11.06.2021 tarihinde vefat eden, Peygamber Efendimizin sallellâhu aleyhi ve sellem’in 35. kuşaktan torunu Medineli Hadis âlimi merhum Seyyid İbrahim El-Ahsai’nin 2012 yılında Rıhle Dergisi’nin “Tasavvuf” konulu soruşturmasına verdiği cevabı İrfandunyamiz olarak internet ortamına aktardık ve istifadelerinize arz ediyoruz. Bismillahirrahmânirrâhîm Hamd Allah’a mahsustur. Salât u selâm Efendimiz Hazreti Muhammed’e ve O’nun âl u …
DevamıDua adabı…
Dua müminin yaşam tarzıdır. Yüce Allah ile irtibatımızı namaz, dua ve diğer ibadetlerimizle sağlarız. Resulullah sallellahu aleyhi ve sellem Efendimiz; “Dua ibadetin özüdür.” (Tirmizi, Daavat, 1) buyurmuştur. Dua Allah’ın hoşnutluğunu kazandırır. Dua etmemek ise Allah’ın gazabını celbeder. Duadan ancak gaflet ve kibir sahipleri yüz çevirir. İmanın tadına ermiş mü’minler, ellerini …
DevamıÇin Müslümanları neden takkeli?
Merhum Üstad Mehmed Şevket Eygi Bey ile bir yatsı vakti beraber bir kaç saat geçirme imkanı bulmuştum. Kendisi ile rahat görüşebilen birisi değildim… Ancak bu görüşmeyi Yüce Allah’ın fakire bir ikramı olarak değerlendirebilirsiniz. Sultan Ahmed’te yatsı ezanı okunuyordu. Beraber tarihî bir camiye doğru yürüdük. Yolda birdenbire durdu ve – Senin takken var …
DevamıAllah’ın dilediğini saptırması ne demek?
Bazen şöyle bir soruyla muhatap oluyorum: Allah Teala, Kur’an-ı Kerim’in değişik ayetlerinde, mealen “Allah dilediğini hidayete erdirir, dilediğini saptırır” buyuruyor. (Bkz: İbrahim, 4; Müddessir, 31) Bu durumda saptırdığı kişileri sorumlu tutmasını nasıl izah ediyorsunuz? Öncelikle şunu söyleyelim ki insanlar mimar ya da doktor olmak için ömrünün büyük bir kısmını okullarda ve ilgili …
DevamıEmin Saraç hocanın anlattığı ilginç olay!
Mısır’da dokuz sene eğitim gören Mehmet Emin Saraç Hocamız Osmanlı’nın son şeyhülislâmı Mustafa Sabri Efendi’nin defninde bir Mısırlının kabre inerek kefeninin ayakucunu açıp ayağının altını öptüğünü ve “Elhamdülillah bir Osmanlı ulemasının ayağının altını öpme şerefine erdim” dediğini anlatmıştı. Bir Osmanlı ulemasının ne kadar kıymetli olduğunu bize bu hatırayı anlatarak yürekten hissettirmişti.
DevamıKomşusunun dilinden Esad Coşan hocamız
Es’ad Efendi Hocamız’ı 1965-66 öğretim yıllarından itibaren, Anakara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’nden tanıyordum. Hem fakülte hayatımız boyunca hocamız oldu, hem ömrümüz boyunca mürebbîmiz oldu. Kendilerine olan şükran borcumuzu nasıl öderiz bilmiyorum. Aslında üzerinde akademik çalışmalar yapılacak olan Hocamız’ın hayatı, ender hayat hikâyelerinden biridir. Bendeniz hem talebeleri, hem komşuları olarak rahmetle vesile …
DevamıHayata seferi gözüyle bakmak…
Dünya ve içindeki her şey kendisi için yaratılan insana Yüce Allah, dünyayı olması gereken şekilde tanıtmıştır. Dünyayı tanıma noktasında, Kur’an’ın iniş sürecindeki insanların dünyaya bakışları iyi kavranmazsa; dünyayı ret, onu imar etmeme, içinde hâkimiyet mücadelesi vermeme, onun güzelliklerinden istifade etmeme ve ona sahip olmama dediğimiz ruhbanî anlayış insanın hayatına egemen …
DevamıKerime Yenge cömertliğe doymazdı
Annemin babası Hacı Mustafa dedem ile Babamın babası Hacı Ali dedemlere akraba olan Hüseyin Dayı (Ürün) ve eşi Kerime Yenge’yi anlatmadan önce, bu akrabalığın öncelikle dostluk ve arkadaşlıkla başladığını söylemek gerekir. Zira Hüseyin Dayının ailesi Yunak’tan çıkıp Tuz Gölü‘ne giderken, yol üzerinde köyümüz Hacıfakılı ve Çetinkaya yaylasına uğrarlar, dinlenirler, kalırlar, …
DevamıAlvarlı Efe/ Mevla’dan al, Mevla’ya ver
Mevlâ ile eyle bâzârMevlâ’dan al Mevlâ’ya verTevekkülün eyle hezârMevlâ’dan al Mevlâ’ya ver Veren alan O’dur hemânNe halk ederse her zemânRezzâk-ı merzûk bî-gümânMevlâ’dan al Mevlâ’ya ver Dalma derin deryâlaraDahî tehî sevdâlaraDüşme ulu gavgâlaraMevlâ’dan al Mevlâ’ya ver İnsâf ile merhametiMahlûka eyle hürmetiHarâm helâle dikkatiMevlâ’dan al Mevlâ’ya ver Tesbîh ile bâzâra varTevhîd ile …
DevamıMesnevi’den dört Hintli hikayesi
İnsanların birçoğu kendi kusur ve kabahatlerine odaklanmak yerine, başkalarının hatalarına dikkat kesilirler. Kendi yaptıkları büyük hataları görmez, başkalarının yaptıkları küçük hatları hemen fark ederler. Bu tür insanlar namaza dursa bile tadil-i erkan ve huşu ile namaz kılacaklarına, başkalarının hareketlerine gözlerini iliştirir, başkalarının namazdaki hatalarına dikkat kesilirler. Gözlerini kendi dışındaki kimselerin kusurlarına diktikleri için kendi kusurlarını görecek bir basirete sahip olamazlar. Etrafa bu derece ilgi göstermeyi bırakıp, biraz da kendimize bakmalıyız.
Devamı