
Bizler, 1960-70 Lise ve Üniversite yılları arası eğitim gören kuşak, gerçekten donanımlı ve çok saygın hocalardan ders aldık. Sadece kışın değil, yaz günlerinde ve tatillerde de hocalardan özel dersler alırdık. Bu nitelikli hocalarımızdan biri de hukukçu Mehmet Hulusi Bolay‘dı. 1917 doğumlu Hocamızın babası Konya’nın meşhur alimlerinden Müderris Hacı İsa Efendidir.
İlk, orta ve lise tahsilini tamamladıktan sonra, hukuk fakültesinden mezun olan Hocamız, Arapça ve dini ilimleri babasından tahsil etmiş ve 1933 yılında da icazet almıştı. Babasının refakatinde dönemin büyük hocalarının toplantılarında bulunmuş, sohbetlerinden istifade etmiş, sürekli kendini geliştirip dağarcığını doldurmuştu.
Anlatırken ağlardı
Mezuniyetten sonra resmi görev alarak hâkimlik, savcılık ve hazine avukatlığı yaptıktan sonra bir süre serbest avukat olarak çalışan Hocamız, önce İmam Hatip Okulu’nda, daha sonra da Konya İslâm Enstitüsü’nün açılması üzerine burada öğretim üyesi olarak İslâm Tarihi dersleri okuttu.
1970 sonrası bu okulda benim de öğrencisi olduğum Bolay Hocam, Nebiyy-i Muhterem Rasulüllah sallellahu aleyhi ve sellem Efendimizin hayatını, Asr-ı Saadet günlerini ve İslâm Tarihi vak’alarını öyle tesirli, öyle duygulu, öyle coşkulu ve heyecanlı anlatırdı ki, çoğu zaman gözlerimiz dolar, kendisiyle beraber bizler de ağlardık.
Mehmet Hulusi Bolay Hocamızın bir özelliği de, hukukçu olması sebebiyle kuvvetli bir muhakeme ve mukayese yeteneğine sahip olmasıydı. Meselelere vukûfiyeti, tahriç kabiliyeti, İslam hukukuna ve modern hukuka hakimiyeti nedeniyle hüküm vermede zorlanmaz, akli ve nakli delilleri bir arada değerlendirerek mükemmel kıyaslarla meseleleri çözüme kavuştururdu. Bunlardan biri de, kendisinin anlattığı aşağıdaki şu olaydır:

İspirto ocağı
Bir gün evlerinde yapılan büyük hocaların katıldığı bir toplantıda, yeni kullanılmaya başlanılan ispirto ocağında pişen kahve ve çayın içilmesinin caiz olup olmadığı tartışılmaktadır. Hocalardan bir kısmı caizdir, bir kısmı da ispirto necis olduğu için caiz değildir, der.
O esnada misafirlere hizmet etmekte olan genç Mehmet Hulusi söz ister ve “Efendim, asırlardır necis olan tezekte pişirilen çay, kahve içilir de, ispirtoda pişirilen çay, kahve neden içilmesin?” deyince, karşı düşüncede olanlar sus pus olup bu soruya verecek cevap bulamazlar. Onun yaptığı bu makul kıyas, orada bulunan hocalar tarafından tebrik ve takdirle karşılanır.
Çevresinde, bilgili, kibar, nezih ve münevver bir insan olarak tanınan Hocamız bid’at ve hurafelere, katı anlayışlara şiddetle karşı çıkardı. Âkif’in dediği gibi; “Doğrudan doğruya Kur’ân’dan alıp ilhamı, Asrın idrakine söyletmeliyiz İslâmı” anlayışına sahipti.
Çağın insanına en doğru kaynak olan Kur’an üzerinden ve Kur’an’ın temessül ettiği Resûlüllah’ın sahih sünneti örnekliğinde İslam dinini anlatmayı ve bunun için de çağımıza uygun anlaşılır bir dil kullanmayı tercih ederdi. 07.10.1977 tarihinde vefat eden Bolay Hocamız Konya Üçler mezarlığında babasının yanında toprağa verildi.
Bu vesileyle cümle hocalarımıza Allah’tan sonsuz rahmet, yaşayanlara da sağlıklı, huzurlu, hayırlı, uzun ömürler dilerim.
Mehmet Emin Parlaktürk/ İrfanDunyamiz.com
Gönül Dünyamız ↗
Gönül insanlarına dair bam telinize dokunacak yazılar okumak için tıklayın.
İrfan Mektebi ↗
Sevdirici, müjdeleyici üslupla yazılmış hayata dair yazılar okumak için tıklayın.
İrfan Dünyamız Kendi İrfanımızı Keşfet!
