Etiket Arşivi: ibretli hikayeler

Bisikletli çocuk hikayesi

Ali o sabah kalktı ve hemen üstünü başını değiştirdi. Aşağı indi ve kahvaltıya oturdu. Bugün babasıyla bisiklet sürmeye gideceklerdi. Hemen yemeklerini yediler ve hazırlanıp dışarı çıktılar. Arabalarına bindiler. babası besmele çekerek arabalarını çalıştırdı ve yola çıktılar. Ali yolda giderken çok sıkıldı ama sabretmesi gerekiyordu. Yolları uzun sürdü ama sonunda gidecekleri …

Devamı

Telefonla oynayan çocuk hikayesi

Ali bir sabah kahvaltıdan sonra oturma odasına gidip hemen telefonununa bakmaya başladı. Telefonunda oyunlar oynayıp videolar izliyordu. Hiç başından kalkmamış, bütün gün telefona bakmıştı. Annesi bu duruma çok üzülüyordu. O gün dışarıda oynamak için arkadaşları onu çağırdı. Ali; “Siz gidin ben gelmeyeceğim” dedi ve oyununa devam etti. Annesi ona neden …

Devamı

Cuma namazına giden çocuk hikayesi

Ali bir sabah besmelesini çekip yataktan kalktı ve elini yüzünü yıkadı. Hemen üstünü başını değiştirdi. Ve aşağı indi kahvaltıya oturdu. Kahvaltısı bittikten sonra dedesi yanına gelerek; “Hadi hazırlan” dedi. Ali sordu neden diye. Dedesi: “Hazırlan yavrum, bu gün cumadır, cuma namazına gideceğiz” dedi. Ali sordu: “Neden cuma günü camiye gidiyoruz?” …

Devamı

Kabağın sahibi var kıssası

Eskiden bazı dervişler bir tevazu ifadesi olarak saçlarını usturaya vurdururlarmış. Dervişin biri bir gün berbere gider. Berberden saçlarını usturayla kazımasını, sakallarını sünnet üzere uzun bırakıp bıyığını kısaltmasını ister. Berber Dervişin saçlarını kazımaya başlar. Derviş de tefekkür hali içerisinde sessiz sessiz oturmaktadır. Başının yarısı tamamen kazınmıştır. Berber tam diğer tarafa usturayı …

Devamı

Bu da geçer hikayesi…

Derviş’in biri zahmetli bir yolculuktan sonra bir köye varır. Köyde gördüğü herkesten kendisine yiyecek ve kalabilecek bir yer vermelerini ister. Köylüler durumlarının olmadığını söyler ve onu köyün zengini olan Şakir’e yönlendirirler. Derviş yola çıkar ve yolda birkaç köylüye daha rastlar. Onlardan köyün ikinci en zenginin de Haddad isimli birisin olduğunu …

Devamı

Mesnevi’den dört Hintli hikayesi

İnsanların birçoğu kendi kusur ve kabahatlerine odaklanmak yerine, başkalarının hatalarına dikkat kesilirler. Kendi yaptıkları büyük hataları görmez, başkalarının yaptıkları küçük hatları hemen fark ederler. Bu tür insanlar namaza dursa bile tadil-i erkan ve huşu ile namaz kılacaklarına, başkalarının hareketlerine gözlerini iliştirir, başkalarının namazdaki hatalarına dikkat kesilirler. Gözlerini kendi dışındaki kimselerin kusurlarına diktikleri için kendi kusurlarını görecek bir basirete sahip olamazlar. Etrafa bu derece ilgi göstermeyi bırakıp, biraz da kendimize bakmalıyız.

Devamı

Başkasının derdine üzülen adam…

Sadi Şirazi anlatıyor: Bir yıl Şam’da öyle bir kıtlık oldu ki; âşıklar aşkı unuttular. Ekinler, hurma ağaçları dudaklarını ıslatamadılar. Ne kadar eski pınar varsa, kaynamaz oldu. Öksüzün gözyaşından başka su kalmadı. Hâl böyle iken, bir gün yanıma bir dostum geldi. Bir deri bir kemik kalmıştı. Hâlbuki paralı, zengin, şan ve …

Devamı

Üç hikaye üç ders

Her öykü, hayatımızın inşasında önemli bir basamaktır. Tecrübelerimizi ve bilgi birikimimizi paylaşmamız, geleceğimizin imarı, neslimizin ıslahı ve varlık dünyasının ihyası için çok önemli bir adımdır. Fıtrata uygun bir yaşam, hayata farklı bir değer katar. Çünkü, “Fıtrat ilahi bir formattır.” Bu format çerçevesinde, herkes kendi yeteneği, kabiliyeti doğrultusunda hayatını inşa ederse, yaşam bir başka olur. Yoksa; "Hiçbir balık uçmaya ve hiçbir kuş yüzmeye zorlanamaz.” Zorlanırsa, bu fıtrata aykırı olur ki, sonu intihardır.

Devamı

Bir lokma deyip geçme!

Allah adamlarının kalpleri ve dimağları açık olduğu için nerede sorun varsa onu çok güzel tespit ederler. İbadetlerimizden haz alamıyorsak, içimizde sebebi belirsiz bir huzursuzluk varsa, bunların birçok nedeni olabilir. Netice de bir kalp taşıyoruz ve kalbimiz her geçen gün menfi tesirlere maruz kalıyor. Kimimiz internet ve televizyonun nefsani ekranlarından etkileniyoruz, kimimiz yediğimiz lokmalardan, kimimiz de faiz gibi ağır günahların verdiği ağır hasarlardan etkileniyoruz. Bu güzel menkıbe bize "Bir lokmadan ne olur ki" demememiz gerektiğini, her lokmada helal ve haram hassasiyetini gözetmemiz gerektiğini öğretiyor.

Devamı