Genel

Bir icazet merasimi…

Amcaoğlu Mustafa Kılıç’ın köyümüzün çarşısında babası rahmetliden kalma bir fırını vardı. Vakfıkebir Kur’an Kursu’na giderken yaz tatillerinde köye geldiğimde fırında ona yardımcı olurdum. Yani hamur nasıl yoğurulur, ekmek nasıl mayalanır, nasıl bekletilir, dinlendirirler, nasıl fırına atılır, kaç dakikada pişer bunların hepsini bilirim. Tabi o zaman hamurda ekşili maya kullanılırdı, çok …

Devamı

Bir kamyon macerası…

Vakfıkebir’deki Kur’an kursunda okurken bir gün kursun kapısına yukarı köyden bir adam geldi. “Ben su arkı kazdırmak istiyorum, kazabilecek birisi var mı içinizde?” diye sorunca ben hemen atladım; “Bu işi ben yaparım amca” dedim. “Tamam, sen gel “ dedi, beni aldı yürüyerek beraberce köyüne gittik. Aldım elime kazmayı, kazmaya başladım… …

Devamı

Kutuz hocadan bir hatıra…

Öğretmenler günü ya bugün, hatırıma merhum Kutuz Hocamız geldi. Kutuz Hocamız, Mustafa Kara hocamızın muhterem babaları. Hoca, babasıyla alakalı güzel bir kitap da telif etti. Neden Kutuz Hoca aklıma geldi? Şu sebeple: Kutuz Hocamıza göre, okuyan insan mutlaka öğretmen olmalıdır. Hangi ilmi tahsil ediyor ise, onun öğretmeni olmalı insan. Merhum …

Devamı

Üniversite tercih sürecindekilere bir hatırlatma

Üniversite sınav sonuçları belli olmuş. Gençlerin hepsine hayırlı olsun. Bir abileri olarak tercihleri için bazı önerilerim olsun. Özellikle çok yüksek puanlar aldıysanız, modaya kapılıp moda bölümler seçeceksinizdir yüksek ihtimal ama yapmayın! İlginiz olan, sevebileceğiniz alanlarda okuyun. Çok “yüksek” bölümlerde “sıradan” olmaktansa, “sıradan” bölümlerde “sivrilmeniz” gelecek için çoğu zaman daha iyi …

Devamı

Cihad emrini rafa kaldırmak istiyorlar

Hazreti Muhammed aleyhis salâtü ves selâm cihadı “Yüce İslâm’ın zirvesi” olarak tarif etmiştir. Ve kendisine “Allah yolunda cihad”a eşit bir şey varsa bunun ne olduğu sorulduğunda, şu cevabı vermiştir: “Ona eşit olarak] yapabileceğiniz hiçbir şey yoktur.” Bir de onun geniş anlamı vardır. Zaman zaman onu tarif için kullanılan “kâfire karşı kutsal …

Devamı

Üstad Mehmed Şevket Eygi Bey ile tanışmam

İstanbul’da edebiyatçılarla, yazarlarla ve münevverlerle görüşmenin en güzel yolu bir konferans, söyleşi ya da edebi bir sohbete katılmaktır. Bir de ediplerin, âlimlerin ve hocaların cenazesinde onlarla görüşmek mümkün olabilmektedir. Birçok meşhur münevverimizi katıldığım cenazelerde görmüşümdür. Osmanlı edebinin son temsilcilerinden ve son İstanbul Beyefendilerinden merhum Üstad Mehmed Şevket Eygi Bey’i de …

Devamı

Müslümanların ticaretle imtihanı…

Kur’an-ı Kerim, hayatlarına ticaretin egemen olduğu bir toplumda nazil olmaya başlamıştır. Kur’an onların ilahî mesajı daha iyi anlamaları için ahirete ait kavramlarda bile ticaretle ilgili kelimeleri kullanmıştır. Ziraata elverişli olmayan bir coğrafyada ticaret, hayatı yönlendiren temel öğelerden biriydi. Böyle bir toplumda yaşayan Hazreti Muhammed sallellahu aleyhi ve sellem de ticaret …

Devamı

Hattat Fevzi Günüç iz bıraktı…

Hattat Fevzi Günüç Hocamı, oğlu Fatih’in Meram Ortaokulu’nda öğrencim olması hasebiyle öğretmenliğim dönemimde tanıdım. İlk görüşmemizde beyefendiliği, kibarlığı, nezaketi hemen dikkatimi çekmişti. O dönemde sadece birkaç kez görüşme imkânımız oldu. İl Kültür Müdürlüğüne atandığım zaman kendisi ilk ziyaretime gelenler içinde idi. Daha sonra çeşitli vesilelerle zaman zaman bir araya geldik. …

Devamı

Vakfıkebir’deki Kur’an kursuna başladım…

Köyümüzde ortaokul yoktu. 5 km uzaktaki annemin köyünde vardı. Ben oraya gidip gelmeyi göze alamadım. Bir ara köyümüzde yol yapılırken bir arkadaşla beraber çalışıyorduk. O Vakfıkebir’de Hacı Ziya Efendi diye birinin nezaretinde Kur’an Kursu’nda okuyordu. Yanlış bilmiyorsam köyümüzden o şekilde beş altı kişi orada okuyordu.  Vakfıkebir ismi Arapçadan gelen bir …

Devamı

Vaiz Ahmet Efendi beni sandalyede görünce

Tuğut Kardeşler Camimiz vardır Sivas’ta. İmam Hatipte okurken o caminin büyüklüğü ve büyüleyici atmosferi sık sık o camiye misafir olmama vesile olurdu. Bir Cuma günü, herkesten önce başımı döndüren bu muhteşem camiye Cuma namazı kılmak üzere gitmiştim. Köşede bir sandalye vardı. Üzerine oturup camiyi hayran gözlerle süzüyordum. Erzurumlu Vaiz Ahmet …

Devamı