Etiket Arşivi: Mesnevi hikayeleri

Mevlana’dan fare ve deve kıssası

Mevlana Hazretleri Mesnevi adlı şaheserinde insanın önce haddini bilmesi gerektiği konusunu birçok kıssada işlemiştir. İnsan edebini takınmalı, alimlerle, ediplerle, evliyalarla, faziletli kimselerle kendini denk görmemelidir. "O da insan ben de insanım" diyerek yola çıkan kişi, büyüklere göstermesi gereken edepten haberi olmayan kişidir.

Devamı

Mesnevi’den Üç Seyyah Hikayesi

"Öğüt dinlemek" insanların çoğu zaman hoşuna gitmeyen bir durumdur. Çoğu insan öğüt dinlerken sıkılır. Fakat bilge kişilerin yaptıkları öğütler, dinlenildiğinde insanı bir çok hayat meşakkatinden kurtardığı gibi, insanı kolay elde edilen bir tecrübeyle de buluşturmuş olur. Öğüt ve nasihat dinleyenler her zaman kazanırlar. Öğüt ve nasihat dinlemeyenlerin ibretlik sonu ise ortadadır. Bilhassa hayat tecrübesi bizden çok olan, görgülü ve bilgili kimselerin öğüdüne kulak vermek her zaman yararımıza olacaktır. Öğüt dinleme hususunda inatçı olan kimselerin, başlarına ne tür belaların geleceği ise bilinmez. Anlayanlar için öğütler, elmas kıymetindedir. Yüce kitabımız Kur'an-ı Kerim'de insanlara öğüt vermek tavsiye edilmektedir. Zariyat Suresi 55. ayetinde şöyle buyurulmaktadır: "Sen öğüt ver. Gerçekten de öğüt müminlere fayda verir." Ne yazıktır ki bu ayetten habersiz nice gafil kimseler, öğüt verenleri, "Bu çağda öğüt veriyor" gibi cümlelerle küçümserler. Modern rehberlik ve psikolojik danışmanlık biliminde de "öğüt"e yer yoktur. Oysa "öğüt" çocuk terbiyesi ilminde olmazsa olmazlardandır. Mümkün olduğunca tatlı dille çocuğa öğüt vermek her zaman faydalıdır .

Devamı