Mahalle camisinin şadırvanında abdest alırken bir grup gencin konuşmalarına şahit oldum. Konuştukları şeyler çok tuhafıma gitmişti. Af edersiniz yaptıkları sohbet, köpek sohbeti idi. Köpek çeşitlerini sayıyorlar, bu çeşitlerin meziyetlerini birbirlerine anlatıyorlardı. Abdest aldıktan sonra yanlarına giderek onlarla tanışmak istediğimi söyledim. Memnun oldular. Kimisi üniversite öğrencisiymiş, kimisi de fabrikada işçi olarak …
Devamıİmamların başına gelen bazı ilginç olaylar
İmamlık çok ulvi bir meslek ve çok güzel bir görev… Bir o kadar da özveri isteyen, dikkat isteyen bir hizmet… Kırk senelik görev hayatımda çok badirelerden geçtim, çok sıkıntılar yaşadım, çok da güzellikler gördüm elhamdülillah… “Dişe dokunan birkaç örnek verelim” diyeceğim ama bazı okuyan hocalarımızın; “Seninki de iş mi, bir …
DevamıYaratandan ücret alanların sohbeti…
İnsanı tanı kıymetini bil… İnsanı oku, kâinatı anla… İnsana hizmet et, değerin artsın. İnsan ne harika bir varlık ki, bütün kâinat insan için yaratılmış, tabi insan da Rabbi için… Yaratan, her insanın içine vicdan diye bir ayar saati koymuş. Vicdanının sesine kulak vermeyenler, aynen ayarı bozuk araç gibidir. Yaratan, insanı …
Devamıİmamların bazı latifeleri
Günlük hayatta cemaatimle daha yakın ve samimi ilişkiler kurabilmek için zaman zaman ufak latifeler, şakalar yaparım. Bazı vaiz ve imam arkadaşların da böyle benim gibi latifeli olduklarını biliyorum. Merhum Hacı Cemal Öğüt ve Timurtaş Uçar gibi bazı büyük İstanbul hocalarının da latifeleri hala dilden dile anlatılır. Biz tabi bu işin …
DevamıGenç ve dinç kalmanın sırrı
80 yaşındaki delikanlı… Elinde kamerası hoşuna giden manzaraları kayıt yapan, etrafına gülücükler saçan cevval bir insan gördüm. Hareketleri hoşuma gitti tanışmak istedim. İsminin reklam edilmesini istemediği için yazmıyorum. Küçük yaşta babası ile spor yapmaya başlamış. Geylani Akan Hayatı boyunca üç şeye çok dikkat etmiş. 1- Sabah namazından sonra en az …
DevamıTanımakta zorlandığım bir öğrencim
Bir kaç yıl önce bir misafirimle pastaneye gitmiştim. Sipariş almaya gelen, kişisel bakımı son derece iyi, düzgün giyimli, yakışıklı bir genç “hocam hoş geldiniz” diyerek ellerime sarıldı. Hal hatır sordu. Ben de karşılık olarak bir şeyler sordum. Neyse, genç, siparişlerimizi alarak gitti. Zihnim bu gencin kim olduğuyla meşgul. Genelde öğrencilerimi …
DevamıHastalığı bir de böyle düşünün
Hastalık öldürmez eceliniz gelmemişse, eceliniz gelmez, Allah izin vermemişse. Öyleyse hiç telaşa kapılmayın, kendinizi panik havasına sokmayın. Tıbbî açıdan tedbirinizi almakla beraber hep iyileşeceğim ümidiyle dua etmeye, Allah’a yalvarmaya, Peygamberimize salat ve selamlar okumaya, bütün duaları içinde toplayan ve en büyük dua olan beş vakit namazı huşu ile kılmaya, etrafınıza …
DevamıSofralarda misafir, gönüllerde muhabbet…
Nerede o eski güzellikler? Eskiden insanların gönülleri muhabbetle, sofraları misafirle, arzuları hizmetle doluydu. Bizim küçüklüğümüzde evler iki odalı, çok küçük ve geneli de ahşap olurdu. Çatı diye bir şey yoktu, yağmur yağınca genelde evlerin içine sular damlardı. Oturduğumuz evlerde su bulunmazdı; anne-babalar köyün cümle çeşmesinden getirirlerdi. Tenekeye musluk takıp onu …
DevamıGoca sıpam diye sevdiğim bir öğrencim vardı
Yine yine yeniden bir dahi aşk ile… Hem dünyalık maişetini kazanıp hem de hesapsız, riyasız sevebilen çocuklarla uğraşmak işlerin en güzeli olsa gerek. Aklımda kalan bazı güzellikleri yazayım ki meramımı daha iyi anlatmış olayım. Bir öğrencime 100 den “geri geri” say demiştim de yavrucuk sırtını sınıfa dönmüştü… “Sınavda 41. sayfaya …
Devamıİnsanın dünya imtihanı
Mevlana Celaleddin-i Rumî; “Dinle neyden” diye başlar Mesnevi’sine. Bağrı yanık, içi oyuk Ney’in ne söylediğini anlayabilenler “şikâyet” nedir bilmezler. Şikâyet etmek velilerin ahlakı değildir. “Beni bir dağda buldular,/ Kolum kanadım yoldular,/ Dolaba layık gördüler,/ Derdim vardır inlerim” diyen Yunus Emre’yi de yanlış anlamamak gerekir. Burada dolaptan yani değirmenin suyunu döndüren …
Devamı