini görüyoruz. Nitekim bu hatırada da ifade edildiği gibi Mahmud Efendi Hazretleri de acziyetinin bilincinde hareket ederek talebelerine güzel bir tevazu dersi vermiştir.
DevamıAlmanya’dan güzel haberlerim var
10 günlük program için 2022 Haziranında Almanya’nın Braunschweig şehrine gittim. Bu şehre takriben 20 yıl önce ilk gittiğimde tanıdığım hiç kimse yoktu. Bu sefer gittiğimde kendi köyüme gitmiş gibi oldum. Üç günlük İslam kültür haftası diye bir program yaptılar görülmeye değerdi. Özellikle gençlerin ve hanım kardeşlerimizin gayreti takdire şayandı. Braunschweig …
DevamıÖğrencisinin dilinden İhsan Süreyya Sırma hoca
Bu yazı, Muhterem Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma için Siirt Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nin yaptığı veda gecesine gönderilen konuşmanın metnidir. Çok Aziz ve Muhterem Hocam Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma Bey; sizi ilk defa Düşünce Yayınları’ndan çıkan “Yemen İsyanları” isimli kitabınızla tanıdım. Daha sonra “dergi gibi günlük gazete” olarak bilinen Yeni Devir Gazetesi’nin yazarlarından İsmet …
DevamıKonya’nın Hacıabisi İbrahim Büyükkapancı
Konya’nın manevi mimarlarından olan merhum İbrahim Büyükkapancı 10 Ağustos 1926 yılında Konya Mevlana türbesi civarında Civar Mahallesi’nde dünyaya geldi. O dönemki tabirle mektepli bir ince marangoz olan babasını, 6 yaşındayken ayağına batan bir çivinin neden olduğu tetanoz hastalığından kaybetmiştir. Artık hayata annesi ve kardeşleriyle yetim olarak devam edecektir. Zamanın şartları …
Devamı