Nimetullah hocayı gördüm rüyamda…

Bazı insanlar vardır… Bu dünyadan geçerler ama arkalarında dünya değil, iz bırakırlar. Ömrünü İslam’a adamış, dünyanın yükünü omuzlarından indirip sadece hizmeti kuşanmış bir alim… Mal, mülk, makam onun yolunu hiç değiştirmemiş; o, yönünü sadece hakikate çevirmişti.

Sanki daha hayattayken dünyayı kalbinden silmiş, yerine sadece iman, ihlas ve hizmeti koymuştu. Uzak diyarlara gitmiş, özellikle Japonya’da nice gönüllere dokunmuş; bir ömrü anlatmaya, yaşamaya ve yaşatmaya adamıştı.

Bir vakitlik hatıra

İstanbul Fatih Mimar Mehmet Ağa camisinde görev yaptığım dönemlerde; takriben 2014 yılıydı, bir gün bizim camimize gelmişti Nimetullah Hocaefendi… Bembeyaz sakalı bembeyaz elbisesi ile… İleri yaşına rağmen mihraba geçmişti. Mihraba geçtiğinde, bedeninin değil ruhunun konuştuğunu hissettik.

Namazı kıldırdı… Her rükû, her secde sanki uzun bir ömrün özeti gibiydi. Ardından yaptığı sohbet, kitaplardan öğrenilen değil; yaşanarak yoğrulmuş bir hakikatin yansımasıydı. Kelimeleri azdı ama her biri kalpte derin bir iz bırakıyordu. Bu camiyi bu insanları tanıyordu, ta kalplere hitap ediyordu, kalplere…

Cemaatin çoğu onu tanıyordu. Ben ise o gün, böylesine büyük bir dava insanının arkasında saf tutmanın ne demek olduğunu ilk defa bu kadar derinden hissettim. Bir vakitlik namaz… Ama ömre bedel bir hatıra.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı manzara-hatiralarin-izinde-hatira-arsivi-anilar-gecidi-irfandunyamizali.jpg

Asrı saadeti yaşadık

Namaz sonrası elini öpmek istedik ya nerde o nasib. Gözümün içine baka baka dua etti, içten samimi. Bittiğini anlamadım bile. Ne güzeldi Ya Rabbi Senin mü’min kulların demeden edemedim. Camiden çıkarken de öğütler verdi, sanki dünya yok da ahiret hayatı var gibi. Ne de güzel konuşuyor.

Bembeyaz fistansı elbisesi, başında yazmadan bir sarık mı desem bir örtü mü desem, asrı saadeti yaşadık kısa anlığına da olsa hayatımızda.

Nimetullah Hocaefendi’yi tanıdıktan sonra çok dinledim. Dinledikçe bir dakika daha fazla konuşabilseydim dedim hep. Elhamdulillah bir vakit namazda da olsa ardında namaz kılmak ve duasına amin demek nasip oldu ya…

Rüyamda gördüm

Ve bu gece… Rüyama girdi Nimetullah Hocaefendi…

Sanki yine aynı camideydik. Yine o sükûnet, yine o derin bakışlar… Ama bu defa daha farklıydı; dünyadan tamamen sıyrılmış, yüklerini bırakmış bir hal vardı üzerinde. Sanki susarak bile bir şey anlatıyordun: “Dünya geçer, hizmet kalır… Mal gider, amel kalır…”

O an anladım ki bazı insanlar sadece yaşarken değil, gittikten sonra da yol gösterir. Onların hayatı bir ders, susuşları bile bir nasihattir.

Şimdi dönüp bakınca, hayatımdan senin gibi bir hocaefendinin geçmiş olması; bir vakit de olsa seninle aynı safta durmak, duana “âmin” diyebilmek ne büyük bir nasipmiş. Belki farkında olmadan alınan o feyiz, yıllar sonra bile kalbimde yankılanıyor, rüyalarımı süslüyor.

Ey Nimetullah Hocaefendi’m… Bu dünyadan sessizce geçtin belki ama gönüllerde derin izler bıraktın. Biz seni bir vakit gördük, bir vakit dinledik… Ama bir ömür unutmayacağız. Hakkını helal et.

Rabbim seni rahmetiyle kuşatsın, mekânını cennet, makamını âli eylesin. Bizlere de senin gibi dünyayı kalbine almadan yaşamayı, mal ile değil hizmet ile zengin olmayı ve iz bırakanlardan olabilmeyi nasip etsin.

İbrahim Abdulhalık Canbaz/ İrfanDunyamiz.com

Gönül Dünyamız ↗

Gönül insanlarına dair bam telinize dokunacak yazılar okumak için tıklayın.

İrfan Mektebi ↗

Sevdirici, müjdeleyici üslupla yazılmış hayata dair yazılar okumak için tıklayın.

Şunlara Gözat

Japonya Fatih’i Nimetullah Yurt Hoca…

Onu tanıdığımda doksan yaşındaydı. Allah’ın garip bir kuluydu ama naz yapmıyor, vazifelerini büyük bir dikkatle …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.