1985 yılı okulda artık son yılımızdı. Arkadaşlar arasında öğrenci olarak sömestr tatilinde umreye gitmek fikri doğdu. Ben de oraları çok merak ettiğim için, biraz da harçlığım vardı, dedim; “Ben de gidebilirim.” Umreye gitmek için karar veren arkadaşlar talep edilen ücreti yatırıp kayıtlarını yaptırdılar. Tabi sömestr tatili kısaydı, 15 gün süremiz …
DevamıWhatsapptan insanları tanımak mümkün mü?
Günümüzde Whatsapp yazışmaları hayatımızda önemli bir yer kaplıyor. Çoğumuz bu iletişim aracını kullanmayı tercih ediyoruz. Telefon modelinin yetersizliğinden ya da grupların ve mesajların vakit aldığı gerekçesiyle az da olsa kullanmayanlar da var. Zamanla whatsapp yazışmalarının adab-ı muaşereti yani görgü kuralları ortaya çıkmaya başladı. Mesela büyük harfle yazmak, bağırmak anlamına geliyormuş. …
DevamıAlmanya’da imam olmak
2003 yılında ilk Almanya görevime resmen başladım. Allah utandırmasın, Rabbim yâr ve yardımcımız olsun diyerek vira bismillah deyip DİTİB’e bağlı camimizde cübbemizi giydim. İlk işim cemaatle tanışıp kaynaşmak oldu. Dernek başkanı genç ve gayretli bir kardeşimizdi. Bir şeyler yapalım diye çaba içerisinde olan bu kardeşimizle yönetimi toplayıp ne yapabiliriz, nasıl …
DevamıHuzura kavuşmuş nefis
Kur’ân-ı Kerim’de “Ey huzura eren nefs!”[1] şeklinde hitap edilen ve Peygamber Efendimiz sallellahu aleyhi ve sellem’in ; “Ya rabbi senden itminana ermiş bir nefs istiyorum”[2] duasıyla ideal bir hedef olarak müminin ulaşması istenen nefs mertebesine nefs-i mutmainne denir.[3] Nefs-i mutmainne derecesine ulaşan bir sâlikin kalbi nurlanmasını tamamlamış bir kalptir. Bu …
DevamıBizi Kur’an öksüzü, Sünnet yetimi yapma!
Rahman ve Rahim olan Allah’ım, Ruhlarımıza; Libas-ı insanı giydiren, Kadir-i Kayyum, Rabbimizsin. İçimizi, dışımızı insan kıl, ver bize her zaman işe yarar akıl, Nefislerimize; Terbiye imtihanını sevdiren, Sultan-ı Sermedi, Rahimimizsin, Gönlümüzden dünya sevgisini, sevmediğin, hoşlanmadığın sıfatları, İsm-i Celilinle, teb’id eyle, tathir kıl Ya Rabbi! Rahman ve Rahim olan Allah’ım, Zahirimizi; …
DevamıBize bir haller olmuş!
Hacısı, hocası, genci, ihtiyarı lokantaya gidiyor; “Bana bir kadınbudu köfte ver” diyor. Ne çirkin kelime bu Allah aşkına! Bu bizim ağzımıza bile yakışmıyor. Allah’ın nimetine yıllarca bunu nasıl söylemişiz? Güzelim böreğe sigara böreği diyeceğimize kalem böreği desek olmaz mıymış? Başka kelime mi kalmamış da bu zararlı maddenin ismini nimete vermişiz? …
Devamıİnşâallah demekle ilgili çocuk hikayesi
Ömer o sabah neşe ile uyandı. Elini yüzünü yıkadı ve kahvaltıya oturdu. Kahvaltıda annesine; “Yarın pikniğe gidelim mi?” dedi. Annesi gülümsedi ve “olabilir” dedi. Ömer; “Hayır gideceğiz işte” dedi ve inşâallah demedi. Yarın oldu. Ömer kalktı elini yüzünü yıkadı. Ve ailecek pikniğe gitmek için hazırlanmaya başladılar. Bütün hazırlıkları yaptılar. Yiyeceklerini, …
DevamıBuram buram gönül medeniyeti
İnsanoğlu, var olduğu günden beri sayısız medeniyet kuran ve medeniyet kurma yeteneğine sahip olan tek canlıdır. Yaratıcı’nın kendisine bahşettiği bu özel yeteneğini günden güne geliştiren insanoğlu, her defasında daha ileri bir noktada medeniyetler temin etme imkânı bulmuştur. Medeniyet anlayışlarını vahiy temeline oturtan inançlı insanlar ise ulaşılması herkesi hayran bırakan bir …
DevamıMesnevi’den borçlu Şeyh hikayesi
Samimi mü'minler rakik bir kalbe sahip oldukları için manevi frekanslara açık olduklarından duygulu ve gözü yaşlı kimselerdir. Eshab-ı Kiram içerisinde Kur'an-ı Kerim okurken ya da dinlerken gözleri dolan, ağlayan sahabilerin olduğu rivayet edilir. Hazreti Ebubekir'in yüzünde göz yaşı izleri olduğu söylenir. Allah dostlarının yani Allah'ın veli kullarının da gözleri hep yaşlı olur. Allah için akıtılan göz yaşları dinimizce makbul karşılanmış ve teşvik edilmiştir. Bir hadis-i şerifte Efendimiz aleyhis selatü ve selam Kur'an okurken ağlayamıyorsak bile ağlarmış gibi yapmamızı tavsiye etmiştir. (İbn Mâce, İkametüssalah, 176) Ola ki kalplerimiz ağlamaya meyleder de taşlaşmaktan kurtulur.
DevamıŞeyh Müşerref paraya pula değer vermezdi
Seyda Şeyh Müşerref Özcan rahmetullahi aleyh’i anlatmak ne benim haddim ne de bu konuda yeterli bilgiye sahibim. Ama karınca kararınca, okyanusta su damlası kadar, dilimiz döndüğünce anlatmaya çalışacağım. Şeyh Müşerref 1926 yılında Siirt‘in Pervari ilçesine bağlı Güleçler Köyü‘nde (Hunuk) köyünde doğar. Babası Şeyh Esad annesi ise Fatma hanımdır. 13 yaşlarındayken …
Devamı