İrfan Mektebi

Bu bölümde sevdirici, mjdeleyici üslupla yazılan tatlı İslami içerikli yazılara yer verilmektedir.

Aksaraylı Hazım amcadan hayat dersi

Tecrübe sahibi kişilerin sözleri o kadar değerlidir ki bir ömür boyu bir el feneri gibi yolunuza ışık tutar. İşte bendenizin anlatacağı bu hikâye Aksaray’da 1975 yılında yaşanmıştır. Aksaray’ın o yıllardaki önde gelen kişilerinden olan Merhum Hazım Kulak Amca, babamın iyi dostu ve arkadaşıydı. Hazım Amca, aslında oldukça meşgul ve çarşıda …

Devamı

Sevgili gençler…

Sevgili gençler! Yerküreyi önünüze alın şöyle bir çevirin. Dünya ülkelerine bakın, bir de Türkiye’ye bakın. Bizim ülkemiz sanki dünyanın yüzük taşı kadar kıymetli bir coğrafyada bulunmaktadır. Bu ülkeyi elde tutmak, ona sahip çıkmak hatta kıyamete kadar bizim olması için çok gayret etmek gerekir. Ülkemizden dört saatlik uçuş mesafesi ile neredeyse …

Devamı

70’li yıllarda İmam Hatipli olmak

İmam Hatibe gittiğim yıllarda, öğrenciler okulda parasız yatılı okuduğu yıl kadar devlete borçlanmış oluyordu ve okul bittikten sonra on yıl kadar devlete hizmet etme mecburiyeti oluyordu. Tabi yurtta bana yerimi gösterdiler. Ben artık yurtta yatmaya başladım. Babamı da helalleşip geri köye gönderdim. O şekilde okula kayıt yaptırınca okul hayatım başlamış …

Devamı

Genç kardeşim meğer beni tanıyormuş

Bir zaman önce ismini yazmak istemediğim bir şehirde program sonrası arkadaşlar bizi çay bahçesine götürdüler. Bizim masadan biraz ötede tek başına kahve içen bir beyefendi vardı. Arkadaşlar o şahsın bir fabrikatör olduğunu, bir yıl önce içkiyi terk edip namaza başladığını söylediler. Duyduğum cümleler hoşuma gitmişti, masamıza davet etmelerini istedim. Sağ olsun …

Devamı

Veysel Karanî bize ne söyler?

Yıllar önce İstanbul’da bir ortaokulda müdür yardımcılığı yaparken, idare odasına, on iki- on üç yaşlarında iki çocuk, onların annesi ve bir de dedeleri geldi. Sade kıyafetlerinden ve çekingen tavırlarından, köyden yeni geldiklerini tahmin etmiştim. Ancak Anadolu’nun küçük yerlerinde rastlayabileceğimiz mahcup simalardı. Halim selim görünüşlü dedeleri daha selam verir vermez, elindeki …

Devamı

Bir hayalim vardı…

Vakfıkebir Cami Kur’an Kursu’ndan tası tarağı toplayıp köyüme döndüğümde, büyük bir sevinçle bu kadar sıkıntılı bir dönemi atlattığıma şükür ederek yeni bir hayata başladım. İlk işim anneme aldığım belgeyi göstermek oldu. Babam zannediyorum o gün evde yoktu. Köye varıp biraz dinlendikten sonra yaylaya gittim, gezdim, dolaştım, stresimi attım. Annem dedi …

Devamı

Sokakların haline isyan ediyorum

Dünyanın her yerinde, İslam’ın düşmanları iki şeyi hedeflediler. Bir, tesettürü bitirmek, iki, camileri boşaltmak. Kızlarımızın açılacak başka yerleri kalmadı. Allah aşkına biri bana söylesin, sıkılmadan, utanmadan her yerde vücudunu teşhir eden bu insanlara tesettürü kim anlatacak? Sokaklardaki teşhirciliğe kim dur diyecek? Şu bizim dediklerimizin; anneleri kapalı, kızlarının göbeklerine varana kadar …

Devamı

Genç kardeşim bakın neler anlattı…

Bir cuma günü yatsı namazından çıktıktan sonra, senelerce mahallemizde esnaflık yapan ve camimizde de zaman zaman imamlık ve müezzinlik yapan bir abimiz Konya’dan ziyarete gelmişti. Namaz sonrası caminin önünde epey bir hal hatır konuşması yaptık. Biz Konuşurken genç bir kardeşimiz uzaktan bizi izliyordu. Halinden bir derdi olduğunu anlamıştım fakat konuşmamız …

Devamı

Bir kamyon macerası…

Vakfıkebir’deki Kur’an kursunda okurken bir gün kursun kapısına yukarı köyden bir adam geldi. “Ben su arkı kazdırmak istiyorum, kazabilecek birisi var mı içinizde?” diye sorunca ben hemen atladım; “Bu işi ben yaparım amca” dedim. “Tamam, sen gel “ dedi, beni aldı yürüyerek beraberce köyüne gittik. Aldım elime kazmayı, kazmaya başladım… …

Devamı